Hatay’da faaliyet gösteren Eğitim-İş 1 No’lu Şube Yönetim Kurulu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı yazılı basın açıklamasında, Türkiye’de emekçilerin giderek ağırlaşan ekonomik ve sosyal koşullar altında yaşam mücadelesi verdiğini vurguladı. Açıklamada, “Haksızlığa boyun eğmeyeceğiz, mücadeleyle kazanacağız” mesajı öne çıktı.
Emek bayramı vurgusu: “bayram olmaktan uzaklaşıyor”
Sendika tarafından yapılan açıklamada, 1 Mayıs’ın tarihsel anlamına dikkat çekilerek, günün her geçen yıl bir bayram olma özelliğinden uzaklaştırıldığı ifade edildi. Emekçilerin hak arama mücadelesinin baskı altına alındığı belirtilen metinde, emeğin değersizleştirildiği bir düzenin hakim olduğu görüşü dile getirildi.
Açıklamada, mevcut ekonomik politikaların gelir dağılımını bozduğu, toplumun geniş kesimlerinin yoksullukla karşı karşıya kaldığı kaydedildi. “Yukarıda refah büyürken aşağıda yoksulluk derinleşiyor” denilen açıklamada, özellikle sabit gelirli kesimlerin artan hayat pahalılığı karşısında giderek daha fazla zorlandığına işaret edildi.
İşsizlik ve yoksulluk verileri dikkat çekti
Metinde yer verilen istatistikler de dikkat çekti. Türkiye’de çalışabilir nüfusun önemli bir bölümünün iş gücü dışında kaldığına vurgu yapılırken, geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 30’un üzerine çıktığı ifade edildi. İş bulma umudunu kaybedenlerin sayısındaki artışın, işsizliğin kalıcı hale geldiğinin göstergesi olduğu savunuldu.
Özellikle genç nüfusa ilişkin değerlendirmelerde, “ne eğitimde ne istihdamda” olan gençlerin sayısındaki artışın ciddi bir toplumsal sorun haline geldiği belirtildi. Bu durumun “kayıp kuşak” riskini büyüttüğü ifade edildi.
Kayıt dışı çalışma ve sendikasızlık eleştirisi
Açıklamada kayıt dışı istihdamın yaygınlığına da dikkat çekilerek, çalışanların önemli bir kısmının sosyal güvenceden yoksun olduğu belirtildi. Sendikalaşma oranlarının düşüklüğüne vurgu yapan Eğitim-İş, örgütsüzlüğün emekçiler açısından en büyük sorunlardan biri olduğunu dile getirdi.
Özel sektörde sendikalı işçi oranının oldukça düşük seviyelerde kaldığı belirtilirken, genel tabloya bakıldığında çalışanların büyük çoğunluğunun güvencesiz koşullarda çalıştığı ifade edildi.
“Asgari ücret açlık sınırının altında”
Ekonomik krizin çalışanlar üzerindeki etkisine değinilen açıklamada, asgari ücretin alım gücündeki düşüşe dikkat çekildi. Geçmiş yıllarla kıyaslama yapılan metinde, emekçilerin aynı ücretle daha az temel ihtiyaç karşılayabildiği vurgulandı.
Artan enflasyon karşısında ücretlerin eridiği belirtilirken, çalışanların borçlanarak yaşamlarını sürdürmek zorunda kaldıkları ifade edildi.
Eğitim sistemi ve öğretmenler gündemde
Eğitim alanına yönelik eleştirilerin de yer aldığı açıklamada, mevcut sistemin fırsat eşitliğini sağlamaktan uzak olduğu savunuldu. Kamusal ve laik eğitim anlayışının zayıflatıldığı ileri sürülürken, çocukların erken yaşta iş gücüne yönlendirilmesinin tehlikelerine dikkat çekildi.
Öğretmenlerin ekonomik ve mesleki sorunlarına da değinilen açıklamada, güvencesiz istihdam modelleri, mülakat sistemi ve liyakat tartışmaları eleştirildi. Eğitim emekçilerinin meslek onurunun zedelendiği ifade edildi.
“Mücadeleden geri adım atmayacağız”
Eğitim-İş Hatay 1 No’lu Şube Yönetim Kurulu, açıklamasının sonunda tüm emekçilere birlik çağrısında bulundu. Hak arama mücadelesinin önemine vurgu yapılan metinde, örgütlü mücadelenin tek çıkış yolu olduğu ifade edildi.
Sendika, 1 Mayıs’ın dayanışma ve mücadele ruhuyla kutlanması gerektiğini belirterek, emekçilerin daha adil bir yaşam için birlikte hareket etmesi çağrısında bulundu.