Laiklik…

Bir süredir komşumuz İran Cumhuriyetinde olaylar oluyor. Giderek dozunu artıran bu olaylar sırasında da  can kayıpları meydana geliyor.

      İran ‘daki olayın başlangıcı ,Mahsa Amani adlı kadının kurallara uygun giyinmemesi nedeni ile ahlak polisi tarafından  şiddete maruz kalması ve bunun sonucu olarakta  yaşamını yitirtmesidir.

      Bilindiği gibi rejiminin adı Cumhuriyet olan her ülkenin mutlaka demokrasi ile yönetilmiş olması söz konusu değildir.

      Cumhuriyet rejiminin demokrasi ile taçlanabilmesi için, öncelikle laiklik ilkesinin tüm kurum ve kuraları ile benimsenmesi ve yürürlükte olması gerekir.

      Bu nedenle de demokrasi ile yönetilen ülkelerde, laiklik ilkesine çok büyük önem verilir ve bu ilkenin zedelenmemsi için gereken özen gösterilir.

      Laiklik nedir denildiğinde akla ilk gelen şey, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.

      Laikliğin var olduğu ülkelerde vicdan özgürlüğü vardır.

      Herkes dininde ve inancında serbesttir. Yaşam tarzına hiçbir şekilde müdahale söz konusu olamaz. Bu  nedenle de laikliğin, yaşam tarzı olarak anlaşılması ve buna göre de gereken adımların atılması zorunludur.

      Eğer bir ülkede, kişinin giyimine, yaşam tarzına, dinine, mezhebine ve inancına herhangi bir şekilde müdahale söz konusu olduğu  ve bu müdahale normal karşılandığı takdirde, o ülkede laikliğin ve bunun uzantısı olarakta demokrasinin var olduğunu söylemek mümkün olamaz.

      Bu nedenle de demokrasi ile yönetilen ülkelerde, kimsenin yaşam tarzına müdahale edilemez, giyimine, kuşamına karışılmaz, yaşamı ile ilgili kurallar konulmaz, inancına müdahale edilmez, ibadetini yaptığı dine ve inanca göre serbestçe yapmasına izin verilir.

      Böylesi bir ortamda da İran’ daki olaylara benzer olaylar meydana gelmez.

      Özelikle doğu sınırlarımız ötesinde laiklik karşıtı tutum ve davranışlara sık sık rastlanmakta ve bunun sonucu olarakta olaylar çıkmaktadır.

      İşte son olarak rastladığımız Mahsa  Amani  bu örneklerden birini teşkil etmektedir.

      Ne yapmıştır Mahsa  Amani  ?

      Kendine göre inandığı bir şekilde giyinmiş ve böylece bulunduğu ülkenin koyduğu kuralara aykırı bir yol izlemiştir.

      Oysaki Mahsa Amani, çağdaş bir ülkede bireylere tanınmış olan haklar doğrultusunda kendine bir yaşam tarzı belirlemiş ve bu yaşam tarzı doğrultusunda da giyinmiştir.

      Amani’nin yaşadığı ülkede demokrasi yoktur.

      Demokrasi olmayınca da laiklik ilkesi yürürlükte değildir.

      Bu nedende kişi kendi  inancına , anlayışına göre  bir yaşam biçimi belirleyemez ve buna göre de giyinemez denilmektedir.

      Mahsa  Amani ‘nin çağdaş ülkelerdeki anlayış doğrultusunda kendine bir yaşam tarzı belirlemiş ve buna görede giyinmiştir.

      Bu durum ülkede kural koyucu olanları rahatsız etmiş ve onların emrinde olan polis güçleri tarafından da şiddete maruz kalmıştır.

Mahsa  Amani’nin olayı giderek genişlemektedir.

Sadece İran’da değil, dünyanın birçok ülkesinde protestolar her geçen gün şiddetini artırmak suretiyle devam etmektedir.

      Eğer İran’da demokrasi olsaydı,

      Eğer İran’da laiklik ilkesi yürürlükte bulunsa idi,

      Eğer İran’da insanların yaşam tarzına müdahale söz konusu olmasa idi,

      Eğer İran’da insanların inançlarına müdahale edilmese ve herkes dilediği şekilde inancının gereğini yerine getirme hakkına sahip olsa idi,

      Tüm bu yaşananlar olmaz ve başta Mahsa  Amani  olmak üzere yaşamını yitiren birçok insan hayatta kalır, mutluluk içinde yaşamlarını sürdürebilme olanağına sahip olurlardı.

      Bu nedende laiklik ilkesinin önemini bilmeli, anlamalı ve bu doğrultuda gereken kararları alıp, gereken adımları atmak suretiyle çağdaş dünya içerisinde etkin ve saygın bir yer alınabilmelidir.

      Bunun içinde laiklik ilkesine sımsıkı sarılmak ve onun en ufak bir şekilde zedelenmesine yer verici tutum ve davranışa izin vermemek gerektiği bilinmelidir…

                                                                               [email protected]