Hatay ve diğer kentlerde

Hatay ve diğer kentlerde

Gençler ne düşünüyor?

‘Gençlikte Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı’ araştırmasına göre, Türkiye’de gençlerin yüzde 83’ü ülkede cinsiyet eşitliği olmadığını düşünürken, yalnızca yüzde 4’ü, siyasi partilerin bu alandaki çalışmalarını yeterli bulunuyor.

Hatay’dan Kars’a, Rize’den Edirne’ye, Diyarbakır’dan Ankara’ya, Türkiye’nin 81 ilinden ve 28 ülkeden 18-35 yaş aralığındaki gençlerin katılımıyla gerçekleşen “Gençlikte Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı” araştırması, dikkati çeken tespitleriyle önceki gün paylaşıldı.

Yanındayız Derneği adına Evrim Kuran Danışmanlık tarafından yürütülen, 16 Şubat- 4 Nisan 2022 tarihleri arasında, web tabanlı anket aracılığıyla yapılan ve toplamda 12.925 kişinin katıldığı araştırma, Türkiye’de bu alanda yapılan en kapsamlı ve en geniş katılımlı araştırma olması açısından da büyük önem taşıyor. Araştırmaya göre, gençlerin yüzde 87’si, kadın ve erkeğin her alanda eşit olmadığını düşünüyor. Bu oran, erkeklerde yüzde 72, kadınlarda yüzde 87 diğer toplumsal cinsiyetlerde ise yüzde 84.

Araştırmanın öne çıkan bulgularından bazıları şöyle

-AYRIMCILIK!-

* Gençlerin yüzde 70’i, yaşamları boyunca en az bir kez cinsiyetinden dolayı ayrımcılığa uğruyor. Genç kadınların yüzde 82’si, erkeklerin yüzde 40’ı cinsiyetlerinden dolayı ayrımcılığa uğruyor.

* Gençlerin yüzde 54’ü, cinsiyetinden dolayı ayrımcılıkla karşılaştığında yeterli tepkiyi gösterebiliyor.

* Kadınlar, yüzde 87 oranında şiddete uğruyor. Erkeklerde yüzde 70 olan bu oran, diğer toplumsal cinsiyetlerde yüzde 82.

-PSİKOLOJİK ŞİDDET-

* Gençlerin yüzde 88’i psikolojik şiddet, yüzde 48’i dijital şiddet, yüzde 43’ü ekonomik şiddet, yüzde 31’i fiziksel şiddet, yüzde 22’si cinsel şiddet mağduru.

* Genç kadınların yüzde 40’ı, erkeklerin yüzde 25’i flört şiddetine uğrarken, bu oran, diğer toplumsal cinsiyetlerde yüzde 47’ye kadar yükseliyor. Gençlerin yüzde 91’i, partnerlerinin kendilerini cinsel ilişkiye zorlamalarını şiddet olarak görüyor. Kadınların yüzde 98’i, erkeklerin ise yüzde 73’ü, diğer toplumsal cinsiyetlerin yüzde 89’u, bu ifadeye katılıyor.

* Gençlerin yüzde 77’si, partnerlerinin, kendilerini giyiminden dolayı kısıtlamasını şiddet olarak görüyor. Genç kadınların yüzde 85’i, diğer toplumsal cinsiyetlerin yüzde 81’i ve erkeklerin yüzde 56’sı, giyiminden dolayı kısıtlanmayı bir şiddet türü olarak algılıyor.

* Bununla birlikte, kıskançlık da bir şiddet türü olarak algılanmıyor. Gençlerin sadece yüzde 27’si kıskanılmayı şiddet olarak görüyor.

-DİJİTAL ŞİDDET-

* Gençlerin yüzde 61’i, partnerlerinin sosyal medya hesaplarının şifrelerini istemesini şiddet olarak görüyor. Kadınların yüzde 68’i, erkeklerin yüzde 46’sı, bunu bir şiddet türü olarak algılıyor.

* Gençlerin yalnızca yüzde 6’sı, kadınların tam anlamıyla eşitliğe ulaşmasında erkeklerin desteğini yeterli buluyor. Erkeklerin yüzde 10’u, kadınların sadece yüzde 4’ü bu desteği yeterli buluyor.

* Gençler, yüzde 25 oranıyla, en fazla sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını yeterli buluyor. Gençlerin yalnızca yüzde 4’ü, siyasi partilerin bu alandaki çalışmalarını yeterli bulunuyor. Türkiye’den göç eden gençler, Türkiye’de yaşayan gençlere göre, kurumların çalışmalarını daha yetersiz buluyor.

* Araştırma, 18- 35 yaş aralığındaki bireylerin, İstanbul Sözleşmesi’nin kapsamıyla ilgili yeterince bilgi sahibi olmadığını da gösteriyor. Sözleşme hakkında bilgisi olduğunu ifade edenlerin oranı ise yüzde 48’de kalıyor.

Tamer Yazar