Eğitim-Sen Hatay Şube Başkanı Özgür Tıraş…

Eğitim-Sen Hatay Şube Başkanı Özgür Tıraş…

Yeni eğitim öğretim yılının birikerek büyüyen sorunların gölgesinde açıldığını söyledi

Eğitim Sistemi Beklentileri Karşılamıyor

      Eğitim-Sen Hatay Şube Başkanı Özgür Tıraş, çok sayıda eğitim emekçisinin ellerinde pankartlarla katılımıyla köprübaşında düzenlediği basın açıklamasında, 2022-2023 eğitim öğretim yılının, Türkiye’de eğitimin karşı karşıya olduğu ve geçtiğimiz yıllar içinde birikerek büyüyen sorunların gölgesinde açıldığını söyledi. Yıllardır okulların fiziki altyapı ve donanım eksiklikleri giderilmemişken, kalabalık sınıflar, ikili öğretim ve taşımalı eğitim sorununun 2022/23 eğitim-öğretim yılı başında da varlığını sürdürdüğünü belirten Başkan Özgür Tıraş, Türkiye’nin eğitim sisteminin, çocuklar ve gençler için okurken “mutlu”, gelecekleri için “umutlu” olacakları bir eğitim ortamı sunmaktan çok uzak olduğunu bildirdi, her yıl katlanarak artan ve kalıcı çözüm beklenen eğitimin sorunlarıyla başlayan yeni eğitim yılı öncesinde ne öğrencilerin, ne velilerin, ne de eğitim emekçilerinin beklentilerinin karşılandığını söylemenin mümkün olmadığını dile getirdi.

Eğitim harcamaları el yakıyor

      Ülkemizde halkın büyük bölümünün asgari ücret ya da asgari ücrete yakın bir ücretle çalıştığı dikkate alındığında velilerin öğrencilerin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanacağı, özellikle birden fazla çocuğu okula gidecek olan dar gelirli velilerin zorunlu ihtiyaçları dahi karşılamasının mümkün olmadığının görüldüğünü söyleyen Başkan Özgür Tıraş,  okul hazırlıklarında velilerin en önemli gider kalemini kırtasiye harcamalarının oluşturduğunu, bir yıl önce ilkokula başlayan bir öğrenci için en ucuz zincir marketlerde 234 TL’ye alınan kırtasiye malzemelerinin bugün en az 3 kat artışla 710 TL’ye alınabildiğini vurguladı.

      Velilerin çocuklarını kimi zaman borçlanarak, kimi zaman bankalardan ‘eğitim kredisi’ çekerek, kimi zaman da gıda harcamalarından kısarak okutmak zorunda bırakıldığına belirten Başkan Özgür Tıraş, açıklamasında şunlara yer verdi:  “Eğitim ve öğretimde öne çıkan en önemli sorunlardan birisi de öğrencilerin okullardaki beslenme sorunudur. Türkiye’de çok sayıda öğrenci okula kahvaltı yapmadan gitmekte, yine birçok öğrencinin okulda yemek yemeden günü tamamladığı ve eve döndüğü görülmektedir. Bu sorun temel ve acilen çözülmesi gereken bir sorundur.  Türkiye’de bugün her 5 çocuktan biri derin yoksulluk sorunları ile yüzleşmekte, yeterli ve besleyici gıdaya ulaşamamaktadır. Bu noktada yapılacak en acil eylem, bir an önce okullarda kamunun öğle yemeği hizmeti sunmasıdır.  

Okul bütçesi velilerden

      Türkiye’de eğitim kurumlarının büyük bölümünün mülkiyeti hala devlete ait olmasına rağmen, eğitim kurumlarında verilen hizmetlerin önemli bir bölümü geçtiğimiz yıllar içinde ticarileştirilmiştir. Eğitimde yaşanan ticarileştirme ve özelleştirme uygulamaları, kimi zaman açık, ama çoğunlukla gizli olarak yapılmıştır. Bir taraftan eğitimin büyük bir bölümü zamanla birer ‘ticari işletme’ haline getirilen devlet okullarında sürdürülürken, diğer yandan eğitimin kamusal finansmanının tasfiye edilmesi yoluyla yoksul halkın eğitim finansmanı içindeki payı sürekli artmıştır.

      Okula kaydı yapılan öğrencilerden ne kadarının eğitime devam edip etmedikleri denetlenmemektedir.  Okul devamsızlığı ve okul terki kapsamında ele alınan öğrencilerin eğitimlerini yarıda bırakmaları durumu ciddi sosyal ve ekonomik sonuçlar doğurmaktadır. Yapılması gereken eğitimin kamusal niteliğini arttırmak, öğrencilerin eğitim sistemi içinde daha uzun süre kalmasına yönelik somut politikalar geliştirmektedir.”

      Mehmet ÖZGÜN