Karaçay, söz konusu ifadelerin Arap Alevi toplumunu açıkça hedef gösterdiğini belirterek, can güvenliğini hiçe sayan ve nefret söylemi niteliğinde olduğunu savundu.
“Toplumsal barışa zarar veren söylemler”
Suriye’de yaşanan gelişmelerin sorumluluğunun topyekûn Arap Alevi toplumuna yüklenmeye çalışılmasını eleştiren Karaçay, toplumsal barışa ve ortak yaşam iradesine ihtiyaç duyulan bir dönemde kışkırtıcı ve düşmanlaştırıcı söylemlerin hiçbir kesime fayda sağlamayacağını ifade etti.
Karaçay açıklamasında ayrıca, Arap Alevi toplumunun kimliğini tanımlamak amacıyla “Nusayri” ifadesinin kullanılmasını reddettiklerini belirterek, toplumun doğru ve meşru tanımının “Arap Alevisi” olduğunu dile getirdi.
Suriye’de Arap Alevi halkının saldırı, sürgün, insan kaçırma ve katliamlarla karşı karşıya kaldığını belirten Karaçay, bu trajedilerin yok sayılmasının veya katliamları meşrulaştıran bir dil kullanılmasının insan hakları, hukuk ve evrensel ahlak ilkeleriyle bağdaşmadığını savundu.
NTV ve RTÜK’e çağrı
Samandağ Belediye Başkanı Karaçay, açıklamasında NTV yönetimine de çağrıda bulunarak, ekranlarda yer verilen söz konusu ifadeler nedeniyle Alevi toplumundan ve kamuoyundan özür dilenmesini istedi.
Karaçay ayrıca Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nu (RTÜK) ve ilgili yayın kuruluşunu, nefret söylemlerinin normalleştirilmesine karşı gerekli yasal ve idari adımları atmaya davet etti.
Mullaoğlu: “Savcıların devreye girmesi gerekiyor”
Yeni Parti Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Kemal Öztürk’ün sözlerine tepki gösterdi.
Mullaoğlu, Öztürk’ün ifadelerini sert sözlerle eleştirerek, kullanılan dilin insanlık değerleriyle bağdaşmadığını savundu. Mullaoğlu, paylaşımında Öztürk hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”, 214. maddesi kapsamında ise “suç işlemeye alenen tahrik” yönünden soruşturma başlatılması gerektiğini ifade etti.
Mullaoğlu, açıklamasının sonunda nefret suçlarına karşı mücadelenin insanlığın ortak görevi olduğunu belirterek, bu tür söylemlere kayıtsız kalınmaması gerektiğini vurguladı.
Karaçay ve Mullaoğlu’nun açıklamaları, Arap Alevi toplumuna yönelik olduğu belirtilen sözler üzerinden kamuoyunda başlayan tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
