Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel, salı günü yaptığı grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu…
Konuşmasında doğrudan Kılıçdaroğlu’na seslenen Özel, “kurultay” çağrısı yaparak, “Bu ülkeye sandığı, demokrasiyi getirmiş bir partinin bu ayıptan derhal ama derhal kurtulması lazım. Kemal Bey’e partimiz adına bu tarihi çağrıyı yapıyorum” ifadelerini kullandı… Özel, kürsüden inerken “Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız!” diyerek gelecek planına atıfta bulundu…
∗∗∗
Bu sözlerin söylenmesinin nedeni, SONAR’ın 29 ilde 2 bin 80 kişiyle gerçekleştirdiği “Türkiye’nin Tercihleri” araştırmasıydı…
Araştırmada; butlan kararıyla CHP’ye atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP seçmeninin yüzde 89,7’si desteklemiyordu…
Dahası, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığında yapılacak olası bir genel seçimde CHP’nin oy oranı yüzde 9,1 olurken, Özgür Özel’in liderliğinde bu oran yüzde 29,8’e yükseliyor…
∗∗∗
AKP iktidarının değirmenine su taşımak için CHP’ye kayyum olarak atanan Kılıçdaroğlu, görevini layıkıyla yapıyor…
Ülke üzerindeki boğucu baskıdan kurtulmak için CHP’ye sığınan yurttaşlarımızı iktidarın istediği gibi çaresiz bırakmanın yollarını açıyor…
Seçilmiş CHP örgütlerini görevden alarak yerine atadığı kişilerin, CHP ilkelerine uyacakları, daha doğrusu partili oldukları bile tartışmalı…
İktidarın polisi gibi kapı kırıp, parti başkanlarına ve üyelerine şiddet uygulayanlar gerçek CHP’li olamazlar…
Ayrıca Kılıçdaroğlu, CHP’nin genlerini değiştirmek için 13 yıl boyunca uğraştı ancak başarılı olamadı…O günlerden beri, Cumhuriyet’in tüm kurum ve kurallarının siyasal İslamcılar tarafından değiştirilmesine destek olduğu da bilinen bir gerçek…
Kılıçdaroğlu’nun mevcut yönetimle yaşadığı “kurultay geriliminin” parti içindeki zorlama bir ayrışma yaratma politikası gereği olduğu belli…
SONAR anketi de bu düşüncenin teyididir…
∗∗∗
Kayyum Kılıçdaroğlu, Atatürk ve arkadaşlarının emperyalistlere karşı kazandığı “Kurtuluş Savaşı” sonrası kurulan barış temelli, demokratik parlamenter sistem yerine Siyasal İslamcıların, “Türkiye’nin laik demokratik sosyal hukuk devletinin yok edilmesini sağlayan, ucube tek adam” rejimine katkı sundu…
Böylece, ilke ve kurumlarının dağıtılmasına, dokunulmazlıkların kaldırılmasına, anayasal egemenlikten vazgeçilmesine, teokratik otokrasiye geçit verdi…
Üstelik kayyum Kılıçdaroğlu, milletin vergileriyle kurulma cüretine kalkışılan, başkenti İstanbul olan ASRİKA adlı bir devleti var etme çalışmalarına göz yumdu ve böylece, “Büyük Ortadoğu Projesine” destek verdi…
Kaldı ki, “Atanmış Kılıçdaroğlu’nun” ABD’nin Ankara Büyükelçisi Barrack’la aynı düşüncede olması ve CHP’nin temel ilkelerine karşı duruşu, BOP’un destekçisi olduğunu gösterir…
∗∗∗
Dokunulmazlıkların “TBMM de kaldırılması” sonrası, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 10 yıldır haksız yere hapis yatmaktadır…
AYM’ye başvurmak için imza toplayanları “kulağından tutup atarım “tehdidiyle engelleyen Kılıçdaroğlu’nun, “pişkince Demirtaş’ı ziyaret edeceğim” açıklamasına, Demirtaş’ın “gelme” diyerek reddetmesi, umarım Kılıçdaroğlu’nun onurunu zedelemiştir…
∗∗∗
İş Bankası tartışması Cumhuriyet’in mirası!
Türkiye’nin içinde bulunduğu ağır ekonomik koşullar, iktidarın yeni kaynak arayışlarını da beraberinde getiriyor…
Bu nedenle son yıllarda sık sık gündeme gelen konulardan biri de İş Bankası ve Atatürk hisseleridir.
Tartışma yalnızca bir banka tartışması değildir; önemli olan Cumhuriyet’in mirası, hukuk devleti ve kurumların bağımsızlığı meselesidir…
∗∗∗
İş Bankası, Türkiye’nin en köklü ve en büyük finans kuruluşlarından biridir…
Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, vasiyetinde sahip olduğu hisselerin yönetimini CHP‘ye bırakmış, gelirlerinin ise Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na aktarılmasını istemiştir…
Bu nedenle söz konusu hisseler, yalnızca ekonomik bir değer değil, aynı zamanda tarihsel ve hukuki bir emanet niteliğindedir!
∗∗∗
Bugün çeşitli çevrelerde zaman zaman bu hisselerin Hazine’ye devredilebileceği yönünde iddialar dile getirilmektedir…
Hatta Atatürk’ün hisselerinin “mutlak Butlan’la” yönetilen CHP tarafından hazineye bırakılacağı iddiaları da ortaya atılıyor…
Kılıçdaroğlu’na verilen gizli görevlerden birinin de bu olduğu iddiası, siyasiler arasında konuşuluyor…
∗∗∗
İddia odur ki, CHP yönetimindeki Atatürk hisselerini hazineye devrettiği takdirde, İş Bankası çalışanlarının elinde bulunan çoğunluk hissesinin de bir yolla, hazineye devredilebileceği söyleniyor…
Eline geçen hisselerle hazine, “İş Bankası’nın sahibi “olacak…
İktidar cephesinin planlarına göre, “İş Bankası’nın “yeni sahibi’ olan Hazine tarafından Cumhurbaşkanı’nın yönettiği “Varlık Fonu’na aktarılacağı” söylentileri, Meclis kulislerinde “yüksek sesle” dillendiriliyor…
∗∗∗
Böyle bir girişim Atanmış Kayyum eliyle gerçekleşirse, mesele yalnızca bir mülkiyet değişikliği olmayacaktır!
Aynı zamanda Atatürk’ün vasiyetinin ve hukuk devletinin temel ilkelerinin korunup korunmayacağıdır…
∗∗∗
Türkiye’nin bugün ihtiyaç duyduğu şey, köklü kurumlar üzerinde yeni tartışmalar yaratmak değil; üretimi artırmak, hukukun üstünlüğüne inanan bir devlet olduğunu kanıtlamak, can ve mal güvenliğini güçlendirmek ve ekonomik istikrarı sağlamaktır…
Cumhuriyet’in yüz yılı aşan kurumları günlük siyasi hesapların konusu haline geldiğinde, zarar gören yalnızca muhalefet ya da iktidar olmaz!
∗∗∗
Kayyum Kılıçdaroğlu’nun yaptıklarından zarar gören yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumsal birikimi ve geleceğe olan güveni olacaktır…
Cumhuriyet’in başta CHP olmak üzere mirasları, günü kurtarmak için değil, geleceği inşa etmek için korunmalıdır!
Gerçek CHP’liler düşen görev budur! Bu anlamlı görevi yerine getirmek için hemen “CHP Kurultayı” yapılmalıdır…