Kırıkhan ilçesine bağlı Özkızılkaya Mahallesi’nde hayvancılık yapan üretici Abdurrahman Kurt, sabah saatlerinde büyükbaş hayvanlarını kontrol ettiği sırada ağızlarından köpük geldiğini fark etti. Durumdan şüphelenen Kurt, veteriner hekimlerden yardım istedi. Yapılan kontrollerin ardından şap hastalığından şüphelenilmesi üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne bilgi verildi.
Bölgeye gelen ekiplerin hayvanlardan aldığı numunelerin incelenmesi sonucunda SAT-1 tipi şap hastalığı tespit edildi. Hastalığın yayılmasını engellemek amacıyla Hatay Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Komisyonu tarafından tedbirler alınırken, Antakya’daki Üzümdalı Hayvan Pazarı’nın faaliyetleri ikinci bir emre kadar durduruldu. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin karantina bölgesindeki aşılama çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.

Üç inek ve iki buzağı telef oldu
Hastalık nedeniyle üç ineğini ve iki buzağısını kaybettiğini belirten yetiştirici Abdurrahman Kurt, hayvancılığın ailesinin tek geçim kaynağı olduğunu söyledi. Hayvanlarını kurtarmak için veterinerlerden yardım aldıklarını ve kendi imkânlarıyla mücadele ettiklerini anlatan Kurt, yaşadıkları sürecin kendileri açısından ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Kurt, “İmkânlarımız yettiğince hayvancılık yapıyoruz. Bu hayvanlar bizim tek geçim kaynağımız, başka hiçbir gelirimiz yok. Sabah kalktığımızda hayvanların hepsinin ağzından köpük geldiğini gördük. Üç veteriner çağırdık. Şap hastalığı olduğunu söylediler. Antibiyotik, ilaç, elimizden gelen her şeyi yaptık. İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri de geldi. Hayvanlarımızda şap hastalığı olduğunu söylediler” dedi.
Hayvanlarını yaşatabilmek için ellerinden geleni yaptıklarını dile getiren Kurt, “Ayakta kalan kaldı, kaybettiklerimizi de kaybettik. Videolarımız da var, her şey ortada. Gerçekten çok kötü durumdayız. Üç ineğimiz ve iki buzağımız telef oldu” ifadelerini kullandı.

“Geçim kaynağımız hayvancılık”
Aynı hastalık nedeniyle iki büyükbaş hayvanını kaybeden yetiştirici Süleyman Cılbak da yaşadığı ekonomik ve psikolojik zorlukları anlattı. Çocukluk yıllarından bu yana hayvancılıkla uğraştığını belirten Cılbak, hastalığın ilk belirtilerini fark ettiğinde durumun ciddiyetini anlayamadığını söyledi.
Yaklaşık 30-40 hayvanının bulunduğunu ifade eden Cılbak, ilk günlerde hayvanlarının ağız hareketlerinde farklılık gördüğünü ancak bunun şap hastalığından kaynaklandığını bilmediğini belirtti. Üç gün sonra hastalıktan şüphelendiğini anlatan Cılbak, hayvanlarının durumu ağırlaşınca ilaç alarak müdahale etmeye çalıştığını kaydetti.
Cılbak, “Benim 30-40 tane hayvanım var. Küçüklükten beri bu işi yapıyorum. Geçim kaynağımız da bu. Burada hayvancılık yaparak yaşayıp gidiyoruz. İlk günlerde hayvanların ağzında geveleme vardı ama şap hastalığı olduğunu bilmiyordum. Üç gün sonra fark ettim. Zaten arkadaşımın da başına gelmişti. Fark edince ilaç aldım. İkinci ve üçüncü gün de hayvanlarımın durumu kötüleşince onlara müdahale etmeye çalıştım” diye konuştu.

Yaşadığı sıkıntının geçimini doğrudan etkilediğini vurgulayan Cılbak, “Başımıza böyle şeyler geldi. Bizim geçim kaynağımız hayvancılık. Yaşadığımız sıkıntıları bir ben biliyorum, bir de Allah biliyor. Bir haftadır yaşadığım sıkıntıya bakın. Sıkıntıdan dudaklarım hep patladı. Allah kimseyi böyle bir duruma düşürmesin. İki hayvanım öldü; biri düve, diğeri buzağı” dedi.
Üreticiler destek bekliyor
SAT-1 tipi şap hastalığı nedeniyle hayvan kayıpları yaşayan yetiştiriciler, geçim kaynaklarının zarar gördüğünü belirterek destek beklentilerini dile getiriyor. Bölgede hastalığın yayılmasını önlemeye yönelik karantina ve aşılama çalışmaları sürerken, hayvan pazarlarına getirilen geçici kısıtlamanın da hayvan hareketlerini sınırlandırması bekleniyor.
Yetkililerin hastalığın kontrol altına alınmasına yönelik çalışmaları devam ederken, hayvanlarını kaybeden üreticilerin uğradıkları zararın nasıl karşılanacağına ilişkin beklentileri sürüyor.