Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 26 Ekim’de ortaokul ve liselerde kullanılmaya başlanacak Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne yönelik eleştirilere yanıt verdi. Türkiye Gazetesi eğitim muhabiri Mahmut Özay’ın haberine göre Bakanlık, öğretmenlerin iş yükünün artacağı ve mesleki yetkilerinin geri planda kalacağı yönündeki eleştirilere karşı sistemin hazırlık sürecinde saha araştırmaları ve pilot uygulamalar yapıldığını bildirdi.
Ortak yazılı sınav sisteminin öğretmenlerin çalışma koşullarını nasıl etkileyeceği eğitim camiasında tartışma konusu oldu. Sistemin yeterli pilot uygulama yapılmadan hayata geçirildiği ve öğretmenlerin mesleki takdir yetkisini sınırlandırabileceği yönündeki eleştiriler gündeme geldi. MEB kaynakları ise soru seçiminden puanlamaya kadar çeşitli aşamalarda öğretmenlerin söz sahibi olmaya devam edeceğini savundu.
MEB, saha araştırması ve pilot uygulamayı açıkladı
Mahmut Özay’ın Türkiye Gazetesi’nde yayımlanan haberinde aktarılan bilgilere göre MEB, hazırlık sürecinde Türkiye genelinde saha araştırmaları yürüttü. 2025-2026 eğitim öğretim yılında 81 ilde, 150 ortaokul ve 152 lisede incelemeler gerçekleştirildi.
Araştırma kapsamında ortaokullarda 6, liselerde ise 10 temel branşta toplam 2 bin 110 sınav uygulaması evrakı incelendi. Elde edilen verilerin öğretmenler, okul yöneticileri ve odak gruplarla yapılan görüşmeler doğrultusunda değerlendirildiği belirtildi.
Sistemin pilot uygulaması ise 8-12 Haziran tarihlerinde 11 ilde gerçekleştirildi. Çalışmaya 9. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde 880, 10. sınıf Felsefe dersinde 1.119 okul olmak üzere toplam 1.999 okul katıldı.
Bakanlık kaynakları, pilot uygulamada öğretmen memnuniyetinin yüksek olduğunu ifade etti. Bu veriler, sistemin hazırlık aşamasında saha deneyimlerinden yararlanıldığına ilişkin açıklamaların dayanağı olarak gösterildi.
Ortak yazılı sınav uygulaması yeni değil
MEB kaynakları, ortak yazılı sınav uygulamasının yeni bir düzenleme olmadığını da vurguladı. Açıklamada, 9 Eylül 2023 tarihli Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği’ne işaret edilerek ortak sınav uygulamalarının 2023-2024 eğitim öğretim yılından bu yana sürdürüldüğü belirtildi.
Yazılı ve Uygulamalı Sınavlar Yönergesi’nde de okullarda yapılacak sınavların açık uçlu veya açık uçlu ve kısa cevaplı sorulardan oluşan yazılı yoklama biçiminde düzenlenmesine ilişkin hükümler bulunuyor.
Bakanlık, yeni sistemin mevcut ölçme ve değerlendirme düzenlemeleri çerçevesinde uygulanacağını savunurken, öğretmenlerin sınav hazırlama ve değerlendirme süreçlerindeki rolünün devam edeceğini bildirdi.
Soruların seçiminde öğretmenler söz sahibi olacak
Türkiye Gazetesi’nin haberinde aktarılan bilgilere göre, ortak sınavların ortalama 6 ila 8 açık uçlu sorudan oluşması planlanıyor. Soruların hangi kaynaklardan seçileceğine zümre öğretmenleri karar verecek. Ayrıca sorulardan ikisi öğretmenler tarafından hazırlanacak.
Öğrencilerin gelişim düzeyine uygun bulunmayan iki sorunun değiştirilmesine de imkân tanınacağı belirtildi. Soruların güçlük derecelerinin ve puan değerlerinin belirlenmesinde de öğretmenlerin söz sahibi olacağı aktarıldı.
Bu düzenlemelerle öğretmenlerin sınav hazırlama sürecinin dışında bırakılmayacağı savunuluyor. Ancak uygulamanın öğretmenlerin günlük iş yüküne ve mesleki takdir yetkisine nasıl yansıyacağı, sistemin okullarda kullanılmaya başlanmasıyla daha net değerlendirilebilecek.
Puanlama EBA üzerinden yapılacak
Ortak Yazılı Sınav Sistemi kapsamında puanlama işlemlerinin yenilenen Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden, soru bazında yürütülmesi planlanıyor.
Bakanlık kaynakları, öğretmenlerin kullanımına sunulacak dijital araçlarla öğrenci ve velilerin öğrenme kazanımlarına dayalı ayrıntılı geri bildirimlere ulaşabileceğini belirtti. Böylece öğrencilerin yalnızca sınavdan aldıkları toplam puanın değil, hangi alanlarda başarılı olduklarının ve hangi konularda desteğe ihtiyaç duyduklarının da görülebilmesi hedefleniyor.
Konu ve soru dağılım tabloları ile alternatif sınav senaryolarının 10 Eylül 2026 tarihli resmî yazıyla duyurulduğu bildirildi. Senaryolarda okul türü, bölgesel koşullar, öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeyleri ve öğretmenin izinli ya da raporlu olması gibi durumların dikkate alındığı ifade edildi.
Eğitim-Bir-Sen’den kılavuzun yeniden ele alınması çağrısı
Ortak sınav sistemine yönelik eleştiriler de devam ediyor. Eğitim-Bir-Sen, uygulama kılavuzunun sendikaların ve öğretmen temsilcilerinin katılımıyla yeniden değerlendirilmesini istedi.
Sendika, öğretmenlerin mesleki takdir yetkisinin korunması gerektiğini savunarak pilot uygulama ve etki analizleri tamamlanmadan sistemin ülke genelinde zorunlu hale getirilmemesi çağrısında bulundu.
MEB ise saha araştırmalarını ve pilot uygulama sonuçlarını öne çıkararak eleştirilere yanıt verdi. 26 Ekim’den itibaren kullanılmaya başlanacak sistemin öğretmenlerin iş yüküne, sınav değerlendirmelerine ve öğrencilerin öğrenme süreçlerine etkisi, uygulama sonrasında elde edilecek veriler ve sahadan gelecek geri bildirimlerle daha kapsamlı biçimde değerlendirilebilecek.