Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), küresel belirsizlikler ve iç dinamiklerle şekillenen enflasyon görünümünü yeniden ele alıyor. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın ifadeleri, enflasyonla mücadelede kararlı bir duruşu sürdürmeyi ve para politikası araçlarını sıkı tutmayı işaret ediyor. Fiyat istikrarı, görülebilir bir beklenebilirlik için kilit önemde. Bu çerçevede, sıkı para politikası duruşu ve faiz oranlarının uzun süre yüksek tutulması, talep baskılarını azaltmaya ve çıktı açığının küçülmesine odaklanıyor. Böylece, yatırımcı güveninin güçlendirilmesi ve finansal istikrarın sağlanması hedefleniyor.
TCMB’nin yeni enflasyon tahminleri, 2026-2027 için belirlenen aralıkların güncellenmesiyle dikkat çekiyor. Resmi ara hedefler korunurken, enflasyonun orta vadede daha öngörülebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni hedefler netleşiyor. En önemli değişiklik, 2026 sonu için %13–19 aralığından %15–21 aralığına yükseltilen beklentidir. Bu artış, dış kırılganlıklar ve iç talep dinamiklerindeki güçlenmeyle uyumlu bir yaklaşımı yansıtıyor. 2027 yılı için benzer şekilde hedef aralığı %6–12 olarak belirlenirken, orta vadeli yol haritasında istikrarın korunması prioriteler arasında yer alıyor. Ancak resmi ara hedefler değişmeden kalıyor: 2026 için %16, 2027 için %9 ve 2028 için %8 hedefleri sürüyor. Bu durum, enflasyonla mücadelede kararlılığın açık bir göstergesi.
Gıda, enerji ve hizmetler gibi dinamikler, enflasyon üzerinde sürekli dalgalanmalara yol açabilir. Karahan’ın vurguladığı gıda fiyatlarındaki oynaklık, mevsimsel etkilerin belirleyici olduğu sebze ve meyve fiyatlarındaki hareketlerle yakından izleniyor. Kasım ayında hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle fiyatlarda düşüş kaydedilmiş olsa da, Ocak ayındaki olumsuz hava koşulları bu düşüşü törpüledi. Şubat ortasından itibaren de bu dalgalanmanın devam etmesi bekleniyor. Bu durum, enflasyonun yıl boyunca yüksek kalacağı riskini artırıyor ve politika yapıcıları dikkatli olmaya çağırıyor.
Bir diğer önemli unsur olarak kira enflasyonu öne çıkıyor. Karahan, hizmet fiyatlarında belirleyici olan kira enflasyonunun yıl sonunda %30–%36 aralığında gerçekleşebileceği öngörüsünü paylaşıyor. Bu rakamlar, tüketici maliyetlerini doğrudan etkileyerek enflasyonun katmanlarını derinleştiriyor. Eğitim ve sağlık hizmetlerindeki fiyat ayarlamaları da dikkatle izlenen unsurlar arasında. Bu başlıklar, enflasyonun kalıcı bir şekil alması için kritik göstergeler olarak öne çıkıyor.
Faiz Politikası ve Para Politikasında Sıkılaştırma
Sıkı para politikası duruşu, fiyat istikrarını sağlamak ve ekonomik büyümeyi sürdürülebilir temellere oturtmak için sürdürülüyor. Merkez Bankası, enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesini ve finansal istikrarın korunmasını temel hedef olarak görüyor. Bu çerçevede, yüksek faiz oranları ve etkin araç kullanımıyla talep tarafındaki aşırılıkları kontrol altında tutmayı hedefliyorlar. İç talepteki dengelenme ve çıktı açığının negatif bölgede seyretmesi, politika yapıcıların odak noktasında kalmaya devam ediyor.
İstikrarlı bir kur ve finansal piyasa görünümü için likidite yönetimi kritik rol oynuyor. Yılın ilk aylarında artan işsizlik rakamları, özellikle genç nesil için istihdam olanaklarının artması gerektiğini gösteriyor. Bu tablo, yatırım ve tüketici güvenini desteklemek amacıyla ekonomi politikalarının uyum içinde hareket etmesini gerektiriyor.
Gelecek Adımlar ve Piyasa Yorumları
Enflasyonla mücadelede en büyük araçlardan biri olan faiz politikası, raporla birlikte daha da sıkılaşacak gibi görünüyor. Sıkı duruşun sürdürülebilirliği, iç ve dış gelişmeler ışığında enflasyon hedefleriyle uyumlu ilerliyor. Bu yaklaşım, fiyat istikrarını sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda enflasyonun beklentilere uygun hareket etmesini temin ederek makroekonomik istikrarı güçlendiriyor. Yatırımcılar açısından, enflasyon beklentilerinde iyileşme ve faizlerdeki görünürdeki gevşeme etkili olabilir; ancak şu an için güvenli ve sürdürülebilir bir adım olarak sıkı duruşa devam ediliyor.
2026-2028 dönemi için tabloyu şekillendiren tablo tabloya bakıldığında, gelecek döneme ilişkin belirgin hedefler şöyle özetleniyor:
| Geleceğe Yönelik Hedefler | 2026 | 2027 | 2028 |
|---|---|---|---|
| Enflasyon Hedefleri | %15–21 | %6–12 | %8 |
| Ara Hedefler | %16 | %9 | %8 |
Bir yandan gıda ve kira fiyatlarındaki baskılar takip edilirken, diğer yandan eğitim ve sağlık hizmetleri gibi kalemlerdeki fiyat ayarlamaları da enflasyon dinamiklerini belirliyor. Bu nedenle, politika yapıcılar için enflasyon beklentilerini yönetmek ve finansal istikrarı sürdürmek ana stratejiler arasında yer alıyor.
Sonuç olarak, TCMB’nin güncel vizyonu, enflasyonu düşürmeye odaklı bir yol haritası ile birlikte, yatırımcı güvenini güçlendirecek ve finansal piyasalardaki belirsizliği azaltacak adımları içeriyor. Bu yaklaşım, iç talep dengelerinin korunmasına ve export-yerli talebin dengelenmesine olanak tanıyarak, Türkiye ekonomisinin orta vadeli büyümesini desteklemeyi amaçlıyor.