Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Hatay’ın Dermanı: “Bir arada, İşbirliği” yapmak

Antakya Ticaret ve Sanayi

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası geçtiğimiz hafta Mimar Bünyamin Derman’ın katıldığı ve Antakya Masterplan çalışmasının sunumunu yaptığı önemli bir toplantı organize etti.

ATSO Müşterek Komiteler toplantısına katılan Bünyamin Derman, depremden hemen sonra büyük bir titzlikle hazırladıkları masterplan çalışmasında şehrin tüm dinamikleriyle bir arada olunup, işbirliği yapılmasının önemine işaret etti.

Toplantı sonrası ATSO adına görüşlerine başvurduğumuz Mimar Fuat Büyükaşık, toplantının son derece faydalı olduğunu ifade ederek sunum hakkında kapsamlı bir yorum yazısı kaleme aldı. Mimar Fuat Büyükaşık yorum yazısında “ Şubat depremleri ile büyük yıkım ve acılar yaşadık. Canlarımızı kaybettik. Kentimiz yerle bir oldu.

Çok kültürlü, çok katmanlı 2300 yıllık, dünya tarihinde özgün yeri olan kadim kentimiz depremden önceki son yıllarında şehircilik kıstasları açısından sorunluydu.

Bütünlükten yoksun çok parçalı, kentin verilerine uygun olmayan imar planları, döneme uygun olmayan altyapı sistemleri ile beraber merkezi yönetimlerin defalarca ilan ettikleri imar afları/ imar barışı ile de meşrulaştırılan ve teşvik edilen mühendislik hizmetleri almamış kötü yapı stoku, hem kent içi hem de daha da hayati olan kentimizi dış dünyaya bağlayacak eksik ulaşım yolları, doğal ve turizm potansiyellerinin değerlendirilemediği, dengesiz ekonomi gerçeği ile kentimizin 2030 yılları civarı su yoksunu olma tehlikesi başlıca sayılacak tespitlerdir.

Bütün bunların üzerine gelen yıkım sonucu kentin yeniden canlanması/ kurulması için en baştaki görev kentin planlanmasıdır. Kentin sahip olduğu tüm coğrafi, fiziksel, tarihi ve kültürel değerleri, potansiyelleri bilimin ve sanatın ışığında değerlendirilerek ele alınmalı ve buna göre bir master plan ve buna bağlı imar planları yapılmalıdır.

Depremden sonra iyi niyet çabaları olarak oluşturulmuş çok sayıda girişim oldu. Çok sayıda toplantılar ve çalıştaylar yapıldı.

Depremden kısa süre sonra başladığı bilinen, ÇŞİDB tarafından görevlendirilen Bünyamin Derman, DB Mimarlık Masterplan çalışması dikkat çekti. Kentli mimarlar olarak yakından takip ettik. Masterplan kapsamında uluslararası, ulusal ve yerel uzman kişi ve kurumlarla beraber yürütüldüğü görülen bu çok disiplinli çalışma veri analizleri ve bütünlüklü önerileri ile umut verici. Akarsu yataklarının imardan arındırılıp yeşil alanlara katılması, Amik Gölü’nün yeniden canlandırılması ile beraber su döngüsünün yeniden sağlanması, kent fonksiyonlarının yeniden belirlenmesi, ulaşım ağları, kent merkezinin idari yükten kurtulması için yeni merkezlerin oluşturulması ile beraber trafik ve nüfus yükünün dengeli olması, ada bazlı çözümler ile yatay mimari çözümler getirilmiş.

Masterplan ile bağlantılı kent merkezlerini odağa alan iki çalışmada sona gelinmiş durumda. İlki Riskli Alan ilan edilen tarihi kent için yapılan Koruma Amaçlı İmar Planı, diğer çalışma da mimari projeler dahil bitirilmiş durumda olan ve Antakya kent merkezinin yeni kısmını ayağa kaldıracak ilk rezerv alan ilan edilen planlama.

Planlama süreci titizlikle yürütülen yeni kent merkezi çalışması incelendiğinde insani ölçekte, ada bazlı yapılaşma ile daha yeşil, yürünebilir, sünger, ulaşım önerileri ve sosyal ve kültürel donatılarıyla çağdaş ve gelecek vizyonu barındıran kent imajı görülüyor.

Burada önemli olan her öneri ve işbirliğine açık olunduğu ifade edilmesi ile beraber ilgililerin bunu değerlendirmesidir.

Bize göre bu işbirliği imkanı gözönüne alınarak, şimdi ilan edilen çok parçalı rezerv alanları gibi bir yaklaşımla değil ama devlet gücünün yapılaşmada seferber edildiği, maliyetlerin halka yansıtmadan, bütünlüklü çalışma ile başta Masterplan çalışmasının yasallaşması, bununla bağlantılı da imar planlarının hazırlanıp kentin deprem dirençli, çağdaş tüm potansiyelleri ile beraber ayağa kaldırılmasıdır.

Bunu yaparken kentin tüm bileşenlerinin konularına göre birarada işbirliği ile sürece katılmaları ve adil, yaşam kültürüne sahip çıkan, kentli haklarının korunduğu, kentlinin hiç bir alanda mağdur olmadığı bilakis geleceğini güvence altına alan kararlar ve uygulamalar ile hareket etmektedir.” Görüşlerine yer verdi. -Sinan Seyfittinoğlu-