Tanrı bile batıramaz denilen zamanın en büyük okyanus gemisi Titanik, 14 Nisan 1912 gecesi 23:40’da buzdağına çarpmış ancak ilk yardım çağrısı, kazadan 47 dakika sonra saat 00:27 ‘de gönderilmişti. Birinci büyük hata yardım çağrısının geç gönderilmesiydi ve Girne faciasında da yolcuların anlatımından yardım çağrısının geç yapıldığı üzerinde duruluyor.
Titanik’in en az 10 cankurtaran filikasının daha olması gerektiği rapor edildiği halde 1.sınıf yolcularının manzarasının kapanacağı düşüncesiyle yetersiz sayıda sandalla yola çıkılmıştı. Girne faciasında, yolcuların anlatımından ve TV haberlerinden, bazı kurtarma botlarının şişerek açılmadığını (Patlamadığı) ve feribotta yetersiz can yeleği olduğuna dikkat çekiliyor.
“Merak etmeyin bir şey olmaz”
Titanik’te ve benzeri her faciada kullanılan tehlikeyi önemsemeyen, geçiştiren bakış açısı. Titanik’te yetkililerin ve yolcuların gemi su almaya başladığında bile aynı tavır içerisinde olduklarını tanıkların anlatımından biliyoruz denilerek Filojet faciasında suyun, yolcuların ayak bileklerine kadar yükselmesine, yolcuların geri dönelim su alıyoruz demelerine rağmen kaptanın yola devam etmesi, feribottaki yetkililerin “Biz alışkınız, bir şey olmaz” demeleri Titanik faciasındaki hataya benzetiliyor.
İhmaller ve hatalardaki benzerlikler ve yanıtlanmayı bekleyen çok sayıda soruyu beraberinde getiriyor. Yetkililerin yapacağı inceleme sonucunda soru işaretlerinin yanıtlanması ve facianın sorumlularının hesap vermesi isteniyor.
