Fon krizinde kritik gelişme: JPMorgan Türkiye için ne öngörüyor?

Türkiye’de yatırım fonu sektöründe başlayan kriz, piyasalardaki etkisini artırırken, uluslararası kuruluşların değerlendirmeleri de gündeme gelmeye devam ediyor. Reuters’ın kapsamlı analizinde, 131 fonun tasfiyeye alınmasıyla büyüyen krizin Borsa İstanbul ve Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkileri ele alındı. Analizde, yatırımcıların gerçek kaybının ise fonlarda bulunan varlıkların hangi fiyatlardan nakde çevrileceğine bağlı olduğu vurgulandı.

Yaklaşık yarım milyon yatırımcıyı etkilediği belirtilen fon krizinin ardından Borsa İstanbul’da da sert dalgalanmalar yaşandı. BIST 100 endeksi, eylül ayında 2008’den bu yana en kötü aylık performansını kaydetti.

Reuters, 2 Ekim 2026 tarihli “Türkiye’nin yatırım fonu balonu nasıl patladı?” başlıklı analizinde soruşturmanın kapsamını, fonların tasfiye sürecini ve yatırımcıların karşı karşıya olduğu belirsizlikleri mercek altına aldı.

JPMorgan’dan büyüme uyarısı

Fon piyasasındaki gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmeler de dikkat çekiyor.

Reuters’ın aktardığına göre JPMorgan analistleri, yaşanan krizin Türkiye ekonomisinin büyüme görünümü açısından aşağı yönlü risk oluşturduğunu belirtti. Banka, 2026 yılı için yüzde 3 olarak öngördüğü GSYH büyüme tahmininin, fon sektöründeki çalkantı nedeniyle “anlamlı aşağı yönlü riskler” taşıdığını ifade etti.

Tasfiye sürecinde kritik dönem

Piyasalardaki dalgalanmanın etkilerini azaltmak amacıyla çeşitli düzenlemeler de devreye alındı. Krizden etkilenen bazı hisselerin endekslerden çıkarılmasını da içeren değişikliklerin yürürlüğe girmesinin ardından Borsa İstanbul’un ana endeksi perşembe gününü yüzde 2,5 yükselişle tamamladı.

Bununla birlikte, yatırımcılar açısından asıl kritik süreç tasfiye aşamasında yaşanacak.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun açıklamasına göre tasfiye işlemlerinin altı aya kadar sürmesi bekleniyor. Belirli fonlarda net yatırımı 1 milyon TL’nin altında bulunan yatırımcıların yatırımlarının tamamının ödenmesi, 1 milyon TL ve üzerinde yatırımı bulunan yatırımcılara ise ilk aşamada 1 milyon TL ara ödeme yapılması öngörülüyor.

Tasfiye öncesindeki fon satışlarından elde edilen ve yetkililer tarafından “aşırı kazanç” olarak nitelendirilen tutarların gönüllü olarak iade edilmesi için de TMSF tarafından hesaplar açıldı.

Yatırımcının gerçek kaybı henüz bilinmiyor

Tasfiye takviminin ortaya çıkmasına rağmen krizin en kritik sorusu halen yanıtlanmış değil: Yatırımcılar toplamda ne kadar kaybedecek?

Reuters’ın analizinde, şu aşamada toplam kaybın kesin olarak hesaplanamadığına dikkat çekiliyor. Tasfiye kapsamındaki fonların toplam varlıklarının 20 milyar doların üzerinde olması, yatırımcıların da aynı miktarda kayıp yaşayacağı anlamına gelmiyor.

Gerçek kaybın boyutunu belirleyecek temel unsur, fonların portföyünde bulunan varlıkların tasfiye sırasında hangi fiyatlardan satılabileceği olacak.

Özellikle işlem hacmi düşük hisselerin fon portföylerinde önemli yer tutması, tasfiye sürecinin en önemli belirsizliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu tür hisselerin kısa sürede ve yüksek miktarlarda satılması, fiyatlar üzerinde baskı oluşturabilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Gözler altı aylık tasfiye sürecinde

Fon krizinde bundan sonraki süreçte piyasaların izleyeceği en önemli başlık, tasfiye kapsamındaki varlıkların gerçek piyasa koşullarında hangi fiyatlardan nakde çevrileceği olacak.

Bu nedenle fonların toplam büyüklüğü tek başına yatırımcıların uğrayacağı zararı göstermiyor. Nihai tablo, varlıkların satışından elde edilecek tutarlar ve tasfiye işlemlerinin tamamlanmasının ardından daha net ortaya çıkacak.

Yaklaşık altı aya kadar sürebilecek tasfiye sürecinde, yatırımcıların yatırımlarının ne kadarını geri alabileceği ve fon portföylerindeki düşük likiditeli hisselerin hangi fiyatlardan elden çıkarılacağı, krizin ekonomik boyutunu belirleyecek temel unsurlar arasında bulunuyor.

 

Exit mobile version