Düzensiz olanlar, yerleşikler, geri dönenler…

Düzensiz olanlar, yerleşikler, geri dönenler…

Ve sınırın yanı başında birikmeye devam edenler!

Sadece 1-7 Ekim tarihleri arasında, ilk haftada yakalanan kaçak göçmen sayısı, 112 bin 405! Bu kaçak göçmenlerden 16 bin 707’si, Suriyeli! 3 milyon 710 bin 497 Suriyeli sığınmacının olduğu Türkiye coğrafyası, Hatay ve diğer sınır illerinin yanı başındaki yüzlerce kampta barınan yüz binlerce sivili de yakından izliyor. İzlenen noktada duran sınır kenti İdlib ise olası bir askeri operasyonun çatışma sesleri arasında, potansiyel bir göç hikâyesini içerisinde barındırıyor.

1-7 Ekim tarihleri arasında yakalanan kaçak göçmen sayısının Suriye kimliğinde 16 bin 707 gibi ciddi bir rakama ulaşmış olması, son dönemde, Hatay’a komşu İdlib kentine yönelik olası askeri operasyon söylentilerinin artmış olmasına mı bağlı?
Suriye’nin İdlib bölgesinde; Rus ve Suriye ordularının operasyonlarını yoğunlaştırdığı, YPG’nin füze saldırılarını artırdığı bir dönemde, bölgenin iki etkin aktörü, ABD ve Rusya ile diyalog ve işbirliği kapılarını zorlayan Ankara, üst üste saldırıların hedefi olunca, “operasyon” kartını çıkardı. Peki, operasyon olası mı? Bölgeyi nasıl etkiler?
-SEÇİM ÖNCESİ!-
Ortadoğu Uzmanı Oytun Orhan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “gerekeni yaparız” çıkışıyla, Suriye’de YPG’ye dönük yeni bir askeri operasyonun fitilini ateşlediğini düşünüyor. Orhan, Türkiye’nin, operasyonu büyük olasılıkla Rusya’yla koordineli yapacağı öngörüsünü DW Türkçe ile paylaşırken, “Tel-Rifat ya da Fırat’ın doğusunda Ayn el Arap bölgesine dönük bir operasyon söz konusu olabilir. Koordineli operasyon için Ankara, Rusya’dan bölgedeki muhaliflere, Türk askeri üs bölgelerine ve sivillere dönük baskıyı azaltmasını isteyebilir. Taraflar, karşılıklı anlaşma ile ilerleyebilir” değerlendirmesinde bulunuyor.
Rusya Uzmanı Kerim Has ise “Erdoğan, daha çok, yaklaşan seçim öncesi iç siyasete ve iç kamuoyuna operasyon mesajı veriyor! Türkiye’nin bu konuda Rusya ile işbirliği yapabilmek için, her şeyden önce Rusya’ya söz verdiği gibi, İdlib ve çevresindeki radikalleri bölgeden çıkarması gerekiyor. Türkiye bu sözünü tutmadıkça, Rusya ile yeni işbirliği kapısı aralayamaz” değerlendirmesinde bulunuyor.
-ŞAM TAVSİYESİ!-
Kerim Has, Antakyalı Emekli Büyükelçi Mithat Rende’nin de daha önceki açıklamalarına yansıyan bir tespitini ve önerisini de açıklamasına ekliyor:
“Bir tarafta Amerika, bir tarafta Rusya. Türkiye, birinden kaçıp, diğerine sığınmamalı. Türkiye, her şeyden önce Esad yönetimi ile diyalog kurup, bölge barışına nasıl katkı sağlayacağını düşünmeli.”
-PATLAMAYA HAZIR!-
Ankara destekli Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin İdlib’de bulunan bir askeri yetkilisinin Eylül ayında Al-Monitor’a yaptığı açıklama da buna dair gelişmelerin bölgede yarattığı strese işaret etmişti…
