Büyük Salon’da gerçekleştirilen ve moderatörlüğünü Haber Global Ankara Temsilcisi Hasan Uylaş’ın yaptığı panelde, deprem sürecinde sahada görev yapan gazeteciler afet haberciliği, dezenformasyon ve Hatay’da yaşanan büyük yıkımı anlattı.
Panele; CNN Türk Haber Merkezi Özel Haberler Şefi Fulya Öztürk, NTV Haber Muhabiri Osman Terkan, Habertürk TV Özel Haberler Şefi Ceylan Sever Öcal, TRT Haber Adana Haber Koordinatörü Murat Kibritoğlu ve İHA Hatay Bölge Müdürü Veysel Korkmaz katıldı. Gazeteci ve dijital yayıncı Adem Metan ise Gazze’deki soykırımla ilgili bir haber çalışması nedeniyle programa katılamadı.

Panelin en dikkat çeken yönlerinden biri ise katılımcılar arasında 3 Hataylı gazetecinin bulunması oldu. Hasan Uylaş, Murat Kibritoğlu ve Veysel Korkmaz’ın depremi birebir yaşayan isimler olması, oturumu sadece bir medya değerlendirmesi olmaktan çıkarıp adeta tanıklık platformuna dönüştürdü. Katılımcılar, yalnızca haberi takip eden değil, aynı zamanda afeti yaşayan iletişimciler olarak yaşadıkları travmaları ve sahadaki gerçekleri anlattı.
Fulya Öztürk’ten Antakya Gazetesi’ne özel sözler
Panel öncesinde Antakya Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan CNN Türk Özel Haberler Şefi Fulya Öztürk, Hatay’ın meslek hayatında çok özel bir yere sahip olduğunu söyledi. 6 Şubat depremlerinin kariyerindeki en unutulmaz olay olduğunu belirten Öztürk, Hatay’ın yeniden ayağa kalkma mücadelesini gördükçe duygulandığını ifade etti.
Yerel basının önemine dikkat çeken Öztürk, 59 yıllık geçmişiyle yayın hayatını sürdüren Antakya Gazetesi’ni özellikle takdir ettiğini belirterek, “Hatay’da gazetecilik yapmak büyük bir emek ve özveri istiyor. Antakya Gazetesi’nin yıllardır ayakta kalması çok kıymetli” dedi.

Panelde yaptığı konuşmada ise Hatay’ın tüm Türkiye’nin ortak acısı olduğunu vurgulayan Fulya Öztürk, “Biz ekranlarda söz vermiştik. Sözümüzde durduk, durmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Deprem döneminde doğru bilgiye ulaşmanın ne kadar hayati olduğunu anlatan Öztürk, özellikle sosyal medyada yayılan teyitsiz bilgilerin büyük zarar verdiğini söyledi. “Bir şeyi doğrulamadan ekrana veremeyiz. Ama siz gerçeği ortaya çıkarana kadar yalan çoktan yayılmış oluyor” diyerek dezenformasyonun tehlikesine dikkat çekti.

“Hatay’ı tanıyamadım”
Habertürk TV Özel Haberler Şefi Ceylan Sever Öcal ise deprem sonrası Hatay’a ilk geldiği anları anlatarak duygusal ifadeler kullandı. Depremden önceki Hatay ile karşılaştığı manzaranın tamamen farklı olduğunu söyleyen Öcal, navigasyonun gösterdiği yollarda artık yolların bile olmadığını belirtti.
Enkaz bölgelerinde canlı yayına hazırlanırken bile her bilginin teyit edilmesi gerektiğini vurgulayan Öcal, özellikle enkaz altındaki çocuklarla ilgili yaşanan bir olayı anlatarak salonda duygu dolu anlar yaşattı.
Uzun süre Hatay’da kaldığını belirten Öcal, “Bir buçuk ay sonra İstanbul’a döndüğümde uyuyamadım. Meğer ben enkazın içinde yaşamaya alışmışım” sözleriyle yaşadığı psikolojik etkiyi dile getirdi.

“Baraj patladı” yalanı herkesi etkiledi
NTV Haber Muhabiri Osman Terkan ve TRT Haber Adana Koordinatörü Murat Kibritoğlu da afet döneminde sosyal medya kaynaklı bilgi kirliliğinin sahada nasıl büyük sorunlara yol açtığını anlattı.
Hataylı olduğunu hatırlatan Murat Kibritoğlu, deprem günlerinde yayılan “baraj patladı” söylentisinin tamamen asılsız olduğunu belirterek, bu tür dezenformasyonların hem enkaz altındaki vatandaşları hem de yakınlarını bekleyen aileleri olumsuz etkilediğini söyledi.
Osman Terkan ise özellikle yapay zekâ ve sosyal medya çağında teyitsiz bilgilerin çok hızlı yayıldığını belirterek, bunun hem gazeteciler hem de arama kurtarma ekipleri üzerinde ciddi moral bozukluğu oluşturduğunu ifade etti.

“Önce ailemi düşündüm”
İHA Hatay Bölge Müdürü Veysel Korkmaz da depremi birebir yaşayan gazetecilerden biri olarak konuştu. Malatyalı olduğunu belirten Korkmaz, depremin ilk anlarında gazeteciliği değil ailesini düşündüğünü söyledi.
“Deprem zamanı asker yoktu, devlet yoktu” söylemlerine de değinen Korkmaz, yakın zamanda yaptığı bir haberde küçük bir kız çocuğunun kendisine verilen askeri montu sakladığını anlattığını belirterek, devletin ve güvenlik güçlerinin sahada olduğunu ifade etti.
Sosyal medyanın doğru kullanıldığında hayat kurtardığını ancak yanlış bilgiyle büyük bir kaosa dönüştüğünü söyleyen Korkmaz, ulusal ajans olarak yaptıkları her haberde çok hassas davrandıklarını vurguladı.

Hasan Uylaş: “Antakya’da dünyanın hiçbir yerinde görmediğim yıkımı gördüm”
Panelin moderatörü Hasan Uylaş ise Hatay’ın birinci derece deprem bölgesi olduğunu hatırlatarak, bu çalıştayın gelecek nesiller için önemli bir kayıt niteliği taşıdığını söyledi.
Dünyanın birçok noktasında savaş ve kriz takip ettiğini belirten Uylaş, “Ama Antakya’ya geldiğimde dünyanın hiçbir yerinde görmediğim bir yıkıma şahit oldum” dedi.
Uylaş, deprem sürecinde gazetecilerin sadece haber takibi yapmadığını, aynı zamanda dezenformasyonla da mücadele ettiğini belirterek, panel boyunca o gün yaşananların ve bugün ortaya çıkan yeni Hatay’ın konuşulacağını ifade etti.