Engellerimiz var ama…

Engellerimiz var ama…

Hayallerimiz de var…

Antakya Atatürk Caddesi’nin trafik yönünü tartışan ve bir türlü çözüm bulmayan araç kalabalığımıza adres ayarlamaya çalışan bizlerin biraz uzağında, caddenin final kararında ‘engelli bireylerin’ unutulmaması gerektiğini söyleyenler var, ki o isimlerden biri, Hatay Engelsiz Yaşamı Sevenler Derneği Başkanı Mehmet Mustafa Canbulat.

Engelli derneklerinin ortak mesajında hep ortak bir çaba var ve ortak bir talep… “Tekerlekli sandalye bağışında bulunarak bir engelli kardeşimizin yüzünü güldürün. Ülkemizde binlerce engelli kardeşimiz desteğinizi bekliyor. Gelin, onlara umut olalım. Bir engel de siz kaldırın.”
Bu ortak mesajın sahiplerinden biri de, Hatay Engelsiz Yaşamı Sevenler Derneği Başkanı Mehmet Mustafa Canbulat. Kendisi de bir engelli olan ve yaşadığı durumu çok küçük yaşlardan bu yana omuzlamak durumunda kalan Canbulat, 4 dönemdir başkanlığını yürüttüğü Dernek çatısı altında, onlara uzanan her bir eli tutma çabasında olduklarının altını çizerken, “Herkese ve her yere ulaşmamız ne yazık ki mümkün olmuyor, ama hayırseverlerimizin ve yardımsever insanlarımızın kalpleri sayesinde gülümsetebildiğimiz yüzlere her sene yenilerini ekliyoruz” şeklinde konuştu.
-KAPAKLA OLMADI!-
Yaklaşan 3 Aralık Dünya Engelliler Günü için de konuşan Canbulat, ‘mavi kapak’ olarak isim bulan ‘plastik kapak’ toplama işine devam ettiklerini söylerken, şu ana kadar ulaştıkları miktarın beklenenin çok altında kaldığını dile getirdi, bu nedenle de mevcut açığı kapatmak üzere Dernek olarak ‘takvim’ bastırdıklarını ifade etti.
Canbulat, bu konuda şunları söyledi:
“Mavi Kapak kampanyamız devam ediyor. Ancak şu an için bir kapak sıkıntısı olduğundan, tekerlekli sandalye talebini karşılamak için takvim bastırıp satışa sunduk. Elde edeceğimiz gelirle de ihtiyaç sahibi engelli bireylerimizi, satın alacağımız 5 tekerlekli sandalye ile mutlu etme hedefindeyiz. Teslimatımız da 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde Derneğimizde gerçekleşecek. Bu anlamda, takvimlerimizden alanlara, alacaklara, buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.
Sadece tek bir şeyi unutmamanızı istiyorum… Her takvim bir umut ve bizler, o umudu hep taze tutmak ve daha da büyütmek çabasındayız. Sizleri de bu umudun ve çabanın içinde görmek istiyoruz. Fiyatını merak edenler için de ifade edeyim… Her bir takvim sadece 5 Lira. Almak isteyenler bize, derneğimize başvurabilirler.”
-CADDE SIKINTISI-
Yaşadığı kente ve yüz yüze bırakıldıkları gündelik sorunlara dair de konuşan Canbulat, Antakya’nın Atatürk Caddesi’nde son dönemde uygulama alanına sokulan trafik sistemini de eleştirdi, mevcut çalışma içinde engellilere ulaşım yeri bırakılmadığı noktasında şunları dile getirdi:
“Epeydir bir çalışma var. Ancak, normal şartlarda da sorun yok mu? Var! Kaldırımların hali ortada! Rampaların da! Eskiden, kaldırımları kullanamadığımız için, tekerlekli sandalyeli olan bizler, araçların ilerlediği yolun genişliğinden de faydalanarak, kenardan ilerleme yoluna gidiyorduk. Ama şimdi yol ikiye ayrıldı ve araçlar artık daha sıkışık bir alanda ilerliyor. Bu da bizleri açıkçası tedirgin ediyor. Çünkü hızla giden araçlara daha yakın ilerlemek durumundayız artık. Çünkü kaldırımlara çıkamıyoruz. Peki, zaman içinde yolu da bizlerin ulaşımına kapatırlarsa, şehrin ‘ulaşılabilir’ hali nasıl olacak? Peki, bizlere nasıl bir çözüm sunulacak? Güzel bir şeyler çıkması için emek verdiklerini biliyoruz. Ama istiyoruz ki, biz engelliler de yapılanlar içinde düşünülsün ve çözümün bir parçası olalım. Olmaz mı?”
-O BENİM KANADIM-
Engelli olmanın zorluğunda duran ve o zorluklar başlığında ‘zoru kolay yapmak’ için de çok uğraştığını anlatan, Hatay Engelsiz Yaşamı Sevenler Derneği Başkanı Mehmet Mustafa Canbulat, “Bu hayatta en büyük destekçim, annem” derken, “O, benim kanatlarım” ifadesini kullandı ve sözlerini de şöyle noktaladı:
“Annem benim her şeyim, ki Allah kimseyi ne annesiz ne de babasız bırakmasın. O, o kadar önemli ki hayatımda, benim adeta sağ kolum. Dernek için bir çalışma içinde olduğumuzda ya da bir proje geliştirdiğimizde onun da fikrini alırım, onunla da durumu gözden geçirir, fikir alışverişinde bulunurum. Tamam, kardeşlerim de var, ama onların da kendi hayatları var. Şu dört duvar arasında o var diye ben de varım. Şu çayı benim için kaynatmasa ya da yemek yapmasa, şu evin idaresini elinde tutmasa, ne yapardım, bilemiyorum! İyi ki var, diyorum. Hayatımda; acılarımı, mutluluklarımı, hüzünlerimi ve başarılarımı paylaşacağım biri olduğu için çok şanslıyım, bunu da çok iyi biliyorum.” -Tamer Yazar-