Proje sahasında incelemelerde bulunan Prof. Dr. Eren, yürütülen faaliyetler hakkında proje ekibinden bilgi aldı.
Bölgenin önemli sulak alanları arasında yer alan Asi Nehri ve Kırıkhan Gölbaşı Gölü’nde son yıllarda hızla yayılan su sümbülü (Eichhornia crassipes), dünyanın en istilacı sucul bitki türleri arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre yoğun çoğalma özelliğine sahip olan bitki, su yüzeyini kaplayarak güneş ışığının suya ulaşmasını engelliyor, çözünmüş oksijen seviyelerini düşürüyor ve su ekosistemini olumsuz etkiliyor.
Su sümbülünün balık popülasyonlarında azalmaya, biyolojik çeşitlilik kaybına ve su kalitesinde bozulmaya yol açtığı belirtilirken, sulama kanallarında tıkanmalara neden olarak taşkın riskini de artırdığı ifade ediliyor. Bitkinin küçük parçalarının dahi yeniden köklenebilmesi ise mücadeleyi güçleştiren unsurlar arasında yer alıyor.
Çevresel sorun ekonomik değere dönüştürülüyor
Asi Nehri aracılığıyla Akdeniz havzasına kadar yayılma potansiyeline sahip istilacı türün kontrol altına alınması amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında, su sümbüllerinin fiziksel yöntemlerle toplanması ve geri dönüşüm yoluyla değerlendirilmesi hedefleniyor.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinin bilimsel katkı sunduğu projede, sudan uzaklaştırılan bitkinin farklı bölümleri çeşitli alanlarda kullanılıyor. Toplanan su sümbüllerinin sapları kurutularak el sanatları ve dekoratif ürünlerin üretiminde değerlendirilirken, bu faaliyetler sayesinde kırsal bölgelerde yaşayan kadınlara yeni gelir kaynakları oluşturuluyor.
Proje kapsamında istihdam edilen kadınların üretim sürecine katılmasıyla hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli katkılar sağlanması amaçlanıyor.
Bilimsel çalışmalarla yeni kullanım alanları araştırılıyor
Bitkinin kök kısmı organik madde bakımından zengin yapısı nedeniyle kompost üretiminde kullanılırken, yaprak ve yeşil aksamı ise hayvan yemi olarak değerlendirilebilme potansiyelinin araştırılması amacıyla silaj üretiminde kullanılıyor.
Üniversite araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmalarda, su sümbülünden elde edilen silajların yem kalitesi, fermantasyon özellikleri ve hayvan beslemedeki verimliliği bilimsel yöntemlerle inceleniyor. Böylece çevresel bir sorunun tarımsal ve ekonomik faydaya dönüştürülmesi hedefleniyor.
Rektör Eren: Üniversiteler toplumsal sorunlara çözüm üretmeli
İncelemeler sırasında değerlendirmelerde bulunan HMKÜ Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleri yürütmekle kalmaması gerektiğini belirterek, bölgesel sorunlara bilimsel çözümler geliştirme sorumluluğu taşıdıklarını ifade etti.
Eren, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinin çevresel sürdürülebilirlik, doğal kaynakların korunması ve kırsal kalkınma alanlarında yürütülen projelere destek vermeyi sürdüreceğini kaydetti.
Çevrenin korunması, kadın istihdamının artırılması, yerel ekonominin desteklenmesi ve sürdürülebilir üretimin teşvik edilmesini amaçlayan proje, istilacı türlerle mücadelede örnek uygulamalar arasında gösteriliyor. Projenin, doğal kaynakların korunması ve yerel kalkınmanın desteklenmesi açısından farklı bölgelere de model oluşturabileceği değerlendiriliyor.