Mavi Balina tehlikesinde!

Mavi Balina tehlikesinde!

Ne Yapmak Gerekiyor?

Hatay… Adana… Ankara… İstanbul ve daha fazlası… Mavi Balina denen ‘ölüm oyununa’ dahil olan ve yaşamını yitiren çocuklara dair bir şehir listesi bu! Peki, oyunun tedirginliğinde duran aileler ne mi yapmalı?

Hatay’ın gündemine, Sümerler Ortaokulu 7.sınıf öğrencisi Nizamettin Sürmeli’nin yaşamını yitirmesi ile bir kez daha gelen ‘mavi balina’ oyunu, birçok ülkede ‘ölüm oyunu’ olarak adlandırılıyor. Oğlunu kaybeden acılı babanın, “Benim oğlum gitti, başka oğullarımız gitmesin. Lütfen herkes kendini biraz silksin ve ailesine, çoluk çocuğuna bir baksın. Sadece maddiyat yetmez, çocuklarımıza maneviyat ile yaklaşalım. Benim oğlum eceliyle ölmedi, kendini 5. kattan aşağı attı. Hiç kimse ‘başıma gelmez’ demesin” deyişi ise tehlikenin büyüklüğüne işaret ediyor.
İşte tam da bu noktada oldukça dikkati çeken bir değerlendirme yapan ve Hatay’dan İstanbul’a binlerce ailenin büyük bir merakla izlediği bir uyarıya imza atan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Bilgisayar Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi, dünya çapında çok sayıda intihar olayıyla bağdaştırılan ve sık sık gündeme gelmeye devam eden “Mavi Balina” oyununun tehlikelerine karşı aileleri uyarmak amacıyla bir video yayınladı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Bilgisayar Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Eray Çelik tarafından hazırlanan ve Youtube’da yayınlanan “Mavi Balina Hakkında Bilinmesi Gerekenler” adlı video, şu ana kadar 14 bin izlenme sayısına ulaştı.
-NASIL BAŞLADI?-
Özellikle ailelerin bu tehlikeli oyuna dikkatini çekmek amacıyla hazırlanan videoda yer alan bilgilere göre, “Mavi Balina” oyununun orijinal adı, “Siniy Kit”. Bu ismin, Rus Rock Grubu Lumen’in bir şarkısından alındığı dü-şünülüyor. “Neden çığlık atarsın/Kimse sesini duymazken/Konu ne, konu ne” sözlerinin yer aldığı şarkı, ağı delip geçemeyen devasa bir mavi balinanın öyküsünü anlatıyor. Aynı zamanda mavi balina türlerinin, artık iyileşemeyecek kadar hasta veya yaralı olduklarında kendilerini karaya vurdukları biliniyor. Oyunun kurucusu Philipp Budeikin, 2016 yılında Rusya’da tutuklandı. Budeikin, duruşmada, “toplumda temizlik yaptığını ve kurbanlarının birer biyolojik atık” olduğunu ifade etti.
-İÇERİĞİ!-
Bu oyuna sosyal ağlar üzerinden katılan kişilerden, çoğu şiddet içeren 50 talimatı yerine getirmesi isteniyor.
50 günlük bir süreyi kapsayan bu komutlar arasında; derin olmayacak şekliyle kol ve bacakların kesilmesi, korku filmlerinin seyredilmesi, belirli bir süre boyunca kimseyle görüşülmemesi, yüksek sesli olarak müzik dinlenilmesi gibi aşamalar yer alıyor. 50. günün sonunda, kişiye, son aşama olan “yüksekten atlayarak ya da kendini asarak intihar etme” komutu veriliyor. Oyun, “öl, nasıl olsa yeniden doğacaksın” fikrini kişiye öğütlüyor. 50 günün sonunda hem duygusal hem de fiziksel olarak pek çok zarar al-mış çevrim içi oyuncunun, mavi balina türlerinin artık iyileşemeyecek kadar hasta veya yaralı olduklarında kendilerini karaya vurmalarına benzer şekilde intihar etmesi isteniyor.
-ÇÖZÜM NE?-
Çocuğun, “Mavi Balina” oynayıp oynamadığını anlamak için davranışlarının yakından gözlemlenmesi gerekiyor. Çocuklar; eğer günlük sürecinden ayrılıyorsa, ruh halinde değişiklik, iletişimde azalma, gece saatlerinde internette dolaşma, umutsuzluk, mutsuzluk, yeme-içme davranışlarında değişiklik gözlemleniyorsa, vücutlarında çeşitli izler, ani öfkelenmeler, korku, uykusuzluk, derslerde başarısızlık ve notlarda düşüş, algılama ve odaklanma problemleri, sosyal uyumsuzluk, saldırganlık düşüncesi, saldırgan duygularda artış, içe dönüklük söz konusuysa, anne-babaların bu hususlara dikkat etmesi önem arz ediyor.