“Artan bombardımanlar ve sızma girişimleri, rejim ile müttefiklerinin, çatışmaları yeniden başlatmak istediği anlamına geliyor. Sızma operasyonları, bölgedeki grupların yerini tespit etmek, askeri güçlerini değerlendirmek amacını taşıyor ve olası bir saldırı öncesinde keşif kapsamına giriyor. ÖSO grupları Türkiye’nin de desteğiyle, İdlib’e yönelik ani bir saldırıya hazırlık yapıyor. Ateşkes sona erecek olursa gelişmelere seyirci kalmayacaklar.”
İdlib’in güneyinde uzun bir süredir devam eden askeri gerilimi ise sivillerin bölgeden kaçışını da arttırmış durumda. Bu ise Hatay gibi sınır illerinin yanında biriken kamplardaki kalabalığın da artması ve buradaki basıncın yükselmesi demek.
-ASKERİ BAKIŞ!-
Antakya Gazetesi Köşe Yazarı, Emekli Tuğgeneral ve İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Naim Babüroğlu da bu konudaki değerlendirmesinde,” İdlib’deki Türk Askerlerinin bu bölgeden çekilmesi karşılığında, Rusya, Tel Rıfat bölgesine bir TSK operasyonuna yeşil ışık yakabilir. Rusya’yla işbirliği olmadan, TSK’nin ya da eski adı ÖSO olan SMO güçlerinin bir kara harekâtı yapacağını düşünmüyorum” dedi.
-HAZIRLIK VAR!-
Bu konudaki tespit sahiplerinden biri de, eski Başbakan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu oldu.
“Son dönemde bana gelen, ki buradan da uyarım… Bana gelen bilgiler, birçok analizden okuduğum… Suriye rejimi, İdlib’e dönük, Rusya destekli olarak ciddi bir operasyon hazırlığında ve biz, Soçi’de ne konuşulduğunu da bilmiyoruz. Sadece Erdoğan’ın, ‘Gerekirse harekete geçeriz’ sözü var. Bunu da daha çok Amerika’ya dönük söylüyor. Şu an Türkiye’nin en acil konusu İdlib’tir, ama burada bir Rus etkisi var, Amerikan etkisi yok!”
-İÇERİDEKİ TABLO!-
Sadece Ekim ayı ilk haftası içinde 16 bin 707 Suriyeli kaçak göçmenin yakalandığı bir ortamda, Hatay’a komşu İdlib, bölgedeki dengeler açısından hem toparlayıcı hem de dağıtıcı bir kimlik üstlenmeye devam ediyor. Peki, geri dönüşlerin binlerle hesap edildiği, ama ülkeye girişlerin de yine aynı rakamlarla telaffuz edildiği bir süreçte, Hatay ve diğer illerdeki Suriyeli sığınmacı tablosunda Eylül ayı verileri nedir?
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün 16 Eylül itibariyle açıkladığı ve Mülteciler Derneği tarafından paylaşılan son verilere göre, kayıtlı/geçici koruma altındaki Suriyeli sayısı, bir önceki aya göre 8 bin 913 kişi artarak toplam 3 milyon 710 bin 497 kişi oldu. Bu kişilerin 1 milyon 758 bin 617’sini (%47,4) 0-18 yaş arası çocuklar oluşturuyor. 0-18 yaş arası çocuklarla kadınların toplamı 2 milyon 628 bin 198. Hatay’ın bu tabloya eklediği sığınmacı rakamı ise 436.657!
-SURİYELİLERİN %70,8’İ!-
