‘Künefe’ Önceliğimiz,

‘Künefe’ Önceliğimiz,

Tanıtım Stratejisi mi?

Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay, geçtiğimiz hafta yayınlanan bir haberimize eklediği yorumla, Hatay Turizm stratejisinde ‘tanıtım’ çalışmalarının öncelik listesine dikkat çekici bir eleştiri ekledi.

Geçtiğimiz hafta yayınlanan bir haberimizde, “Sahi, önceliğimiz ne? Bu kentin kendini anlatma sırasında öne çıkanlar ne? Müze mi, yoksa mutfağı mı? Yoksa tarihi evler mi? Belki de inanç turizmi! Hangisi? Var mı bir bilen?” diye sormuş, kent tanıtımı için bir adım öne çıkan, çıkartılan ‘öncelikler’ noktasında yaşanan karmaşaya dikkat çekmiştik.
Haberin içeriği noktasında kısa bir değerlendirme yapan ve Antakya noktasındaki hassasiyetini bir kez daha ortaya koyan, Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay, ‘künefe’ ağırlıklı ‘vitrin’ oluşturma gayretlerini ince bir üslupla eleştirdi.
Günay’ın paylaştığı eleştiri şöyle:
“Türkiye’nin hemen her yanını bilen biri olarak, Hatay mutfağının eşsiz olduğunu söyleyebilirim. Fakat Hatay’ın önemi ve değeri yalnız mutfağına, hele künefeye indirgenemez. Mutfağını zengin yapan, tarihinin derinliğidir ve birçok inanca ev sahipliği yapan kültürel çoğulculuğudur.”
Hatırlanacağı üzere, ‘önceliklerimiz ne’ başlığındaki haberimize bir turizmcinin ekli cümleleri ise şu olmuştu:
“Sahi, önceliğimiz ne? Bu kentin kendini anlatma sırasında öne çıkanlar ne? Müze mi yoksa mutfağı mı? Yoksa tarihi evler mi? Belki de inanç turizmi! Hangisi? Var mı bir bilen? Yok! Çünkü strateji yok. Bakın şimdi Hatay Günleri var İstanbul’da. İlk günden öne çıkan ne oldu? Havada takla attırılan künefeler… Tescilli bir tatlı ve bu coğrafyanın önemli bir tadı, ama… Bu kentin vitrinini tepsiler dolusu künefe ile doldurmak yerine, tadımlık, ama hepsinden birer parça ile ilk gün sunumu yapsak daha iyi değil mi?” -Tamer Yazar-