Mevcut siyaset yapma biçimini

Mevcut siyaset yapma biçimini

Gençler Reddediyor!

Türkiye Gençlik Araştırması’na göre, gençler, mevcut siyaset yapma biçimlerini reddediyor! Yolsuzluk/rüşvet, eğitim sistemi/ okullar ve işsizlik, katılımcıların, yönetimde sorumluluk almaları halinde çözmek istedikleri ilk üç sorun olarak yer alıyor.

Hacettepe Üniversitesi’nin, aralarında Hatay’ın da olduğu 22 kentte, Z kuşağından 2 bin 471 kişinin katıldığı “Türkiye Gençlik Araştırması” sonuçlandı.
Araştırma kapsamında, gençlere; “Hayatınızı en anlamlı kılan şey nedir”, “Hayattan memnuniyet durumunuz nedir”, “Boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz”, “Geleceğe yönelik en önemli beklentiniz nedir”, “Türkiye ve dünya gündemini takip eder misiniz”, “Bir savaş çıkacak olsa ülkeniz için savaşır mısınız”, “Siyasi kimlik tanımlamanızı yapar mısınız”, “Ülkesi yanlış şeyler yapsa da insan ülkesini desteklemeye devam etmeli mi”, “Geçtiğimiz yıllarda sizi en çok etkileyen olay hangisidir”, “Bugün Türkiye’yi yönetseniz el atacağınız sorun ne olurdu”, “Sizce Türkiye’deki gençliğin en önemli sorunu nedir” gibi sorular yöneltildi.
-MEMNUN DEĞİL!-
Araştırmaya katılanların yüzde 28,98’i hayatından memnun olduğunu belirtirken, yüzde 35,09’u “Hayattan ne memnunum ne de değilim” yanıtını verdi. Yüzde 27,64’lük kesim hayatından memnun olmadığını söylerken, yüzde 8,30 bu konuda bir fikrinin olmadığını beyan etti.
-İDEALLER VE AİLE!-
Hayatı anlamlı kılan şeylerin neler olduğu sorusuna verilen cevaplarda ise “idealler“ ve “aile“ ilk iki sırada yer aldı. Yüzde 10,08’lik kesim ise hayatının anlamsız olduğunu söyledi.
-EN ÇOK NE?-
“Hayatta sizi en çok ne rahatsız eder?” sorusuna ise katılımcıların yüzde 25’i “haksızlığa uğramak” yanıtını verdi. İkinci sırada “hayvanlara eziyet edilmesi”, üçüncü sırada ise “özgürlüklerin kısıtlanması” yer aldı. Milli ve dini değerlere hakaret, adaletsizlik ya da çevreye verilen zararlar sıralamada daha altlarda yer buldu.
Katılımcılara, hangi gruba dahil olmayacakları sorulduğunda ise yanıtlar arasında dini gruplar, siyasi gruplar, taraftar grupları, sosyal medya grupları, sosyal aktivite grupları ve hayran grupları yer aldı. Yaklaşık yüzde 27’lik kesim siyasi gruplara, bir o kadarı da dini gruplara katılmayacağını söyledi.
-SİYASİ KİMLİK!-
Katılımcıların yaklaşık yüzde 55’i, kendisini Atatürkçü ya da milliyetçi olarak tanımladı. Yolsuzluk/rüşvet, eğitim sistemi/ okullar ve işsizlik, katılımcıların, yönetimde sorumluluk almaları halinde çözmek istedikleri ilk üç sorun olarak yer aldı.
Ulaştığı sonuçları Independent Türkçe’ye değerlendiren Doç. Dr. Sinan Ateş, gençlerin öfke duyduğunu, bu durumun ana nedenleri arasında ise ekonomik krizin etkisiyle işsizliğin artması, yaşanan istikrarsızlıklar sonucu gelecek kaygısının çoğalması gibi faktörleri sıraladı.
-İTTİFAKLAR DÖNEMİ!-
Katılımcıların yaklaşık yüzde 55’inin kendisini “Atatürkçü” ya da “milliyetçi” olarak tanımlamasını, “Bazı durumlar, milliyetçi refleksi seküler tonda artırıyor” şeklinde yorumlayan Sinan Ateş, şunları söyledi:
“Bu oranlar, ülkenin gelecekteki siyasal yönelimi bakımından temel motivasyonun, müdafaa-i hukuk çizgisi olduğunu gösteriyor. Mülteci meselesi, ülke içinde belirli cemaat ya da siyasi oluşumların imtiyazlı varlığı, eşitlik güdüsünü zedelemiş görünüyor. Bu duruma karşı oluşan refleks ise seküler bir tonda milliyetçi refleksi artırıyor.
Tarihsel ve toplumsal nedenlerle, sınıfsal refleksler sınırlı. Bir diğer ilginç husus ise neredeyse her 10 katılımcıdan birinin kendisini siyasal bir kimlik ile tanımlamayışı. Bu husus, ittifaklar dönemi Türkiye’sinde siyasal kimliklerin kuşatıcılığının aşındığını gösteriyor. Ayrıca, yüzer-gezer oy miktarının da arttığının göstergesi olabilir.”  Tamer Yazar

(Visited 7 times, 1 visits today)