Göç İdaresi’nin yayınladığı yaş aralığı tablosuna göre, Suriyeli erkekler, toplam Suriyeli sayısının %53,8’ini oluşturuyor. Suriyeli kadınların oranı ise %46,2. 10 yaşın altındaki Suriyelilerin sayısı 1 milyon 74 bin 592 (%28,9). Tabloya göre, Suriyeli erkeklerin sayısı Suriyeli kadınların sayısından 281 bin 197 kişi fazla. Erkek-Kadın sayısı arasındaki en büyük fark, 70 bin 310 kişi ile 19-24 yaş aralığında. Yaş aralığı artıkça, bu fark azalıyor. 55 üzeri yaş aralıklarında kadınların sayısının erkeklerden daha fazla olduğu görülüyor. Genç nüfus olarak tanımlanan 15-24 yaş aralığında, 757 bin 609 kişi bulunuyor. Suriyeli genç nüfusun toplam Suriyeli sayısındaki oranı %20,4. Yaş tablosuna göre, kayıtlı Suriyelilerin yaş ortalaması 22,2
-KAMPLARDA!-
16 Eylül 2021 tarihi itibariyle geçici barınma merkezlerinde kalan Suriyelilerin sayısı 52 bin 497 kişi olarak açıklandı. Bu sayı, geçen ay (19 Ağustos 2021) 53 bin 611 kişi, 2021’in başında 58 bin 752, 2020’nin başında 63 bin 247 kişi, 2019’un başında 143 bin 558 kişi, 2018’in başında ise 228 bin 251 kişiydi. Suriyelilerin yalnızca %1,4’ü kamplarda yaşıyor.
16 Eylül 2021 tarihi itibariyle şehirlerde yaşayan Suriyeli sayısı 3 milyon 658 bin kişi olarak açıklandı. Şehirlerde yaşayan Suriyeli sayısı, geçen aya göre 10 bin 27 kişi arttı. Suriyelilerin %98,6’u şehirlerde yaşıyor.
-İLLER!-
Göç İdaresi’nin 16 Eylül 2021 tarihli verilerine göre, en çok Suriyelinin yaşadığı bazı şehirler ve bu şehirlerdeki Suriyeli sayısı ise şöyle sıralanıyor:
İstanbul-531.568, Gaziantep-457.156, Hatay-436.657, Şanlıurfa-425.174, Adana-254.002, Mersin-233.743, Bursa-181.481, İzmir-149.333, Konya-121.541, Kilis-105.972, Ankara-102.174, Kahramanmaraş-94.900, Mardin-90.112, Kayseri-81.426, Kocaeli-55.885, Osmaniye-46.186, Malatya-31.525, Diyarbakır-24.025, Adıyaman-22.623, Batman-15.705, Sakarya-15.688, Şırnak-14.986, Manisa-14.030, Denizli-13.593, Elazığ-12.747, Nevşehir-12.690, Tekirdağ-12.538, Afyonkarahisar-11.970, Muğla-11.459, Burdur-8.386.
-HATAY/KİLİS!-
En çok Suriyeli barındıran şehir, 531 bin 568 kişi ile İstanbul. İstanbul’u 457 bin 156 kişi ile Gaziantep, 436 bin 657 kişi ile Hatay takip ediyor. Suriyelilerin yerli nüfusa oranla en yoğun olduğu şehir ise %42,5 ile Kilis. Kilis’te 142 bin 792 Türk Vatandaşı ile 105 bin 972 kayıtlı Suriyeli bulunuyor. Suriyeli yoğunluğunda Kilis’i %20,8 oran ile Hatay takip ediyor. Hatay’da 1 milyon 659 bin 320 Türk Vatandaşı ile 436 bin 472 Suriyeli yaşıyor.
Suriyelilerin en az olduğu şehir ise 24 kişi ile Bayburt. Bayburt’u 40 kişi ile Artvin, 44 kişi ile Tunceli takip ediyor. Suriyelilerin Türk nüfusuna oranla yoğunluğunun en az olduğu şehir ise %0,02 oran ile Artvin. Artvin’de 169 bin 501 Türk Vatandaşı ile 40 Suriyeli bulunuyor. Türkiye’de Suriyelilerin olmadığı bir şehir bulunmuyor. -Tamer Yazar-

(Visited 8 times, 1 visits today)