Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan “Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması”nın uygun bulunmasına dair kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerin ardından kabul edildi.
Toplam 592 milletvekilinin bulunduğu Meclis’te gerçekleştirilen oylamaya 398 milletvekili katıldı. Teklif, 279 kabul ve 119 ret oyuyla yasalaştı. AKP, MHP ve CHP milletvekillerinin de kabul oyu verdiği oylamada, 197 milletvekilinin oy kullanmaması dikkat çekti.
Partilerin oy dağılımı
Oylamada AKP’den 222, CHP’den 25 ve MHP’den 24 milletvekili kabul oyu kullandı. Bağımsız milletvekillerinden 4, Yeni Yol Partisi ve DSP’den ise birer milletvekili de teklifin kabul edilmesi yönünde oy verdi.
Ret oylarında ise 60 milletvekiliyle YENİ Parti ilk sırada yer aldı. DEM Parti’den 22, İYİ Parti’den 13, Yeni Yol Partisi’nden 15, Yeniden Refah Partisi’nden 3 milletvekili ret oyu kullandı. TİP, EMEP, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’den de birer milletvekili teklife karşı oy verdi. Bir bağımsız milletvekili de ret oyu kullandı.
Anlaşmanın kapsamı tartışma yarattı
Anlaşma kapsamında taraflardan birine yönelik silahlı saldırının diğer taraflara da yapılmış sayılması ve böyle bir durumda ortak savunma mekanizmalarının devreye girmesi öngörülüyor.
Metinde ayrıca askeri iş birliği, istihbarat paylaşımı, ortak tatbikatlar ve lojistik destek gibi başlıklar yer alıyor. Silah, mühimmat, yakıt ve yedek parça desteğini de kapsayan düzenlemelerin, taraflar arasındaki savunma iş birliğini genişletmesi hedefleniyor.
Anlaşmanın özellikle silahlı saldırı durumunda taraflara yüklediği sorumluluklar ve askeri müdahalenin kapsamına ilişkin ifadeler, Genel Kurul görüşmelerinde muhalefet milletvekillerinin eleştirilerine konu oldu.
Muhalefetten savaşa taraf olmama çağrısı
Genel Kurul’da AKP adına söz alan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, konuşmasında kişisel deneyimlerine değindi. AKP’li Fuat Oktay ise Türkiye’nin bağımsız bir dış politika izlediğini savundu.
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan, anlaşmanın özellikle NATO’nun 5’inci maddesine benzerlik gösteren hükümlerini eleştirdi. Türkiye’nin başka ülkelerdeki çatışmalara dahil olma ihtimaline dikkat çeken Tan, anlaşmanın Türk askerinin bölgesel savaşlarda kullanılmasına yol açabileceğini ileri sürdü.
DEM Parti Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit de anlaşma metnindeki belirsizliklere dikkat çekerek düzenlemenin kapsamına ilişkin eleştirilerini dile getirdi.
Anlaşmanın uygulanmasına ilişkin sorular gündemde
Anlaşmanın savunma iş birliğinin yanı sıra istihbarat paylaşımı, ortak askeri faaliyetler ve lojistik destek hükümlerini içermesi, Türkiye’nin olası bölgesel krizlerde üstleneceği sorumluluklara ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.
Özellikle taraflardan birine yönelik silahlı saldırının diğer taraflara da yapılmış kabul edilmesi hükmünün nasıl uygulanacağı ve askeri desteğin hangi koşullarda devreye gireceği, düzenlemenin öne çıkan tartışma başlıkları arasında yer aldı.
Kanun teklifinin kabul edilmesiyle birlikte Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ortak savunma anlaşmasının uygulanmasına yönelik yasal süreçte önemli bir aşama tamamlanmış oldu.