Hatay’ın Defne ilçesine bağlı Harbiye Mahallesi’nde, yılların eskitemediği bir usta, kentin unutulmaya yüz tutan geleneksel el sanatlarından birini yaşatmak için çalışmaya devam ediyor. 65 yıllık taş oyma ustası İsa Kart, teknolojinin ve seri üretimin yaygınlaştığı günümüzde, hiçbir makineye ihtiyaç duymadan yalnızca el emeğiyle birbirinden özel eserler ortaya çıkarıyor.
Yıllardır aynı yerde, aynı yöntemlerle çalışan Kart, Hatay’a özgü serpantin taşını işleyerek kentin tarihini, kültürünü ve simgelerini gelecek kuşaklara aktarıyor.

65 yıllık emeğin ardında bir ömür var
Taş oymacılığını henüz çocuk yaşlarda bir ustanın yanında öğrenen İsa Kart, hayatının büyük bölümünü bu sanata adadı. Mesleğini yıllar içinde geliştiren Kart, Harbiye’nin doğal zenginliklerini sanatıyla buluşturdu.
Onun için üretimin ilk aşaması atölyede değil, doğada başlıyor. Harbiye’nin dağlarında, tepelerinde ve dere yataklarında bulunan serpantin taşları tek tek toplanıyor. Ardından uygun taşlar seçilerek büyük bir sabırla işlenmeye başlanıyor.
Kimi zaman küçük bir hayvan figürü, kimi zaman tarihî bir eser, kimi zaman da Hatay’ın binlerce yıllık geçmişini simgeleyen bir motif, ustanın ellerinde biçim kazanıyor.

Sıradan bir taş değil: Harbiye’nin serpantin taşı
Halk arasında yılan taşı veya uğur taşı olarak da bilinen serpantin, kendine özgü renkleri ve kolay şekillendirilebilen yapısıyla dikkat çekiyor.
Genellikle yeşilin farklı tonlarında görülen bu doğal taş, gri, sarımsı ve koyu renkli damarlar da taşıyabiliyor. Sertlik derecesinin granit gibi kayaçlara göre daha düşük olması, taşın basit el aletleriyle oyulmasına ve şekillendirilmesine olanak sağlıyor.
İşlendikten sonra yüzeyi pürüzsüzleştirilebilen ve cilalandığında kendine özgü yumuşak bir parlaklık kazanan serpantin, özellikle küçük heykeller, dekoratif objeler ve hediyelik eşyaların yapımında kullanılıyor.
Ancak taşı değerli kılan yalnızca doğal özellikleri değil. Her bir eserin ardında saatler, bazen günler süren bir emek, dikkat ve ustalık bulunuyor.

Ne makine var ne seri üretim: Her eser el emeği
İsa Kart’ın sanatını farklı kılan en önemli özelliklerden biri, taşları geleneksel yöntemlerle işlemesi.
Çekiç, keski, törpü ve bıçak gibi basit el aletleriyle çalışan usta, taşın doğal yapısını bozmadan istediği figürü ortaya çıkarmaya çalışıyor.
Önce taşın biçimine göre yapılacak figür belirleniyor. Ardından kaba yontma işlemiyle temel şekil oluşturuluyor. İnce işçilik aşamasında ise figürün yüz hatları, desenleri ve en küçük ayrıntıları ortaya çıkarılıyor.
Kart’ın eserlerinde Hatay’ın tarihî heykellerinden esinlenen figürler, mitolojik karakterler, hayvan tasvirleri ve kentin kültürel kimliğini yansıtan motifler öne çıkıyor.
Her eser, ustanın yıllar içinde geliştirdiği becerinin ve sabrın izlerini taşıyor.

Depremden sonra da aynı yerde, aynı tutkuyla
6 Şubat 2023 depremleri, Hatay’ın yalnızca binalarına değil, sosyal ve kültürel yaşamına da ağır bir darbe vurdu. Kentin köklü zanaatları ve geleneksel üretim alanları da bu süreçten etkilendi.
Ancak İsa Kart, yaşanan büyük yıkıma rağmen Harbiye’de yıllardır bulunduğu yerde taş işlemeye devam ediyor.

Deprem öncesinde olduğu gibi bugün de eline aldığı taşı çekiç, törpü ve keskiyle şekillendiren usta, mesleğini terk etmeyerek Hatay’ın kültürel devamlılığının dikkat çekici örneklerinden birini oluşturuyor.
Birçok şeyin değiştiği kentte Kart’ın değişmeyen alışkanlığı, doğadan topladığı taşlara emek vererek yeni bir biçim kazandırmak.