Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Orhan Tüleylioğlu

İNSAN ÖĞRENMEK İÇİN YAŞAR

Melih Cevdet Anday, akılla düşünceyi, düşünceyle şiiri, şiirle duyarlılığı birleştirmiş; şiirleri, yazıları, romanları ve oyunlarıyla özgür düşüncenin uçsuz bucaksız alanını armağan eder okurlarına “Rahatı Kaçan Ağaç” şiiri işte bu armağanlardandır.

 

Tanıdığım bir ağaç var

Etlik bağlarına yakın

Saadetin adını bile duymamış

Tanrının işine bakın.

 

Geceyi gündüzü biliyor

Dört mevsimi, rüzgârı, karı

Ay ışığına bayılıyor

Ama kötülemiyor karanlığı.

 

Ona bir kitap vereceğim

Rahatını kaçırmak için

Bir öğrenegörsün aşkı

Ağacı o vakit seyredin.

 

Kısa öykü dışında bütün türlerde yapıt veren Anday, denemelerinde uygarlıktan yana, aydınlanmacı bir yaklaşım sergiledi. Yalanın, çağdışılığın, bağnazlığın karşısında durdu. Felsefeyle, bilimle iç içe, eski düşünce kalıplarını kırmaya, insanları tutsaklığın her türlüsünden kurtarmaya çalıştı. Ona göre, kendi us gücünü kullanmayan insan özgür insan değildi. Dahası, tam insan da sayılmazdı. Böyle biri aydın da olamazdı. Cahil olan karanlık içinde bulunduğu için önünü ardını göremez, tökezler, yuvarlanır. Bilen ise yürüdüğü yolu görür, nereye varacağını kestirir. Bu yüzden o aydındır. Aydın olmayan özgür de olamaz. Bu toplumlar için de geçerlidir. Bilisizlik içindeki toplum, bir köleler toplumudur.

 

Yazarlığı boyunca, özgürlüğü, özgür düşünceyi savunan Anday’ın yasaklamalar, kovuşturmalar peşini bırakmamıştı.

 

1956 yılında yayımlanan Yanyana adlı üçüncü şiir kitabı piyasaya çıkar çıkmaz toplatılır. Anday, Türk Ceza Yasası’nın 142. maddesine göre kovuşturmaya uğrar ve yargıç karşısına çıkar. Kitaptaki bütün şiirler dava konusudur. Ama “Anı” adlı şiiri büyüteç altına alınır. Yargıç, “Sizi tutuklayabilirim ama bunu Ağır Ceza Mahkemesi’ne bırakıyorum” der. Yedi buçuk yıl hapis cezası istenir. Dava iki yıl sürer. Sonunda Anday aklanır. Yıllar sonra şunları söyler:

 

“Mahkemede söz konusu edilen şiirim, “Anı” şiirimin, Rosenbergler için yazıldığı o gün tanıtlansaydı yatacaktım. Ama aradan bu kadar yıl geçti Rosenbergler’in suçsuz olarak öldürüldükleri gerçeği bizim televizyonlarımızda bir filmle gösterildi. Ben en güç durumda o şiirimi yazıp yayımladım. Okurlarım da biliyorlardı bu şiirin kimler için yazıldığını. Sloganlar her zaman mahkûm edilebilir; ama şiiri mahkûm etmek güçtür, mahkûm edilse de mutlaka yengin çıkar. Çünkü zamana dayanan bir şeydir.”

 

Bir şiirinde “İnsan öğrenmek için yaşar” diyen Melih Cevdet Anday, yaşamını öğrenmeye, öğretmeye, aydınlatmaya adarken, her türlü yasaklamaya ve sansüre de karşı çıkmıştı:

 

“Kitapları toplasalar, yaksalar, hamura çevirseler, okuyanları izleseler yine okuyacağız, okumalıyız.”

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER