Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

Güney tabip odalarından Akdeniz için acil çağrı

Adana, Adıyaman, Gaziantep-Kilis, Hatay, Kahramanmaraş, Mersin ve Osmaniye tabip odaları, Akdeniz’de giderek artan mikroplastik ve plastik atık kirliliğinin çevre sorunu olmanın ötesinde ciddi bir halk sağlığı krizine dönüştüğünü belirterek yetkili kurumları harekete geçmeye çağırdı.

Adana, Adıyaman, Gaziantep-Kilis, Hatay, Kahramanmaraş, Mersin ve Osmaniye tabip odaları,

Güney bölgesindeki tabip odaları tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Akdeniz kıyılarında hızla artan mikroplastik yoğunluğu ve kontrolsüz plastik atık yükünün deniz ekosistemini, tarımı, balıkçılığı, gıda güvenliğini ve insan sağlığını tehdit ettiği vurgulandı.

Açıklamada, yarı kapalı yapısı nedeniyle plastik atıkların Akdeniz’de uzun süre kaldığı ve biriktiği belirtilerek, “Bu konu acildir ve doğrudan bir halk sağlığı krizidir. Akdeniz’in, gıdamızın ve bölge halkının sağlığını korumak hepimizin ortak sorumluluğudur” ifadelerine yer verildi. Adana, Adıyaman, K.Maraş, Hatay, G.Antep-Kilis,Mersin ve Osmaniye Tabip Odaları tarafından yapılan açıklamada büyüyen tehlikeye dikkat çekildi.

“Mikroplastikler organlara kadar ulaşıyor”

Tabip odaları, 5 milimetreden küçük mikroplastikler ile hücresel zarları aşabilen nanoplastiklerin yalnızca çevresel bir kirlilik olmadığını bildirdi.

Deniz ürünleri, tarımsal ürünler, sofra tuzu, içme suyu ve solunan hava aracılığıyla insan vücuduna girebildiği belirtilen mikroplastiklerin beyin, akciğer, karaciğer, böbrek, kemik iliği ve plasentada tespit edildiği ifade edildi.

Açıklamada, son yıllarda yapılan araştırmalarda damar plaklarında saptanan mikroplastiklerin kalp krizi, inme ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskindeki artışla ilişkili olabileceğine işaret edildiği kaydedildi.

Çocuklar ve gebeler için uyarı

Plastiklerin yapısında bulunan ya da çevreden emilen fitalatlar, Bisfenol A, kalıcı organik kirleticiler ve ağır metallerin hormon sistemini bozabileceği, bağışıklık sistemini baskılayabileceği ve üreme sağlığını olumsuz etkileyebileceği belirtildi.

Bu maddelerin özellikle çocuklar, gebeler ve kırılgan gruplar üzerinde daha büyük risk oluşturduğuna dikkat çekilen açıklamada, mikroplastik kirliliğinin gelecek kuşakları da etkileyebilecek önemli bir halk sağlığı tehdidi olduğu vurgulandı.

“Geri dönüşüm adı altında atık ithalatı yapılıyor”

Ortak açıklamada, Türkiye’nin Çin’in plastik atık ithalatını durdurmasının ardından gelişmiş ülkelerin plastik atıkları için önemli hedeflerden biri hâline geldiği savunuldu.

İthal edilen plastik atıkların önemli bir bölümünün geri dönüştürülemediği belirtilerek, özellikle Çukurova Havzası’nda tarım arazileri, su kaynakları ve dezavantajlı mahallelerin çevresinde yoğunlaşan atıkların ciddi çevresel adaletsizlik oluşturduğu ifade edildi.

Kontrolsüz depolama ve yakma işlemleri sonucu ortaya çıkan toksik maddelerin solunum yolu hastalıkları, kanser ve çeşitli kronik hastalıkların yükünü artırdığı kaydedildi.

Atık işçilerinin sağlığı da tehlikede

Plastik atık toplayıcıları ve geri dönüşüm tesislerinde çalışan işçilerin de ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekildi.

Özellikle kayıt dışı çalışanlar, göçmenler ve çocukların koruyucu ekipman olmadan toksik maddelere maruz kaldığı belirtilen açıklamada, “Plastikten elde edilen ekonomik kazanç endüstriye kalırken sağlık, iş güvenliği ve çevre maliyeti çalışanlara, bölge halkına ve gelecek kuşaklara yüklenmektedir” denildi.

Altı maddelik acil talep

Tabip odaları, ilgili bakanlıkları, bölge valiliklerini, milletvekillerini, belediyeleri, üniversiteleri, meslek odalarını, sendikaları ve sanayi kuruluşlarını göreve çağırarak şu talepleri sıraladı:

Plastik atık ithalatının derhal yasaklanması, su, toprak, deniz canlıları ve gıdalarda düzenli mikroplastik ölçümlerinin yapılması, insanlardaki maruziyeti takip edecek biyo-izleme programlarının oluşturulması, geri dönüşüm sektöründe iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz uygulanması, okullar ve kamu kurumlarında tek kullanımlık plastiklerin kademeli olarak kaldırılması, halk sağlığı erken uyarı sisteminin kurulması ve Doğu Akdeniz Bölgesel Mikroplastik Eylem Planı’nın hazırlanması istendi.

“Yarın çok geç olabilir”

Ortak açıklamada hiçbir kurumun sorumluluktan kaçamayacağı belirtilerek, bilimsel araştırmaların geliştirilmesi, düzenli denetimlerin yapılması ve koruyucu halk sağlığı politikalarının uygulanmasının devletin temel görevleri arasında olduğu ifade edildi.

Açıklama, “Bugün korunamayan Akdeniz, yarının sağlıksız toplumunu oluşturacaktır. Akdeniz ortak mirasımızdır. Yarın çok geç olabilir. Akdeniz’i ve sağlığımızı korumak için bugün harekete geçelim” çağrısıyla sona erdi.