Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

Mahkeme salonlarına yapay zekâ giriyor: Kritik uyarı

2026-2027 Adli Yılı 1 Eylül Salı günü başlarken, yargıda yapay zekâ kullanımı da yeni dönemin önemli başlıklarından biri oldu. Daha İyi Yargı Derneği tarafından hazırlanan raporda, yapay zekânın hâkimlerin yerine karar veren bir mekanizmaya dönüşmemesi, insan denetiminde çalışan güvenilir bir destek sistemi olarak kullanılması gerektiği vurgulandı.

2026-2027 Adli Yılı 1 Eylül Salı günü başlarken, yargıda yapay

 

Yeni adli yılın başlamasıyla birlikte Türkiye’de yargı sisteminin geleceğine ilişkin tartışmalar da yeniden gündeme geldi. Daha İyi Yargı Derneği, 2026-2027 Adli Yılı kapsamında hazırladığı “Yargı Hizmetlerinde Yapay Zekâ: Fırsatlar, Riskler ve Türkiye için Yol Haritası” başlıklı raporla, teknolojinin adalet sistemi üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi.

Raporda, yapay zekânın doğru kullanılması halinde yargının iş yükünün azaltılabileceği, işlemlerin hızlandırılabileceği ve adalete erişimin kolaylaştırılabileceği belirtildi. Ancak teknolojinin kontrolsüz biçimde yargı süreçlerine dahil edilmesinin ciddi hak ihlalleri ve güven sorunları doğurabileceğine dikkat çekildi.

“Yapay zekâ sihirli bir çözüm değil”

Dernek tarafından yapılan değerlendirmede, yapay zekânın yargının bütün sorunlarını ortadan kaldıracak bir teknoloji olarak görülmemesi gerektiği ifade edildi.

Yapay zekânın aynı zamanda tamamen uzak durulması gereken bir risk alanı olmadığı belirtilen raporda, en sağlıklı yaklaşımın teknolojiyi insan merkezli, hak temelli, denetlenebilir ve belirli amaçlarla kullanılan bir yargı destek aracı olarak konumlandırmak olduğu kaydedildi.
Raporda özellikle adil yargılanma hakkı, yargı bağımsızlığı, tarafsızlık ve yargıya duyulan güven açısından oluşabilecek risklere dikkat çekildi.

UYAP Türkiye için önemli avantaj
Türkiye’nin yapay zekâ destekli yargı uygulamalarında önemli bir altyapı avantajına sahip olduğu değerlendirmesinde bulunan dernek, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) gibi mevcut dijital sistemlerin bu dönüşüm için güçlü bir temel oluşturduğuna işaret etti.

Ancak mevcut dijital altyapının tek başına yeterli olmayacağı belirtilerek; veri yönetimi, kişisel verilerin anonimleştirilmesi, etik kurallar, yargı mensuplarının eğitimi, teknik denetim ve hukuki sorumluluk konularında kapsamlı politikalar oluşturulması gerektiği vurgulandı.

“Önce veri ve bilgi üretimi güvenilir olmalı”

Raporda dikkat çeken değerlendirmelerden biri de yapay zekânın kullanılmasından önce yargı sisteminin ürettiği bilgi ve verilerin güvenilir hale getirilmesi gerektiği yönünde oldu.

Dernek, yapay zekânın hâkimin yerine geçen veya doğrudan karar oluşturan bir mekanizma olarak tasarlanmasının doğru olmadığını belirterek, teknolojinin yargının hızını, karar kalitesini, tutarlılığını ve erişilebilirliğini artıracak; ancak nihai olarak insan denetimine tabi olacak bir destek sistemi şeklinde yapılandırılması gerektiğini savundu.
Yıllar önce uyarıda bulunmuştu
Daha İyi Yargı Derneği, yapay zekânın hukuk alanındaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerini ilk kez bu raporla gündeme getirmiyor.

Dernek, 2020-2021 Adli Yılı’nın açılışı sırasında yayımladığı “Daha İyi Yargı İçin Yapay Zekâ Vizyonuna ve Özeleştiriye Çağrı” başlıklı çalışmasında da hukuk sisteminin yeni teknolojik döneme hazırlanması gerektiğine dikkat çekmişti.

Aradan geçen yıllarda yapay zekânın günlük yaşamdan kamu hizmetlerine kadar pek çok alanda hızla yaygınlaşması, yargı sisteminde teknolojinin nasıl kullanılacağı sorusunu da daha kritik hale getirdi.

Daha İyi Yargı Derneği’nin 2026-2027 Adli Yılı için hazırladığı “Yargı Hizmetlerinde Yapay Zekâ: Fırsatlar, Riskler ve Türkiye için Yol Haritası” raporuna derneğin internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.