Künefeciler Meydanı’ndayız…

Künefeciler Meydanı’ndayız…

Kaldırılan süs havuzlarında…

Pandemi öncesinde, Künefeciler Meydanı olarak bilinen Antakya kent merkezindeki ‘ücretsiz’ bankları kaldıran Belediye Yönetimi, bu alanı, meydandaki işletmelerin masa ve sandalyelerine verdi. Ancak vatandaş, talebinden vazgeçmedi!

“Burası, şehrin en güzel yeri, meydanı… Her yeri görüyor. Her yere açık. Bir kere, koşturanların nefes aldığı bir yer. Fırsatı bulunduğunda, durup da mola alınan da bir yer. Aslında bir yerdi! Artık değil! Keyifle oturduğumuz bankları, salgın döneminde kaldırdılar. Niye? İnsanlar iç içe oturmasınlar diye! Haklılardı! Sosyal mesafe önemliydi!
Şimdi mi? Bakın bakalım etrafınıza! Vakalar yine yüksek, salgın yine var ama… Nasıl oturuyor o insanlar, yemek yerken, bir şeyler yiyip içerken? O gün ‘yasak’ denilen her şey bugün serbest, ama banklarımız hala yok! Aksine, o bankların yerinde, oradaki işletmelerin masaları var, sandalyeleri var. Cebinizden para çıkmadan, oturup da dinlenemeyeceğiniz, masa sandalyeler onlar!”
Pandemi öncesinde, Künefeciler Meydanı olarak bilinen Antakya kent merkezindeki ‘ücretsiz’ bankları kaldıran Belediye Yönetimine yönelik eleştiriler oldukça net, vatandaşın beklentisi de. Ancak geçtiğimiz günlerde burada yeni bir düzenleme yaparak süs havuzlarını da kaldıran yerel idarenin, depoya kaldırılan bankları yeniden eski yerine koyup koymayacağı merak konusu!
Peki, bu konuda çalışma yürüten belediye hangisi? Antakya Belediyesi mi, Hatay Büyükşehir Belediyesi mi?
-SÖYLENEN!-
Bu konuda konuşan vatandaşlar da meydanın yeniden ‘ücretsiz’ oturuma açılmasını isterken, söylenenler değişmedi!
H.Ç. >> Fransa’da yaşıyorum, yıl içinde de memlekete geliyorum ara ara. Açıkçası, kafeleri ile ünlü bir şehirden gelip, burada bu masa-sandalye kalabalığı içinde kaybolan bir kent meydanı bulunca, üzülüyor insan. Tamam, olsunlar, ama böyle değil. Peyzajı ya da meydanı kapatıp işgal edecek kadar değil. Suçlu, işletmeler değil! Belediyeler! Düzeni sağlayamadıklarının resmi, şu görüntü!
J.M. >> Annemle buradan geçerken, ‘şurada oturalım’ derdi eskiden. Şimdilerde oturacak bir yer kalmadı. Otursan da, hepsi buradaki künefecilerin, kafelerin, işletmelerin masaları… Ne yapalım? Soluklanmak için oturacaksak, illa ki cebimizden para mı verelim?
G.M. >> Şu öndeki zeytin ağaçlarına bakıp da şehri izlemek güzel olurdu. Sanırım belediyeler, vatandaşa bedava vermek yerine bu görüntüyü, işgaliye parası karşılığında para kazanmayı tercih ediyorlar. Öncelikleri net! Onlar da hayatın gerçeğindeler! Paraya ihtiyaçları var, vatandaşın burada soluklanma talebine değil! -Tamer Yazar-

(Visited 2 times, 1 visits today)