Hatay Valiliği’nin koordinasyonunda; Hatay Büyükşehir Belediyesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ve İskenderun Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Krizden Kalkınmaya; Afet Yönetiminde Hatay Modeli ve Gelecek Stratejileri Panel ve Çalıştay Programı” kapsamında 3. gün “Sivil Toplum ve Gönüllülük” oturumu gerçekleştirildi.
Prof. Dr. İbrahim Halil Çerçi moderatörlüğünde yapılan oturumda; Ahbap Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Levent, Sadaka Taşı Derneği Genel Başkanı Kemal Özdal, Fetih Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Bulat, İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Fehmi Bülent Yıldırım ve ANDA Derneği Başkanı Okan Tosun, afet yönetiminde sivil toplum kuruluşlarının rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Oturumda 6 Şubat depremleri ve sonrasında yürütülen gönüllülük faaliyetleri, sahadaki koordinasyon süreçleri ve sivil toplumun kriz anlarındaki hızlı refleksi ele alındı. Katılımcılar, afet yönetiminde STK’ların yalnızca destekleyici değil, aynı zamanda sürecin aktif ve belirleyici aktörleri olduğuna dikkat çekti.
Haluk Levent, HMKÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Dr. Zehra Güngördü’nün gönüllülük üzerine yönelttiği soruya yanıt vererek kahramanlık ve gönüllülük algısına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Levent, kahramanlık kavramının bireyin yetiştiği çevre ve değer dünyasıyla şekillendiğini belirterek, “Bu benimle ilgili bir şey değil. Nasıl yetiştiriliyorsanız, çevreniz neyle meşgulse ya da kahramanlarınız kimse onunla ilgilidir. Ama gerçek hayat çoğu zaman böyle değil” dedi.
Toplumda kahramanlık algısının yeniden düşünülmesi gerektiğini ifade eden Levent, diziler ve popüler kültür figürleri yerine insanların çevrelerinde gördükleri gerçek yaşam örneklerini model alması gerektiğini vurguladı. Kendi hayatından örnek veren Levent, “Benim kahramanım kuzenimdi. Tıp okuyordu ve öğrenciyken bile yoksul çocukların evlerine giderek dayanışma gösterirdi. Ben de ortaokul-lise dönemimde onun peşinden gittim” ifadelerini kullandı.

Gönüllülüğün yalnızca başkalarına yardım etmek değil, aynı zamanda insana içsel bir mutluluk kazandıran bir süreç olduğunu dile getiren Levent, “Birine yardım ettiğimizde aslında kendimizi de mutlu ediyoruz. Bunu fark ettim. Bu bir tür içsel tatmin. Mutluluk da insanın en temel arayışı” dedi.
Levent ayrıca yardım faaliyetlerinin bir görev bilinciyle ele alınması gerektiğini belirterek, “Bir çocuğun elinden tutmak, bir eve gitmek sadece yardım değil aynı zamanda bir sorumluluk. Bunu görev gibi görmek gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Oturum, sivil toplum kuruluşlarının afet yönetimindeki deneyimlerinin paylaşılması ve Hatay Modeli çerçevesinde gönüllülük kültürünün güçlendirilmesine yönelik mesajlarla sona erdi.