ABD’li analist Michael Rubin, son yazısında Türkiye’ye dönük cümlelerini süslemeye gerek duymadan açıkça şunu söylüyor:
“Türkiye emperyalist değilse Hatay’ı geri versin.”
Bu cümle, bir görüş değil; tarih bilmezliğin, bölgeyi tanımamanın ve en önemlisi Türk milletinin hafızasını küçümsemenin ürünüdür.
Hatay, herhangi bir toprak parçası değildir. Hatay, 1939 yılında halkının iradesiyle, sandıkla ve uluslararası hukuk çerçevesinde Anavatana katılmış Türk yurdudur. Bu gerçek ne Washington’daki masa başlarında, ne de köşe yazılarında değişir. Hatay meselesi kapanmıştır; hem de Türk milletinin kararıyla.
Kaldı ki mesele “geri verme” ise, burada konuşması gereken Rubin ya da benzeri isimler değildir.
Herkes susar, Türk milleti konuşur.
Çünkü “geri verme” başlığı açılacaksa, bu defter tek sayfadan ibaret değildir.
ABD’ye verilen askerî üsler, stratejik kolaylıklar, ticari imtiyazlar, on yıllara yayılan müttefiklik yükümlülükleri masaya konur. Geri alma mı konuşulacak, geri verme mi? O zaman bu başlıklar da konuşulur.
Ayrıca Türkiye sınırları dışında, tarihin ve coğrafyanın bize hatırlattığı Musul’dan Kerkük’e uzanan bir hafıza vardır. Bugün Türkiye’nin istemediği değil, istemeyi ertelediği çok şey vardır. Bu da not olarak bir yerde durur.
Bölgeye biraz daha yakından bakalım.
2011 yılına kadar Türkiye ve yakın coğrafyamız görece bir huzur içindeydi. Suriye’de, Irak’ta, bölgemizde yaşanan büyük kırılmanın adresi bellidir. ABD merkezli stratejiler, IŞİD gibi karanlık yapıları, PYD/PKK gibi terör örgütlerini sahaya süren fırsat alanlarını oluşturdu. Bu örgütler bölgenin fay hatlarını kaşıdı, etnik ve mezhepsel gerilimleri derinleştirdi.
Bugün Ortadoğu’da bozulan düzenin faturası Türkiye’ye kesilemez.
Aksine, Türkiye’nin ABD’den alacağı huzur vardır.
Dolayısıyla Michael Rubin ve benzeri isimler şunu iyi bilmeli:
Hatay üzerinden Türkiye’ye ayar vermek, akademik cesaret değil, siyasi küstahlıktır.
Kimse Türk tarihini paranteze alarak konuşamaz. Kimse bu millete, kendi toprağı üzerinden “geri ver” dili kuramaz.
Bu topraklar pazarlık konusu değildir.
Bu millet, tarihini başkalarının cümlelerinden öğrenmez.
Michael Rubin başta olmak üzere, hiç kimse hadsizlik etmesin.