Hatay Dahil 67 ilde, 1763 evli çift üzerinde!

Hatay Dahil 67 ilde, 1763 evli çift üzerinde!

Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Akademisyenlerince yapılan son araştırmada, evden çalışma koşullarının evli çiftler üzerindeki etkisi ele alındı. Hatay dahil 67 ilde yapılan araştırmada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde evden çalışma koşullarının, evli çiftlerin ilişkilerini olumsuz etkilediği sonucuna ulaşıldı.

Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Dilmaç ve ekibi tarafından 7 bölge, 67 il ve 1713 evli çift üzerinde yapılan araştırmada, salgın sürecinde esnek çalışma şartları altında evde çalışanların, dışarıda çalışanlara göre evlilik ilişkilerinde ve doyumlarında azalma olduğu ortaya çıktı.
Araştırmada, evdeki oda sayısı kriteri de dikkat çekerken, evlerinde daha çok oda bulunan kişilerin kendilerini diğer aile bireylerinden izole ettiği, bu nedenle de koronavirüs korku ve kaygısının azaldığı belirtildi. Pandemi sürecinde sosyal medya kullanan evli bireylerin, koronavirüs korkusu ve kaygılarının da arttığı tespit edildi.
-KORKU, KAYGI-
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Bülent Dilmaç, Dr. Ali Karababa, Araştırma Görevlileri Dr. Tolga Seki ve Zeynep Şimşir ile yüksek lisans öğrencisi Furkan Kurnaz tarafından yürütülen araştırmada, salgın sürecinde esnek çalışma şartları altında evde çalışanların, dışarıda çalışanlara göre evlilik ilişkilerinde ve doyumlarında azalma olduğu ortaya çıktı. Pandeminin yarattığı korku ve kaygıların, evli bireylerde, eşler arasındaki evlilik doyumlarının üzerindeki etkisini ölçmeyi hedefleyen araştırmayı 7 bölgede 67 ilde gerçekleştirdiklerini belirten Prof. Dr. Bülent Dilmaç, şunları söyledi:
“7 bölgede, 67 ilde, bin 713 evli birey üzerinde bu çalışmayı yaptık. Çok farklı bulgular ve sonuçlar var. Kişinin sahip olduğu hobiden tutun da, 31 ildeki kısıtlamaya kadar, evdeki oda sayısına kadar, çok çeşitli değişkenler bağlamında bu araştırma sürecinde bunların etkisine baktık.
Koronavirüs korkusu ve kaygısı yaşayanların, evlilik doyumlarında düşük bir süreç yaşadıklarını, evlilik doyumlarının da düşük olduğunu gördük. Cinsiyet bağlamında baktığımızda da, kadınların koronavirüs korkusu ve kaygısı bu bağlamda daha yüksek. Yüksek olmasından dolayı da, evlilik ilişkilerindeki doyumda da azalmalar meydana geldiğini gördük.
Koronavirüs korkusu ve kaygısı yaşayan bireylerin empatik düzeylerine baktığımız zaman, orada da empati düzeyi yüksek olan, birbirini anlayabilen, karşısındakileri anladığını ifade edebilen insanların ilişkilerinde daha yüksek düzeyde bir ilişki olduğu bulguları ortaya çıktı.”
-AZALMA!-
Pandemi sürecinde evde çalışan bireylerin, evlilik ilişkilerinde doyumlarında bir azalma olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Dilmaç, “Pandemi sürecinde, ülkemizde, 1 Haziran tarihine kadar esnek çalışma saatleri mevcuttu. Çalışma saatlerinin çoğunluğunu evde geçirmiştik. ‘Evde çalışanların mutluluk düzeyleri nedir’ diye sorduk. Evde uzun süre çalışanların, evde iş yürütenlerin ve pandemi sürecinde dışarda çalışanların oranına baktığımız zaman, evde çalışanların evlilik ilişkilerinde ve doyumlarında bir azalma gördük. Bu, ciddi bir bulgu. Çünkü kısıtlı bir mekan. Kısıtlı bir mekanda yoğun bir zaman geçiriliyor. Bu zaman sürecinde de baktığımız zaman, ilişkilerde ilerleyen zamanlarda doyumda bir düşme meydana geldiğini gördük” diye konuştu.
-ODA SAYISI!-
Evdeki oda sayısının fazlalığının da koronavirüs korku ve kaygısını azalttığını belirten Prof. Dr. Dilmaç, “Evdeki oda sayılarına baktık. Sosyal izolasyonla ilgili oda sayısı arttıkça, korku ve kaygıda bir azalma meydana geliyor. Bunun nedeni de, pandemi semptomları görülmeye başladığı andan itibaren kişinin odasında kendisini izole edebil-mesi. 14 gün boyunca kendi bir odada yaşamını sürdürüp, karantinaya giriyor. Bu aşamada da korku ve kaygının da azaldığını gördük” şeklinde konuştu.
-SOSYAL MEDYA-
Araştırmada, sosyal medya kullanan evli bireylerin koronavirüs korku ve kaygısının arttığı da ortaya çıktı. Dilmaç, “Sosyal medya kullanan evli bireylerin, koronavirüs korkusu ve kaygılarının arttığını gördük. Buna bağlı olarak da, evlilik ilişkilerinde doyumlarının ve mutluluk düzeylerinin azaldığını gördük. Evlilik sürecinde ilk 5 yıl evliliklerini yaşayanların evlilik doyumlarının yüksek olduğunu, ama ilerleyen aşamalarda zamanla evlilik doyumlarında biraz azalmalar meydana geldiğini gördük” dedi.
-KİTAP OKUMAK!-
Prof. Dr. Bülent Dilmaç, kitap okumanın, koronavirüs korku ve kaygısında azalma meydana getirdiğini belirterek, “Evde kitap okuyanların koronavirüs korkusu ve kaygısında bir azalma meydana geldiğini, buna bağlı olarak da, evlilik ilişki düzeylerinde artış olduğunu gördük. Çünkü kitap okumayla birlikte, kişi, kendisini koronavirüsle ilgili korku ve kaygıdan uzak tutmakta. Uzak tuttuğu zamanda, bu süreç, aile içi ilişkilerine, eşle olan ilişkilerine yansıdığı için, orada bir artışın olduğunu gördük. Çünkü kişi, o süreçten artık kendisini alıkoyuyor” diye konuştu.
Araştırmada, hobisi olan kişilerin, koronavirüs korkusunda ve kaygısında bir azalmanın meydana geldiği, bunun da aile ilişkilerindeki doyumu artırdığı da belirtildi.-Tamer Yazar-