-AİLEYE ÖNERİ-
* Çocuğunuzun hangi oyunları oynadığını, yakından takip edin.
* Forum siteleri ya da oyunlar için hazırlanan reyting sitelerine girip, oynanan oyunların içeriğini, yararlarını veya zararlarını araştırın.
* Çocukların çevrim içi güvenlik ayarlarını kontrol edin.
* Çocukların ekran süresini kontrol edin.
* Okul, çalışma ve uyuma sürelerinde çocuğun ekrandan (akıllı telefon, tablet, vb.) uzakta geçireceği süre için bir zamanlama ayarlayın
* Çocuğun cep telefonu faturasının inceleyin.
* Ses değiştirme programları ya da araçlarından yararlananın. Çocuğunuz, canlı sohbet yapmayı gerektiren oyunlar oynuyorsa, seslerini değiştirdiklerinden emin olun. Eğer oyunda böyle bir zorunluluk yoksa, çocuğunuzun sesli sohbet yapmasına izin vermeyin.
*Çocuklarınızın bir web kamera yerine, bir avatar resmi kullanmasını sağlayın.
*Sohbet yapmayı gerektiren oyunlarda, kötü davranışlar, küfürleşme ve hatta cinsel içerikli yazışmalar dahi yapılabildiği için gerekli tedbirleri alarak, çocuğunuza çevrim içi sohbet ahlakını anlatın.
*Çocuğunuzun internet yaşına uygun sitelere girdiğinden ve etik olmayan davranışları ya da şiddeti özendiren sitelere erişmediğinden emin olun.
*Çocuğunuzla daha sık konuşun daha fazla zaman geçirin.
*Çocuğunuza rol model olun. Kendiniz de internet aracılığıyla yaptığınız aktivitelerin farkında olun.
*Akşam belli bir saatten sonra internet erişimini kapatın. (21.00-08.00)
*İnterneti iyi bilin ve gelişmeler hakkında haberdar olun. Çocuklarınız oyun oynarken, bir şeyler ters giderse, böylelikle ne yapacağınızı bileceksiniz.
*Eğer çocuğunuzun Mavi Balina oyununu oynadığını fark ederseniz, hemen bütün elektronik aletlerden internet erişimini kesin.
*Çocuğunuzun okulundaki rehberlik servisine, öğretmenlerine ve yaşadığınız yerdeki polis yetkililerine haber verin ve bir sonraki önlemleri almak için onların tavsiyelerine başvurun.
*Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun “www.guvenlicocuk.org.tr/” ve “https://www.guvenliweb.org.tr/” adreslerini ziyaret ederek, farkındalık düzeyinizi arttırın.
-KONTROL ŞART-
Bu oyuna ilişkin araştırmalar yapan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Eray Çelik, çocukların, akıllı cihazları ve internet kullanım yaşının 4’e kadar düştüğünü belirtirken, çocukları noktasında endişeli ailelere şu net mesajı verdi:
“Burada önemli olan çocuğun yaşı değil, bizlerin, ebeveynler olarak bu süreci ve kullanımı ne kadar kontrol altında tutabildiğimiz. Çocuğumuzun temas ettiği içerikleri kontrol edip etmediğimizdir. Dijitalleşen dünyanın bir parçası olmak ve doğru bir biçimde kullanmak için çocuklardan önce tüm sorumluluk bizlerde başlamaktadır. Çocukların yaş gruplarına göre oynayacakları dijital oyunlar, sosyal medya araçları, ekran kullanma süresi, ekran kısıtlamaları tamamen aile tarafından belirlenmeli ve kontrol altında tutulmalıdır. Ailelerin, çok açık biçimde dijital dünyanın faydaları ile görebilecekleri zararları da çocuklarına anlatmaları gerekiyor. Toplumda karşılaştığımız tüm profillerin, farklı karakteristik özelliklere sahip bireylerin, sanal dünyada da olduğunu daha fütursuz davranış ve uç kişilik sergileyebileceklerini unutmamalıyız.”
Tamer Yazar-AA