Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kadın Savunma Ağı’ndan, 1 Temmuz’da…

“Hayatı Durdurma” Çağrısı Hatay’daki

“Hayatı Durdurma” Çağrısı

Hatay’daki aktivist kadınların sık sık sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları çağrılarla destek mesajlarını paylaştıkları İstanbul Sözleşmesi için bu defa ülke genelindeki kadınlar ortak bir tavır geliştiriyor. Türkiye, 1 Temmuz’da İstanbul Sözleşmesi’nden resmi olarak çekilmiş olacak.

Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle, İstanbul Sözleşmesi’nin 20 Mart 2021 Cumartesi günü tek taraflı olarak feshedildiğini duyurdu. Fesih kararı, 23 Mart 2021 Pazartesi günü Avrupa Konseyi’ne de bildirildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Fesih kararının” nedeni olarak, “Sözleşme’nin, eşcinselliği meşrulaştırıyor olması” iddia edildi. Karar doğrultusunda, Avrupa Konseyi’ne yapılan bildirimden itibaren 3 aylık sürenin dolduğu 1 Temmuz’da, Türkiye’nin Sözleşme’den resmi olarak çekilmiş olacak. Kadınlar ve LGBTİ+ hareketi, 20 Mart’tan beri, Hatay dahil Türkiye’nin birçok ilinde İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya devam ediyor.
Son olarak Kadın Savunma Ağı, 1 Temmuz’da hayatı durdurma çağrısı yaptı. Yapılan çağrıda “Hayat bizim, karar bizim, İstanbul Sözleşmesi bizim! Tüm kadınları İstanbul Sözleşmesi için feminist özsavunmaya; 1 Temmuz’da sokaklarda, evlerde, işyerlerinde hayatı durdurmaya çağırıyoruz” denildi.
-VAZGEÇMİYORUZ-
İstanbul Sözleşmesi’nin feshi sebebiyle, iktidara, “Kadın düşmanı iktidarınız gibi hükümsüzdür” diye seslenen Kadın Savunma Ağı’ndan yapılan çağrı ise şöyle:
“1 Temmuz’da, AKP iktidarının, Türkiye’nin ilk imzacısı olması ile övündüğü İstanbul Sözleşmesi’nden çıkan ilk ülke yine Türkiye olacakmış. Yanılıyorlar. Biz ‘bitti’ demeden, bitmez! 1 Temmuz’a kadar, 1 Temmuz günü ve sonrasında, ‘Köşemizde oturup, bize reva görülen şiddet dolu hayata razı olacağımızı sananlar’, yanılıyorlar. Haftalardır sokaklarda büyüyen isyanımızla meydan okumaya, kadın düşmanlarına haykırmaya devam edeceğiz. Bu ülkede yaşayan milyonlarca kadının ve LGBTİ+’nın yaşam güvencesi olan sözleşmeden, kimseye sormadan çıkabileceğinizi mi sandınız? İstanbul Sözleşmesi, kadınların mücadelesiyle, kadınlar tarafından yazıldı. Hiç kimsenin lütfu değil! Ya bu karar geri çekilecek ya da dünya, isyanımızla sarsılacak.
-MEYDANLARDAYIZ-
Erdoğan iktidarının, İstanbul Sözleşmesi ile derdinin ne olduğunu biliyoruz. İstanbul Sözleşmesi, şiddetin önlenmesi için taraf devletlere, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayacak politikalar üretme yükümlülüğü veriyor. Neoliberal faşist iktidarların karşı olduğu, işte bu cinsiyet eşitliğidir. Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanırsa, bakım emeğini nasıl üstümüze yıkacaklar? Din baskısıyla, erkek şiddetiyle, ayrımcı politikalarla bedenimizi, emeğimizi, hayatımızı nasıl kontrol edecekler? Kadınlar, eşit ve özgür olsa, dünya yerinden oynar, biliyoruz! Ellerimizle var ettiğimiz hayatı, direnerek durduruyoruz.
-DURDURUYORUZ-
Aynı Macaristan ve Polonya’da olduğu gibi, Türkiye’de de iktidar, kendi çıkarları ve siyasal ittifakları uğruna, ‘eşcinselliği yaygınlaştırıyor, aile düzenini bozuyor, toplumun değerlerine uymuyor’ gibi gerekçelerle, kadınları ve LGBTİ+’ları şiddetten koruyan yasal kazanımları hedef gösteriyor. Pandemi koşullarında artan erkek şiddetini ‘aile, din, toplum değerleri’ ile meşrulaştırarak; kadınları, çocukları ve LGBTİ+’ları savunmasız bırakmaya çalışanların karşısına, feminist özsavunmamızla dikiliyoruz. Cinsel kimliklerimize, yönelimlerimize, hayatlarımıza, arzularımıza sahip çıkıyoruz. Gökkuşağının tüm renklerini savunuyoruz.
-DAYANIŞMA-
İstanbul Sözleşmesi’ni hedef alan AKP iktidarı ve çevresindeki gerici ittifakın saldırılarının, İstanbul Sözleşmesi ile sınırlı olmadığını biliyoruz. 6284 Sayılı Kanun’u, ayrımcılık karşıtı sözleşmeleri, çocuk istismarını önleyici yasaları da hedef aldığını görüyoruz. Aynı ittifak, boşanmayı önleyerek, kadınları da şiddet gördüğü aileye kapatmak, çocuk yaşta evliliğin önünü açmak, kürtaj hakkımızı gasp etmek istiyor.”
-SOKAKTAYIZ-
Açıklamalarında, “Şiddetin kaynağını teşhir ediyor, karşılarına dikiliyoruz” diyen Kadın Savunma Ağı’nın Hatay ve diğer kentlerdeki kadınlar için çağrısı ise şöyle:
“İstanbul Sözleşmesi için ses çıkaralım. Tüm yaratıcı eylem biçimlerimizi seferber edelim. Sokaklarda, parklarda, işyerlerinde, meydanlarda, İstanbul Sözleşmesi’nin ‘kadınlar, çocuklar ve LGBTİ+’lar için neden yaşamsal olduğunu anlatalım. Yaşamı savunan herkesi taraf olmaya, kadınları kadın savunma ağlarında örgütlenmeye çağıralım. Bulunduğumuz her yerde, İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatalım. Kadınların şikayetlerini almayan kolluğa, failleri cezasız bırakan yargıya, kadınları değil aileyi korumayı görev edinmiş Aile, Sosyal Politikalar Bakanlığı’na, sığınak açmayan belediyeye, işyerinde ayrımcılık yapan patrona, erkek şiddetinin sırtını sıvazlayan tek adama İstanbul Sözleşmesi’ni hatırlatalım. İstanbul Sözleşmesi’ni, dağa taşa yazalım. Pazar yerlerinin, trenlerin, vapurların, metroların, otobüs duraklarının gündemi haline getirelim. Hayatın olağan akışını durduralım. Ülkenin dört bir yanında isyanımız yankılansın.”  -Tamer Yazar-