6 Şubat depremlerinde tarihi Uzun Çarşı’daki atölyesini kaybeden Gezer, bugün prefabrik çarşıdaki küçük atölyesinde üretimini sürdürürken haftanın üç günü de kırsal mahallelere giderek vatandaşlara yerinde hizmet veriyor.
Deprem sonrası prefabrik çarşıda yeniden başladı
Bir zamanlar Hatay’da birçok ustanın yaptığı semercilik mesleğinin son temsilcilerinden biri olan Mustafa Gezer’in, Antakya’nın simge noktalarından tarihi Uzun Çarşı’daki atölyesi, depremlerin ardından yürütülen restorasyon ve rekonstrüksiyon çalışmaları kapsamında yıkıldı.

Atölyesini kaybetmesine rağmen mesleğinden vazgeçmeyen Gezer, geçen yıl Haraparası Mahallesi’nde kurulan prefabrik çarşıda yaklaşık 10 metrekarelik yeni iş yerini açarak üretimine kaldığı yerden devam etti.
Haftanın üç günü köy köy dolaşıyor
Atölyesinde semer üretimi ve tamiri yapan Gezer, haftanın üç gününü ise kırsal mahallelerde geçiriyor. Aracı olmayan ya da semerlerini atölyeye getiremeyen vatandaşların ayağına kadar giden usta, yük ve binek hayvanı kullanan üreticilerin mağdur olmaması için yerinde hizmet veriyor.
“Bu meslek benim hayatım”
Çocukluğundan bu yana semercilikle iç içe büyüdüğünü söyleyen Mustafa Gezer, mesleğine duyduğu bağlılığı şu sözlerle dile getirdi:
“Ben başka iş yapamam. Bu işte doğup büyüdüm, bu işle yoğruldum. Bu kokuyu duymazsam rahat edemem. Benim işim bu.”

Sağlığı el verdiği sürece semerciliği sürdüreceğini belirten Gezer, kırsal mahallelerde yük hayvanlarının hâlâ aktif olarak kullanıldığını ve bu nedenle semere olan ihtiyacın devam ettiğini ifade etti.
“Ben bırakırsam yapacak usta kalmayacak”
Mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Gezer, semerciliği bırakması halinde vatandaşların büyük sıkıntı yaşayacağını söyledi.
“Ben bu işi bırakırsam yapacak usta yok. Köylerde yaşayan insanlar semer yaptıracak yer bulamaz. Semersiz yük hayvanı da kullanılamaz. Benim amacım insanları mağdur etmemek. Allah ömür verdiği sürece bu mesleği sürdüreceğim.”
Gençlere çağrı yaptı
Yıllardır sürdürdüğü mesleğin gelecek nesillere aktarılmasını isteyen Mustafa Gezer, semerciliği öğrenmek isteyen herkese kapısının açık olduğunu belirtti.
Geleneksel el sanatlarının yaşatılması gerektiğini vurgulayan Gezer, yeni çırakların yetişmesinin hem kültürel miras hem de mesleğin geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
