Sunumun en dikkat çekici mesajı ise şu oldu: “Hatay’da yaşananların İstanbul’da tekrarlanmaması için, bu kentte yapılan hatalardan eksiksiz şekilde ders çıkarmak zorundayız”
Antakya’nın Kaybı Sadece Binalarla Sınırlı Değil
Dr. Tezer, deprem öncesinde Antakya’nın yalnızca tarihi yapılarıyla değil, kültürel çeşitliliği, mahalle yaşamı, komşuluk ilişkileri ve güçlü kent hafızasıyla Türkiye’nin en özgün şehirlerinden biri olduğunu vurguladı.
Antakya’nın yalnızca fiziksel yapılardan oluşan bir kent olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Tezer, kentin geçmişten günümüze taşıdığı kültürel mirasın ve toplumsal dokunun da korunması gerektiğini belirtti.
Depremlerin ardından yaşanan büyük yıkımın sadece yapı stokunu değil, kentin sosyal yaşamını ve ortak hafızasını da derinden etkilediğini söyleyen Tezer, yeniden inşa sürecinin bu gerçek göz ardı edilmeden yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.
“Kent Hafızası Korunmadan Yeniden İnşa Tamamlanamaz”
Yeniden yapılanma çalışmalarında yerel halkın karar alma süreçlerine dahil edilmesinin önemine değinen Tezer, kent kimliğinin korunmasının fiziksel inşa kadar değerli olduğunu ifade etti.
Sadece betonlaşmaya dayalı bir yeniden yapılanmanın şehri ayağa kaldırabileceğini ancak Antakya’nın ruhunu geri getiremeyeceğini belirten Tezer, tarihi dokunun, mahalle kültürünün ve sosyal ilişkilerin yaşatılmasının zorunlu olduğunu söyledi.
Tezer’e göre hedef yalnızca yeni yapılar inşa etmek değil; Antakya’nın tarihini, kültürünü ve insanlarını koruyarak kenti yeniden yaşanabilir hale getirmek olmalı.

“Yürünebilir Tarih” Projesi İlgi Görüyor
Sunumda, Dr. Tuğçe Tezer’in rehberliğinde Antakya’da gerçekleştirilen “Yürünebilir Tarih” turları da katılımcılara tanıtıldı. Antakya’nın tarihi ve kültürel hafızasını yürüyerek keşfetmeyi amaçlayan proje, etkinliğe katılanlar tarafından ilgiyle karşılandı.
Hatay Dayanışma Derneği Başkanı Fahir Semir Abacı, İstanbul’dan bir grubun önümüzdeki dönemde Antakya’ya gelerek bu özel rotayı deneyimlemeyi planladığını açıkladı. Abacı, Dr. Tezer’den de bu geziye eşlik etme sözü aldıklarını belirtti.
Akademisyenlerden Yoğun Katılım
Etkinlik boyunca akademisyenlerin yönelttiği sorular ve değerlendirmeler, Hatay deneyiminin İstanbul açısından nasıl okunması gerektiğine dair önemli tartışmaların ortaya çıkmasını sağladı.
Program sonunda konuşan Hatay Dayanışma Derneği Başkanı Fahir Semir Abacı, Dr. Tuğçe Tezer’e katkılarından dolayı teşekkür ederek, “Dr. Tuğçe Tezer emsaliniz çok olsun” ifadelerini kullandı.
İstanbul İçin Kritik Uyarı
Abacı, İstanbul’un olası büyük bir depreme hazırlandığı bu dönemde Hatay’da yaşananların önemli bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek, bilim insanlarının saha çalışmaları ve tespitlerinin karar vericiler tarafından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Hatay’da yaşanan yıkımın yalnızca geçmişin bir felaketi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Abacı, “İstanbul’da benzer acıların yaşanmaması için Hatay deneyimi doğru okunmalı, bilimsel uyarılar dikkate alınmalı ve gerekli önlemler zaman kaybetmeden hayata geçirilmelidir” dedi.
