Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dört Yanımıza Demiryolu Hatay’a “Hava Cıva”

6 Şubat felaketi ile yıkılan Hatay’ın büyük bölümünde yapılar yok oldu, her yer tarla gibi, Geleceğin kentleri oluşturulacak ise toplu taşımacılığın öncüsü Demiryolu yapımı için fırsat değil mi?

6 Şubat felaketi ile

Hatay’ın çevresi ve dört bir yanında, komşu illerin tamamında HIZLI TREN ya da TREN seferleri yapılıyor, yüzbinlerce kişi trenle seyahat edebiliyor. Hatay’da yaşayan 1 milyon 700 bin Hataylı ise demiryolu ile taşımacılık nimetlerinden yoksun kalıyor. Demiryoluna kavuşacağa da benzemiyor..
Sıklıkla gazete, TV haberlerinde okuyor, duyuyoruz
“-Mersin – G. Antep hızlı tren çalışmaları kapsamında Tarsus’ta 4 hatlı tren yolunun yer altına alınma çalışmaları devam ediyor
-1 Mart’ta tren seferleri duracak Tarsus’ta yer üstünden son trenler geçiyor artık
-Mersin – G.Antep hızlı tren çalışmaları kapsamında Tarsus’ta yaklaşık 3km’lik yer altına alınacak hattın çalışmaları. Hat sayısı 4’e çıkarılıp yerin altından gidecek
-Mersin – Gaziantep hızlı tren çalışmaları kapsamında Tarsus’tan geçen hattın yer altına alınma çalışmaları. 2.7Km’lik şehrin içinden geçen hat yerin altına alınacak şehir ikiye bölünmeyecek. Hali hazırda 2 olan hat 2 gidiş 2 geliş 4 hatta çıkacak
-Nizip ile Gaziantep arasında konforlu ve emniyetli ulaşım sağlayan Raybüs, Gaziantep Garı ile Nizip Garı arasında hizmet veriyor.
-RAYBÜS Seferleri değişik saatlerde gün boyu” haberlerini … Ancak bu haberler içinde Hatay yok.
Komşularımızda, Türkiye’nin büyük bölümünde HIZLI TREN, MAVİ TREN ile toplu taşımacılık en iyi şekilde yapılabilirken, Hatay’da yaşayan 1 milyon 700 bin kişi bu modern taşımacılık hizmetinden neden yararlanamıyor?
Deprem sonucu yerle bir olan Hatay’ın büyük bölümü tarla misali dümdüz oldu. Peki bu felaketin oluşturduğu acı tablo, Demiryolu yapımı için fırsat olamaz mı? – Adil Yeşildağ-