Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

HAMOK’tan Defne’ye hastane yeri görüşü:

Planlama İlkeleri, Ulaşım Ağı

Planlama İlkeleri, Ulaşım Ağı ve Afet Riski Kriterlerine Göre…

Kısa adı HAMOK olan, Hatay Akademik Meslek Odaları Koordinasyon Kurulu açıklamasında, ilimiz Defne ilçesine yaptırılacak olan devlet hastanesi için yerin belirlenmesinde planlama ilkeleri, ulaşım ağı ile afet riski kriterlerinin esas olması gerektiği belirtildi.

HAMOK Dönem Sözcüsü Yahya Hamurcu, Kurul’un bildirisini şöyle açıkladı:

“Defne halkının; ulaşmakta zorlanmayacağı, tetkik sonuçları için hastane içinde saatlerce beklemek zorunda olmayacağı, başka hastanelere gitmek zorunda kalmayacağı, acil vakalarda zaman kaybına yol açmayacak bir yerde, kaliteli ve yüksek kapasiteli bir ortamda sağlık hizmeti almaya hakkı vardır. Bu nedenlerle, yapılacak hastanenin; İlçe merkezinde olması, ulaşımının kolay olması, her branştan hekimin çalışmasına olanaklı olması, Tetkik ve görüntülemelerin yerinde yapılabileceği, en az 250 yatak kapasiteli bir hastane olması şarttır.

Bildiğiniz üzere ilimiz, çok yüksek deprem riski barındıran ve birden fazla fay hattı geçen bir yerleşim birimidir. Şehrimizin deprem gerçeği yanında, Antakya ve Defne ilçelerimizden de geçen, yaşam alanlarını adeta ikiye bölen Asi Nehrimiz ve Asi Nehrimizin üstünde her iki yakayı birbirine bağlayan köprülerimiz var. Olası ve beklenen yıkıcı bir deprem veya afette mevcut köprülerimizin hasar görmesi, hatta yıkılması oldukça yüksek bir ihtimaldir. Her iki ilçemizde de hastanelerin büyük çoğunluğu ilçelerimizin batı yakasında bulunmakta iken, doğu yakasında sadece bir adet özel doğum hastanesi bulunmaktadır. Yıkıcı bir deprem olması durumunda, iki yakayı birbirine bağlayan köprülerin zarar görmesi ile Asi Nehri’nin doğu yakasında olan halkımızın hayati bir gereksinimi ve ihtiyacı olan sağlık hizmetinden yoksun kalacağı aşikardır.

Son günlerde basınımıza yansıyan bazı görüşler çerçevesinde, Defne ilçe hastanesinin, Turunçlu Arıtma Tesisi’nin yerine yapılması önerisinin gündeme taşındığını görüyoruz. Ancak bu önerinin; planlama ilkeleri, ulaşım ağı, Asi Nehri gibi kriterlerle, bilimsel-şehircilik ilkelerini göz ardı ederek hızlıca ortaya atıldığı aşikardır. Arıtma Tesisi’nin konumu, ulaşım ağı açısından, ilçe hastanesi yoğunluğunu kaldırabilecek bir genişliğe sahip olmamakla beraber, acil durumlar için ulaşımı kolay bir nokta da değildir ve kentin ana arterleri ile bağlantısı yoktur. Arıtma Tesisi’nin bulunduğu alan, Asi Nehri’nin taşkın alanı içindedir. Hastane gibi, her tür afette hizmet vermesi zaruri olan bir yapının afet riski olan bir alanda yapılması düşünülemez. Arıtma Tesisi’nin mevcut rezerv bir alan olarak görülmesi, her tür hizmete uygun olduğu sonucunu doğurmaz. Bu sebeple, Arıtma Tesisi’nin ancak park alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bunun da Defne ilçesi için zaruri bir ihtiyaç olduğunu daha önce birçok kez kamuoyu ile paylaşmıştık.

Defne ilçesinin 1/5000 ölçekli İmar Planı hazırlanmış, buna paralel hazırlanan 1/1000 İmar Planı da bugünlerde bitme aşamasındadır. Üzülerek ifade etmek gerekir ki, bu planların içinde sağlık hizmeti ile ilgili hiçbir planlama yapılmamıştır. Bu sebepledir ki, boş olduğu düşünülen her alan, öneri olarak öne atılmaktadır. Planlama ilkeleri doğrultusunda, ilçenin bütünü üzerinden çalışma yapılarak, ‘eğer gerekli ise kamulaştırma yöntemi kullanılarak’ çözüm üretilmesi gerekmektedir.

Yapılmasını desteklediğimiz Defne Devlet Hastanesi’nin yer seçimi konusunda; imar planları, ulaşım planları, nüfus yoğunluğu ve hedef nüfus projeksiyonu çerçevesinde değerlendirme yapılacağını beklemekle beraber, şehrimizin deprem gerçeğinin de en önemli kriter olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle Defne Devlet Hastanesi’nin, Asi Nehri’nin doğu yakasında yapılmasının afet riski açısından uygun olacağını kamuoyu ve ilgili tüm kurumlarla bir kez daha paylaşmakla beraber, HAMOK bileşeni bütün Meslek Odaları olarak, bu konuda katkı vermeye hazır olduğumuzu da vurgulamak isteriz.” -Haber/Cemil Yıldız-