İleri düzey osteoporozu bulunan 10 kadın üzerinde yapılan ilk insan çalışmasında, hastaların kendi kök hücrelerinden geliştirilen deneysel tedavi sonrası kırık oranı yüzde 94 azaldı. Araştırmacılar, tek bir damar içi uygulamanın kemik dokusunda da dikkat çekici değişiklikler oluşturduğunu bildirdi.
Osteoporoz, kemiklerin zamanla zayıflamasına ve normalde ciddi bir sorun oluşturmayacak düşme veya darbelerde bile kırılmasına yol açıyor. Özellikle ileri yaştaki kişilerde kalça ve omurga kırıkları ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.
Şimdi ise Cell dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, hastalığın tedavisinde farklı bir yaklaşımın kapısını araladı.
Araştırmacılar, hastaların kendi kemik iliğinden aldıkları kök hücreleri laboratuvarda özel olarak değiştirerek yeniden vücuda verdi.
Tek uygulamayla dikkat çeken sonuç
Çalışmaya 51-72 yaş arasında, ileri düzey osteoporozu bulunan 10 kadın katıldı. Araştırmacılar her hastanın kalça kemiğinden kemik iliği örneği aldı ve buradan elde edilen mezenkimal kök hücreleri laboratuvarda çoğalttı.
Hücrelerin kemik dokusuna ulaşma yeteneğini artırmak için yüzeylerinde özel bir değişiklik yapıldı. Ardından hastaların kendi değiştirilmiş hücreleri tek seferlik damar yoluyla vücutlarına geri verildi.
Sonuçların en dikkat çekici bölümü kırıklarla ilgiliydi.
Tedavi öncesindeki iki yıllık dönemde grupta yılda yaklaşık 8 kırık meydana gelirken, tedaviden sonraki iki yılda bu sayı 0,5’e geriledi. Araştırmacılar bunu yaklaşık yüzde 94’lük azalma olarak hesapladı.
Kemik dokusunda da artış görüldü
Araştırmacılar yalnızca kırık sayısını takip etmedi. Tedaviden yaklaşık dört ay sonra alınan kemik örneklerinde ortalama kemik doku alanının neredeyse iki katına çıktığı görüldü.
İki yıllık takipte yapılan görüntülemelerde de özellikle süngerimsi kemik dokusunun yoğunluğunda artış işaretleri tespit edildi. Hastaların bildirdiği kemik ağrısında ise 24. ayda yaklaşık yüzde 34 azalma kaydedildi.
Araştırmacılar hastaları yaklaşık altı yıl boyunca takip etti ve tedaviyle ilişkili ciddi bir güvenlik sorunu bildirilmediğini aktardı. Ancak sonuçların daha büyük çalışmalarla doğrulanması gerekiyor.
“Osteoporozun tedavisi bulundu” demek için erken
Çalışmanın sonuçları dikkat çekici olsa da araştırmanın önemli bir sınırı var: Sadece 10 kişi üzerinde yapıldı ve kontrol grubu bulunmuyordu.
Bu nedenle yüzde 94’lük düşüşün yalnızca kök hücre tedavisinden kaynaklandığını kesin olarak söylemek mümkün değil. Daha fazla hastanın dahil edildiği, kontrollü ve daha geniş klinik çalışmaların sonuçları bekleniyor.
Yine de çalışma, osteoporoz tedavisinde önemli bir fikri test etmiş oldu: Hastanın kendi kök hücrelerini özel olarak hazırlayıp doğrudan kemik dokusuna yönlendirmek.
Eğer daha büyük araştırmalarda benzer sonuçlar elde edilirse, bu yaklaşım gelecekte kemik kaybını yalnızca yavaşlatmak yerine hasar görmüş kemik dokusunun yeniden yapılanmasını hedefleyen tedavilerin önünü açabilir.
Şimdilik ise bilim dünyasının elindeki sonuç, bir tedavi müjdesinden ziyade osteoporozla mücadelede umut veren, ancak henüz erken aşamada olan bir klinik bulgu olarak değerlendiriliyo
