6 Şubat’ın karanlığı yalnızca binalarımız yıkmadı…
Sokaklarımızın sesini, avlularımızın yankısını, eski taş duvarların belleğini de derinden yaraladı. Antakya’nın kadim ruhu, acının en ağır yükünü omuzladı. Fakat bu kent, binlerce yıllık tarihinde nice yıkımlar gördü; nice savaşlardan, yangınlardan, depremlerden geçti. Her defasında küllerinin arasından yeniden doğmayı bildi.
Şimdi bir kez daha aynı dirilişin eşiğindeyiz.
16-24 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 8. Akdeniz Sanat Günleri, acıya karşı sanatın direncini, umuda karşı insanın inancını ve Antakya’nın tükenmeyen yaşam sevincini simgeleyen büyük bir buluşmadır.
Bu yıl etkinlikler; Antalya, Fethiye, Mersin, Adana, Antakya, Osmaniye ve Düziçi’nde eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek. Açılış töreni ise 16 Mayıs Cumartesi günü saat 14.00’te Harbiye Boğaziçi Oteli’nde, tüm illerden gelecek sanatçıların, şairlerin, yazarların ve sanat dostlarının katılımıyla yapılacak.
Bu yılın teması çok anlamlı: “Küllerinden Doğan Antakya”
Bu tema yalnızca bir başlık değil; yaşadığımız büyük felaketin ardından ayağa kalkmaya çalışan bir kentin ortak çığlığıdır. Yıkılmış sokaklardan yükselen umut türküsüdür. Enkazların arasından filizlenen zeytin dalıdır.
Etkinliklerin onur konuğu ise son yıllarda çektiği belgesellerle yalnızca ülkemizde değil, yurt dışında da büyük ilgi gören Mustafa Kemal Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sedat Cereci olacak. Sanatı toplumun hafızası hâline getiren Sayın Cereci’nin bu onura layık görülmesi son derece anlamlıdır. Çünkü belgesel, bir halkın yaşadığı acıları ve umutları geleceğe taşıyan en güçlü anlatım biçimlerinden biridir.
Programın sunuculuğunu ise İzmir’de yaşayan şair ve yazar, aynı zamanda Fortuna Edebiyat ve Sosyal Bilimler Dergisi yayın yönetmenlerinden olan sevgili Zerrin Keskin üstlenecek. Zarif sesi, etkileyici yorumları ve edebiyata duyduğu içten bağlılıkla etkinliklere ayrı bir değer katacağına inanıyorum.
Antakya sıradan bir kent değildir.
Antakya; şiirin sokaklarda dolaştığı, sözcüklerin asi bir Asi Nehri gibi aktığı kadim bir edebiyat kentidir.
Bu topraklar; Davud el Antaki’den Cemil Meriç’e, Ayla Kutlu’dan Burhan Günel’e, Bekir Sıtkı Kunt’tan Hüseyin Ferhad’a, Sabahattin Yalkın’dan Süleyman Okay’a kadar pek çok büyük edebiyat insanını yetiştirmiştir.
Her taşında bir öykü, her sokağında bir şiir gizlidir bu kentin.
Bugün de Antakya’da geleceğe umut veren çok sayıda genç şair, yazar ve sanatçı yaşamaktadır. Depremin yarattığı büyük acıya rağmen kalemler susmamış, türküler tükenmemiştir. Çünkü sanat, en ağır felaketlerden sonra bile insanın elinden tutan son ışıktır.
İşte bu nedenle hafta boyunca Antakya’da yalnızca etkinlikler yapılmayacak;
Şiir konuşulacak, roman konuşulacak, insan konuşulacak, barış konuşulacak…
En önemlisi de yeniden yaşama tutunmanın yolları aranacak.
Aalen Antakya Kültür Derneği’nin yıllardır sürdürdüğü bu özverili çaba son derece değerlidir. Çünkü sanatın olmadığı yerde umut eksilir, edebiyatın sustuğu yerde kentlerin ruhu solar. Bu dernek, her zaman sanatın ve sanatçının yanında durmuş; Antakya’nın kültürel belleğini yaşatmak için büyük emek vermiştir. Bundan sonra da aynı inançla yoluna devam edecektir.
Bugün Antakya’nın ihtiyacı yalnızca yeni binalar değildir.
Bu kentin şiire, müziğe, resme, tiyatroya, kitaba ve insana ihtiyacı vardır.
Çünkü şehirleri asıl ayakta tutan beton değil, kültürdür. İnanıyorum ki…
Bir gün yeniden Asi kıyılarında şiirler okunacak.
Harbiye’nin sularında türküler yankılanacak.
Dar sokaklardan çocuk sesleri yükselecek.
Antakya, bütün acılarına rağmen yeniden gülümseyecek.
Çünkü Antakya, küllerinden doğmayı bilen kadim bir uygarlıktır.
Antakya Sanat Günleri’nin gerçekleşmesine değerli katkılar sunan Defne Belediyesi’ne, Boğaziçi Otel’e, Hatay Tabip Odası’na ve emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara içten teşekkürlerimizi sunarız. Sanata, kültüre ve dayanışmaya verdikleri anlamlı destek; Antakya’nın yeniden nefes almasına, umut ve güzelliklerle buluşmasına önemli katkı sağlamıştır. Bu duyarlılık ve sahiplenme, kentimizin kültürel yaşamı adına unutulmayacak bir dayanışma örneği olmuştur.

YORUMLAR