TBMM’nin temel görevi yasa yapmak, ülke sorunlarına çözüm üretecek düzenlemeleri görüşmek ve millet adına yasama yetkisini kullanmaktır. Bu görevi yerine getirmek üzere seçilen milletvekillerinin de kanun teklifleri karşısında tutumlarını ortaya koymaları bekleniyor. Bir düzenlemeye destek vermek ya da karşı çıkmak siyasi tercih olarak değerlendirilirken, oylamaya katılmamak ise kamuoyunda farklı soru işaretlerine neden oluyor.
Son olarak kamuoyunda geniş yankı uyandıran Çerçeve Yasa oylamasında oy kullanmayan isimler arasında CHP Hatay Milletvekilleri Nermin Yıldırım Kara ile Mehmet Güzelmansur’un da yer alması dikkat çekti. Hataylı seçmenler başta olmak üzere birçok vatandaş, milletvekillerinin kritik öneme sahip oylamalarda neden oy kullanmadığını sorguluyor.
Seçmenler tarafından Meclis’e gönderilen milletvekilleri, yalnızca kürsü konuşmalarıyla değil, kullandıkları oylarla da temsil görevini yerine getiriyor. Bu nedenle kamuoyunda yükselen eleştirilerin odağında, “Bir milletvekili bir kanuna karşı olabilir ya da destekleyebilir; ancak neden hiçbir tutum ortaya koymaz?” sorusu yer alıyor.
Özellikle ülke gündemini yakından ilgilendiren düzenlemelerde kullanılan her oy siyasi ve toplumsal bir anlam taşırken, oylamaya katılmamak da seçmenin değerlendirmesine açık bir tercih olarak görülüyor. Bu nedenle vatandaşlar, oylamalara katılmayan milletvekillerinin gerekçelerini kamuoyuyla paylaşmasını bekliyor.
Demokratik temsil anlayışında milletvekillerinin görevi yalnızca Meclis’te bulunmak değil, yasa yapım süreçlerine aktif katılım sağlamak ve seçmen adına irade ortaya koymaktır. Bu nedenle kritik oylamalarda ortaya çıkan katılmama tabloları, yalnızca siyasi partiler açısından değil, temsil mekanizmasının işleyişi açısından da tartışılmaya devam ediyor.
Kamuoyunun yanıtını aradığı soru ise oldukça açık:
Millet adına karar verme yetkisi alan milletvekilleri, karar anında neden sessiz kalıyor?