‘GİTSİNLER’ diyenler ne diyor?

‘GİTSİNLER’ diyenler ne diyor?

Siyasilerin ‘gitsinler’ önerileri…

Mülteciler Derneği tarafından, Göç İdaresi Başkanlığı’nın son verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’de 18 Ağustos itibariyle kayıt altına alınmış geçici koruma statüsündeki Suriyeli sayısı 3 milyon 652 bin 813 kişi. Bu kişilerin 48 bini kamplarda, 3 milyon 606 bini şehirlerde yaşıyor. Hatay, bu kalabalığın 368.715’ine ev sahipliği yapıyor.

2011’de başlayan Suriye’deki iç çatışmaların iç savaşa döndüğü süreçte “açık kapı” politikasından taviz vermeyen Ankara nedeniyle, evlerini terk eden milyonlarca Suriyeli, Hatay üzerinden Türkiye’ye göç etti. Bugün itibariyle 3 milyon 652 bin 813 kişi olan Suriyeli sığınmacıların 48 bini kamplarda, 3 milyon 606 bini ise şehirlerde yaşıyor. İstanbul, Gaziantep, Şanlıurfa ve Hatay, Türkiye’de Suriyeli sığınmacıların en yoğun şekilde yaşadığı ilk 4 kent olarak sıralanıyor.

Mevcut kalabalık, son dönemde, önce yerel idareciler (Hatay ve Bolu Büyükşehir Belediyeleri örneklerinde olduğu gibi…), ardından da bazı siyasiler (Zafer Partisi ve Genel Başkanı Ümit Özdağ gibi…) tarafından kamuoyuna oldukça sert bir dille taşındı. Ardından da bazı kesimlerin ‘ırkçılık’ yapılıyor eleştirileri bu tartışmaya eklendi. En fazla tartışılan başlıklar ise paylaşılan rakamlar ve ‘geri dönüş’ senaryoları oldu!

Birçok siyasi parti, akademisyen ve halkın bir kısmı, resmi olarak paylaşılsa da mevcut sayıların gerçeği yansıtmadığı, asıl rakamın yüksek olduğu görüşünde.

Bazı çevreler bu sayıya, Türkiye’nin, Suriye topraklarındaki operasyonlar sonucunda hizmet götürme sorumluluğu üstlendiği yaklaşık beş milyonluk nüfusu da ekliyor.

Türkiye’de halkın büyük bir çoğunluğu, Suriyeli sığınmacıları, birçok sosyal ve ekonomik sorunun sebebi olarak görüyor. Ekonomik sorunların derinleşmesi de “Suriyelilere oturum, çalışma, eğitim ve vatandaşlık” verilmesi gibi konularda uzun bir süredir toplumun birçok kesiminde hissedilen rahatsızlığın artmasına neden oluyor.

-ÖNERİLER!-

Türkiye’de birçok siyasi parti, Suriye’deki iç savaşın sona ermesiyle birlikte, Suriyelilerin ülkelerine geri dönmeleri zamanının geldiği görüşünde. Partilerin büyük çoğunluğu, bu konuda ya yeni bir eylem planı açıkladı ya da bu konudaki görüşlerini parti programlarında dile getirirdi.

-AKP CEPHESİ!-

Suriyeli sığınmacılar için “Kapımız onlara açık, ev sahipliğimizi yapmaya devam edeceğiz. Onları, katillerin eline ve kucağına atmayacağız” ifadelerini kullanan AKP Genel Başkanı Erdoğan, son dönemdeki çıkışıyla da geri dönüşü teşvik etmek istiyor. Suriye’de, geri dönenler için inşa edilmesi planlanan 50 bin briket ev sayısının 100 bine çıkarılması, bu projelerden biri. Azez, Cerablus, El Bab, Tel Abyad ve Resulayn gibi askeri ve siyasi güvenliğin sağlandığı 13 ayrı bölgede yeni yerleşim alanları inşa edilmesi de… Bu bölgelerde günlük yaşamın sürdürülebilmesi için kurulacak tarım, sanayi, ticaret küçük sanayi sitelerinde yeni istihdam olanakları sağlanması, ayrıca alt ve üst yapı inşa edilmesi de öngörülenler arasında.

-CHP CEPHESİ!-

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye’deki göçmen ve sığınmacı sorununu iki yılda çözmeyi vadediyor. AKP hükümetinin sorunu çözemeyeceğini iddia eden CHP, iktidara gelmeleri halinde yapacakları çalışmaları dört maddede sıralıyor:

-Barışçıl bir diplomasi ile komşularla iyi geçinmek ve Suriye ile masaya oturmak.

-Oluşacak barış ikliminde Suriye’yi yeniden inşa ederek, Suriyelilerin akıllarından ve gönüllerinden “Döndüğümde nerede ve nasıl yaşayacağım?” endişesini silmek.

-Dönenlerin can ve mal güvenliğini sağlamak, bunun için gerekirse, Birleşmiş Milletler ve Türkiye’nin öncülüğünde mekanizmalar tesis etmek.

-Ulusal ve uluslararası fonlarla Suriye’nin yatırımına destek vermek.

-MHP CEPHESİ-

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Suriyeli göçmenlerle ilgili görüş, politika ve çözüm önerilerini, 2018 tarihli Sınır Aşan Göçler Komisyonu Raporu’nda değerlendirdi. Türkiye’deki yabancı sayısının yüksekliğine ve ortaya çıkan ekonomik kayıplara dikkat çeken rapor, Türkiye’nin önünde kalıcı iki çözüm olarak “gönüllü geri dönüş” ve “entegrasyon” seçeneklerinin bulunduğunu belirtiyor. Rapora göre, vatandaşlık süreci, Almanya ve Fransa örneklerinde olduğu gibi kişinin belirli eğitimlerden geçerek şartlar içermeli, ayrıca yabancıların geri dönüşlerini amaçlayan uyumlu bir politika yürütülmeli.

-ZAFER PARTİSİ-

2011 sonrasında Türkiye’ye gelen sığınmacı sayısının 6 milyon 200 bine ulaştığını ve bu sayının, Türkiye nüfusunun yüzde 8’ine eşit olduğunu belirten Zafer Partisi ise bu durumu, “Türkiye’nin demografik, kültürel ve siyasal yapısını değiştirecek bir örtülü istila, bir kavimler göçü” ifadeleriyle tanımlıyor, AKP’nin açık kapı politikasının terk edilmesinin önemine işaret ediyor.

-İYİ PARTİ-

Parti, mevcut durumda, sığınmacılar için “Suriye’yi kaynak ülke, Türkiye’yi hendek ülke ve Avrupa Birliği’ni de hedef ülke/ülkeler” olarak tanımlayarak, sığınmacılara tanınan tüm ayrıcalıkların iptal edilmesini de içeren çözüm için iki aşamalı strateji öneriyor.

Buna göre;

1-Türkiye ile Suriye arasında Suriye’nin toprak bütünlüğü ve sığınmacıların geri dönüşü hususunda müzakere ve iş birliği süreci başlatılacak.

2. Türkiye Cumhuriyeti, resen güvenli bölgeyi genişletecek, geçici koruma kapsamındaki Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünü her hal ve şartta sağlanacak.

İYİ Parti, “her hal ve şartta” Suriyelilerin geri dönmesini planladıklarını ve bunun için de makul sürenin üç yıl olduğunu belirtirken, bu tarihi de 1 Eylül 2026 olarak belirledi.

Tamer Yazar