Uylaş, “O gece doğru bilgiye ulaşmak, bir hayatta kalma mücadelesine dönüştü” dedi.
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10’uncu yıl dönümü kapsamında Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde “Demokrasi ve Millî İrade” başlıklı söyleşi düzenlendi.
Moderatörlüğünü HMKÜ Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren’in üstlendiği söyleşiye, Antakyalı gazeteci ve Haber Global Ankara Temsilcisi Hasan Uylaş ile gazeteci-yazar Güngör Yavuzaslan konuşmacı olarak katıldı.
Programı Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duruel, il protokolü ile akademik ve idari personel takip etti.
“F-16 Sesleriyle Hareketliliği Anladım”
Rektör Prof. Dr. Veysel Eren’in, 15 Temmuz gecesi Ankara’da ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşananların bir gazetecinin gözünden nasıl göründüğüne ilişkin sorusunu yanıtlayan Hasan Uylaş, o geceyi meslek hayatının en uzun ve zorlu gecesi olarak nitelendirdi.
Uylaş, Ankara’da F-16 seslerini duyduğu ilk andan itibaren olağan dışı bir hareketlilik yaşandığını fark ettiğini belirterek şunları söyledi:
“15 Temmuz gecesi meslek hayatımdaki en uzun ve zorlu geceydi. Ankara’da F-16 seslerini duyduğum ilk andan itibaren bir hareketlilik olduğunu anladım. O gece doğru bilgiye ulaşmanın bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü gördüm.”
Erdoğan’ın Mesajını Ekrana Yansıtma Mücadelesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’ten yaptığı ilk görüntülü açıklamanın WhatsApp grupları üzerinden kendilerine ulaştığı anı anlatan Uylaş, mesajın kısa sürede televizyon ekranlarına taşınması için büyük çaba gösterdiklerini söyledi.
Medyanın o gece millî iradenin sesi olma görevini üstlendiğini vurgulayan Uylaş, darbe girişiminin başladığı noktalardan Genelkurmay Başkanlığı önünde ve daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşananlara tanıklık ettiğini aktardı.
Uylaş, Meclis’in bombalanması ve Başbakanlık makam odasının hedef alınması gibi kritik gelişmeleri de katılımcılarla paylaştı.
FETÖ’nün, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısının ardından vatandaşların sokaklara çıkarak tankların karşısında duracağını ve şehadeti göze alacağını hesap edemediğini dile getirdi.
## “15 Temmuz Üç Mucizeler Gecesiydi”
Söyleşide konuşan gazeteci-yazar Güngör Yavuzaslan ise 15 Temmuz’u “üç mucizeler gecesi” olarak tanımladı.
Yavuzaslan, o gecenin Türkiye’yi darbe girişiminden kurtardığını, paralel devlet yapılanmasının ihanetini ortaya çıkardığını ve ülkenin gelecek yıllarındaki stratejik yönelimini belirlediğini ifade etti.
Televizyonlardan henüz çağrı yapılmadan Anadolu insanının tankların karşısına çıktığını belirten Yavuzaslan, bu direnişi milletin kendi evlatlarını emperyalizmin elinden geri alması olarak değerlendirdi.
“Darbe Başarılı Olsaydı Türkiye Operasyon Yapamazdı”
15 Temmuz’un yalnızca bir iç mesele olmadığını dile getiren Yavuzaslan, darbe girişiminin başarılı olması halinde Türkiye’nin Fırat Kalkanı gibi sınır ötesi operasyonları gerçekleştiremeyeceğini ve Azerbaycan’ın Karabağ zaferine destek veremeyeceğini savundu.
Yavuzaslan, 15 Temmuz’un ekonomik ve stratejik tahribatına rağmen Türkiye’nin savunma sanayiinde dünya çapında bir güç haline geldiğini belirterek, verilen mücadelenin Gazze’deki çocuklardan Balkanlar’daki soydaşlara kadar mazlum coğrafyalara umut olduğunu ifade etti.
