Milli Eğitim Bakanlığının okullara gönderdiği Ramazan etkinliği genelgesinin tartışmaları sürüyor. Laiklik Meclisi üyelerinin başlattığı “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bildiriye imza atanlar hakkında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin dava açtı.
Davanın ardından akademisyen, hukukçu, gazeteci, sanatçı, yazar ve iş insanlarından oluşan Laiklik Meclisi yeni bir bildiri yayınladı.
Bildiride “laikliğe sahip çıkan toplumsal kesimlere yönelik saldırganlık, siyasi iktidar ile destekçilerinin laikliğe her düzeyde savaş açtığını bir kez daha ortaya çıkarmıştır.” denildi.
Bakan Tekin’in göreve geldiği günden bu yana laiklik karşıtı uygulamaların sürdürücüsü olarak tanımlayan ve n, tarikat-cemaat oluşumlarını “sivil toplum örgütü” olarak adlandıran, Laiklik Meclisi üyelerinin yayınladığı yeni bildiride şu görüşlere yer verildi:
“Milli Eğitim Bakanlığı koltuğundaki Yusuf Tekin, günlerdir “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisini ve imzacılarını hedef göstermektedir. Siyasi iktidarın en tepesindeki isimlerin de laikliği hedef alan açıklamalarının ardından Tekin, laiklik düşmanlığını bu kez de, bildirinin imzacıları hakkında “dava açtığını” belirterek ortaya koymuştur.
Tarikat-cemaat ve İslamcı terör örgütü uzantısı güruhlar adliye koridorlarında, meydanlarda şeriat sloganları atmakta, “kahrolsun laiklik” pankartları asmakta, ülkemizin sokak ve meydanlarında hilafet yürüyüşleri yapmakta, okullarda çocuklara selefi andı okutmaktadır. Bütün bunlar olurken, siyasi iktidar ve bileşenleri laiklik savunusunu suç, laikliği savunan yurttaşları suçlu ilan etmeye çalışmakta, TBMM’de ettikleri yemini de ihlal ederek anayasayı yine hiçe saymaktadır.
Laikliğe ve Anayasa’ya sahip çıkan yurttaşlarımıza açtıkları bu savaşta yargıyı bir silah olarak kullanarak susturmak isteyenlere Anayasa’yı ve Devrim Kanunlarını hatırlatıyoruz! Laiklik, yurttaşların din ve vicdan özgürlüğü de dâhil olmak üzere haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkmalarının zeminidir! Laikliğe sahip çıkmak, geleceğine sahip çıkan bütün yurttaşların görevidir. Laikliği ve ona sahip çıkanları hedef almak ise sadece Anayasa’ya karşı değil, aynı zamanda halka karşı da suç işlemektir.”