“Bedelini canlarımızla ödedik”
Tutdere, Türkiye’nin depreme hazırlıksız yakalandığını açık bir dille ifade etti:
“6 Şubat bize çok ağır bir ders verdi. Bu ülke depreme hazır değildi. Arama kurtarma ekiplerinin gecikmesi ve koordinasyondaki aksaklıklar; bunların bedelini canlarımızla ödedik.”
Bu sözleriyle afet yönetiminde yapısal eksikliklere dikkat çeken Tutdere, çözüm olarak ayrı bir Deprem ve Doğal Afet Bakanlığı kurulması gerektiğini savundu.
Uluslararası dayanışma vurgusu
Konferansta geniş bir uluslararası katılım olduğuna dikkat çeken Tutdere, afetlerin küresel bir gerçeklik olduğunun altını çizdi:
“Bugün bizim yaşadığımız acı, yarın başka bir coğrafyanın gerçeği olabilir.”
Bu ifadelerle afetlere karşı uluslararası iş birliğinin önemine vurgu yaptı.
Adıyaman’da dev altyapı hamlesi
Tutdere, konuşmasında Adıyaman’daki yeniden yapılanma sürecine de değindi. Kentte 700 kilometrelik içme suyu hattının yenilendiğini açıklayan Tutdere, hedeflerinin depreme dirençli bir şehir inşa etmek olduğunu söyledi.
Belediyenin halen konteynerlerde hizmet verdiğini belirten Tutdere, tüm zorluklara rağmen çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
“Bu bir vicdan meselesi”
Deprem bölgesindeki ekonomik tabloya da değinen Tutdere, işsizlik sorununa dikkat çekti:
“Gençlerimiz ‘asgari ücretle de olsa iş’ istiyor ama biz cevap veremiyoruz. Bu sadece ekonomik değil, bu bir vicdan meselesi.”
Bu sözler, deprem sonrası sosyal ve ekonomik yaraların hâlâ derinliğini koruduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Ortak acı, ortak mücadele
Hatay ve Adıyaman’ın benzer acılar yaşadığını hatırlatan Tutdere, dayanışma mesajıyla konuşmasını tamamladı:
“Bu topraklar tarifsiz bir acıya tanıklık etti. Ama bu felaketlerin altından ancak omuz omuza vererek kalkabiliriz.”
Konuşmasının sonunda uluslararası temsilcileri Adıyaman’daki yeniden inşa sürecini yerinde görmeye davet etti.