Nükleer Düzenleme Kurulu (NDK), Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün başvurusunu değerlendirmesinin ardından 4 Ağustos’ta tesise işletme lisansı verdiğini açıkladı.
Lisansın verilmesiyle Beylikova’daki stratejik maden sahasında yeni bir aşamaya geçilirken, tesisin bugüne kadar gerçekleştirdiği üretim, işletme modeli ve çıkarılan cevherin nasıl değerlendirildiğine ilişkin bazı sorular ise yanıtsız kaldı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2025 yılının sonunda YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’ın soru önergesine verdiği yanıtta, sahada 2023’ten bu yana deneme üretimi kapsamında cevher çıkarıldığını bildirmişti. Ancak çıkarılan cevherin miktarı, ne kadarının işlendiği, ne kadarının stoklandığı veya atık haline geldiği konusunda bilgi paylaşılmadı.
Pilot tesisin bugüne kadar fiilen ne kadar üretim gerçekleştirdiği ve tam kapasiteyle çalışıp çalışmadığı da açıklanmış değil.
Sahada yabancı şirket, taşeron firma veya danışman kuruluşların faaliyet gösterip göstermediğine ilişkin sorular da Bakanlığın yanıtında karşılık bulmadı. Bakanlık yalnızca çıkarılan cevherin ham veya yarı işlenmiş halde ihraç edilmesine yönelik bir çalışma bulunmadığını açıkladı. Cevherin nerede ve hangi yöntemlerle değerlendirildiğine ilişkin ise ayrıntı verilmedi.
Beylikova’da 30 milyon tonluk rezerv
2021 yılında projeye ilişkin ÇED olumlu kararı verilen dosyaya göre Kızılcaören kompleks cevher yatağında, ortalama yüzde 3,14 Nadir Toprak Oksitleri (NTO) tenörüne sahip 30 milyon 358 bin 268 ton tüvenan kompleks cevher rezervi bulunuyor.
Yatak, içerdiği nadir toprak elementleri bakımından dünyanın önemli lantanit yatakları arasında gösteriliyor.
NTE’lerde ekonomik değer ise yalnızca cevherin çıkarılmasıyla sınırlı değil. Elementlerin ayrıştırılması, saflaştırılması ve yüksek teknoloji sektörlerinin ihtiyaç duyduğu ürünlere dönüştürülmesi, asıl katma değerin ortaya çıktığı aşamalar olarak öne çıkıyor.
Yıllık 10 bin ton NTE konsantresi hedefleniyor
Projede ilk aşamada yıllık 1200 ton cevher işleme kapasitesine sahip bir pilot tesis planlandı. Pilot aşamada yılda 35 ton NTO üretilmesi hedeflenirken, daha sonra kurulması planlanan ana tesiste yıllık 5 bin ton NTO üretimine ulaşılması öngörülüyor.
Tam kapasiteye geçildiğinde ise yılda 10 bin ton NTE konsantresi üretilmesi planlanıyor.
Bu nedenle işletme lisansının verilmesi, Türkiye’nin nadir toprak elementleri alanındaki üretim ve işleme kapasitesi açısından önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.
Beylikova neden stratejik?
Nadir toprak elementleri, Çin’in üretim ve işleme zincirindeki küresel üstünlüğü nedeniyle ABD ile Çin arasındaki ekonomik ve jeopolitik rekabetin önemli başlıklarından biri.
Savunma sanayisi, elektrikli araçlar, rüzgar türbinleri, elektronik sistemler ve uydu teknolojileri başta olmak üzere birçok yüksek teknoloji alanında kullanılan NTE’ler, ülkeler açısından stratejik öneme sahip.
Bu nedenle Türkiye’nin Beylikova’daki rezervleri nasıl değerlendireceği, yalnızca madencilik politikası açısından değil, ekonomik ve stratejik açıdan da önem taşıyor.
Trump iddiası gündeme gelmişti
Beylikova’daki nadir toprak elementleri 2025 yılında siyasi tartışmaların da merkezine oturmuştu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beylikova’daki kaynakları ABD Başkanı Donald Trump’a vereceğini öne sürmüş ve NTE’lerin cevher halinde ABD şirketlerine verilmesinin Türkiye’nin geleceği açısından risk oluşturacağını savunmuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bu iddiayı reddederek herhangi bir ülkeye devir söz konusu olmadığını, farklı ülkelerin uzman kuruluşlarıyla teknoloji geliştirme, danışmanlık ve teknoloji transferi konusunda görüşmeler yürütüldüğünü açıklamıştı.
NDK’nin işletme lisansı vermesiyle tesisin önündeki önemli bir idari aşama geride bırakılırken, kamuoyunun merak ettiği sorular ise sürüyor.
Tesis nasıl işletilecek? Yabancı şirketlerin süreçte rolü olacak mı? Çıkarılan cevher ne kadar işlenecek? NTE’ler hangi aşamalardan geçirilerek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülecek? Ve en önemlisi, Beylikova’daki bu stratejik kaynaktan elde edilecek ekonomik değerin ne kadarı Türkiye’de kalacak?
Lisansın ardından gözler artık bu soruların yanıtlarına çevrildi.
