Bir ömrün muhasebesi: veda konuşması
Hatay Dişhekimleri Odası Başkanı Dt. Nebil Seyfettin, görevini devretmeden önce basın mensuplarıyla düzenlenen iftar programında anlamlı bir veda konuşması gerçekleştirdi. Konuşma, salonda bulunan herkesi derinden etkiledi, zaman zaman duygusal anların yaşanmasına neden oldu.
Seyfettin, başkanlığın kendisi için sadece bir makam olmadığını, sorumluluk ve vicdan yüküyle birlikte hayatının ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini vurguladı.

Hekimliğin insan hayatına dokunan yüzü
Yıllar boyunca yalnızca bir meslek örgütünü temsil etmediğini belirten Seyfettin, hekimliğin insan hayatına doğrudan dokunan yönünü şu sözlerle anlattı:
“Kimi zaman bir çocuğun korkusunu dindirdik, kimi zaman bir yaşlının ağrısını hafiflettik… Hekimlik, insanın insana en sahici şekilde değdiği yerdir.”
Sözleri, salondakilerde derin bir empati ve saygı uyandırdı.

6 Şubat depremleri ve dayanışma
Görev süresinin en ağır kırılma noktası olarak 6 Şubat depremlerini gösteren Seyfettin, binaların değil, hayatların ve umutların yıkıldığını anlattı. Deprem sonrası Hatay’ı terk etmeyi bir tercih değil, “insanlık borcu” olarak gördüğünü dile getirdi:
“Bu şehir benim hafızamdı, geçmişimdi, hayatımdı.”
Enkazın ve yasın ortasında, mobil ünitelerde ve konteynerlerde sürdürülen çalışmaların hatırlanması sırasında Seyfettin’in sesi zaman zaman titredi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen gönüllü hekimlerle birlikte çalıştıkları günleri anlatırken dayanışmanın gücüne dikkat çekti:
“Her yarayı saramadık belki… Ama kimseyi sahipsiz bırakmamaya çalıştık.”

Veda ama devam eden bağlılık
Görev süresini “İçimde hüzün de var, şükran da” sözleriyle özetleyen Seyfettin, bir görevden ayrılmanın sadece makamı değil; anıları, emeği ve kalbin bir parçasını geride bırakmak olduğunu belirtti.
Meslektaşlarına da önemli bir mesaj veren Seyfettin, bir meslek odasını ayakta tutanın makamlar değil, emek, vefa ve dayanışma olduğunu vurguladı. Hatay’a dair umut dolu ama gerçekçi bir cümle kurdu:
“Biz bu şehirde sadece dişleri değil, umudu da onarmaya çalıştık.”
Veda ederken dileği ise sade ve anlamlıydı:
“Geriye kırgınlık değil, emek kalsın… Gürültü değil, iz kalsın.”
Seyfettin’in sözleri, Hatay’a ve mesleğine olan bağlılığının hiçbir zaman bitmeyeceğinin, bu görevin bir vedadan çok sürecek bir aidiyetin ifadesi olduğunun altını çizdi.