ABD-İran gerilimi nedeniyle mart ayında ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerinin yeniden devreye alınması, politika faizi sabit tutulmasına rağmen piyasalarda örtülü faiz indirimi şeklinde yorumlandı. Gecelik borç verme faizinin yüzde 40 seviyesinde bulunduğu dönemde atılan bu adım, bankaların fonlama maliyetlerinde rahatlama sağladı.
Söz konusu gelişmenin ardından ticari kredi faizlerinde de düşüş görüldü. Bankaların ticari kredilerde yaklaşık 1,5 ila 3 puan arasında indirime gitmesiyle yıllık ortalama kredi maliyeti yüzde 45’lerden yüzde 43 seviyelerine geriledi.
İhtiyaç kredisi faizinde daha belirgin düşüş
TCMB’nin 21-28 Ağustos dönemine ilişkin haftalık verileri, farklı kredi türlerinde faizlerin aşağı yönlü hareket ettiğini ortaya koydu.
En dikkat çekici gerileme ihtiyaç kredilerinde yaşandı. İhtiyaç kredilerinde yıllık ortalama faiz oranı yüzde 64,20’den yüzde 60,64’e düştü. Aylık faiz oranı ise yüzde 5,35’ten yüzde 5,05’e geriledi.
Konut kredilerinde de sınırlı bir düşüş kaydedildi. Yıllık ağırlıklı ortalama faiz yüzde 42,04’ten yüzde 41,89’a inerken, aylık faiz oranı yüzde 3,50’den yüzde 3,49’a çekildi.
Taşıt kredilerinde ise yıllık ortalama faiz yüzde 48,18’den yüzde 47,99’a, aylık faiz oranı da yüzde 4,01’den yüzde 3,99’a geriledi.
Gözler kredi maliyetlerindeki seyirde
Merkez Bankası’nın fonlama koşullarındaki değişikliğin bankaların kredi faizlerine yansıması, önümüzdeki dönemde kredi maliyetlerinin seyrini önemli hale getirdi. Özellikle ihtiyaç ve ticari kredilerde başlayan düşüşün kalıcı olup olmayacağı, kredi kullanmayı planlayan vatandaşlar ve işletmeler açısından yakından takip ediliyor.
Politika faizinde doğrudan bir değişiklik yapılmadan finansal koşulların gevşetilmesi ise piyasaların önümüzdeki dönemde TCMB’nin faiz politikasına ilişkin beklentilerini yeniden şekillendiriyor.
