Milletvekili Oruç,

Milletvekili Oruç,

Hükümetin son süreçteki uygulamalarını sert dille eleştirdi

İktidarın Çözüm Gücü Olacağına Dair Güven Kalmadı

      Hatay-Samandağlı hemşerimiz HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları Oruç, parlamentonun önceki günkü oturumunda yaptığı konuşmada, hükümetin son süreçteki uygulamalarını ser dille eleştirdi ve iktidarın sorunlara yönelik çözüm gücü olacağına dair güvenin kalmadığını söyledi.

      Bugün, eğer gerçekten yurttaşın, bu ülkenin vatandaşının enflasyona karşı korunacaksa acilen bunun kanıtlanabileceğini söyleyen Milletvekili Oruç, “Ne yapılabilir? Elektrik, su, doğal gaz ve internete son altı ayda yapılmış olan bütün zamlar geri çekilirse gerçekten demek ki bunun yolu açılacaktır. Bütün gıda ürünlerine, temel tüketim maddeleri üzerinde KDV’yi kaldırarak bunun samimiyeti ortaya konulabilir. Temel gıda ürünleri ucuzlatılarak bununla mücadele edileceği gösterilebilir ama biz tekrar ediyoruz, asla ve asla bu iktidarın bir çözüm gücü olacağına dair sadece biz muhalefetin değil, bu kürsüde oturan milletvekillerinin değil, yapılan anketler de gösteriyor ki artık yurttaş, vatandaşın sizlere güveni kalmamıştır” dedi.

İktidar stok

      İktidarın, bu sefer ülkenin âdeta yangın yerine döndüğü bir ekonomik krizle ilgili suçlu arayışına girdiğini ve şimdi sözde stokçuların peşine düştüğünü söyleyen Milletvekili Oruç, konuşmasında şunlara yer verdi: “Bugün küçük esnafın stokçuluğundan şüphe eden yani 2 torba patatesi, 2 torba soğanı stoklamış olan bir manavın peşine düşmüş olan bir iktidar var ama bu iktidar gerçekten ülkenin başta bütün varlıklarını, mesela limanlarını, mesela bütün üretim kaynaklarının hepsini büyük sermayeye peşkeş çekmiş, oranın peşinde değil. Kimin peşinde? Stokçuların peşinde. Bakın, bugün stokçuların peşine gitmiş olan bu iktidar kimleri suçlu gösteriyor? Çiftçiyi suçluyor, üreticiyi suçluyor, işçiyi suçluyor, mahallemizdeki Bakkal Ahmet Efendi’yi suçluyor, bunların peşine düşmüş. Oysa fiyat artışının, TÜİK’in açıklamış olduğu yalancı enflasyon oranıyla doğrudan orantılı olduğunu gayet iyi biliyoruz.

Sözde asgari ücret artırıldı …

      Bugün motorine, benzine, LPG’ye, elektriğe, doğal gaza gelen fahiş zamların gerçekten artık önü de alınmıyor ve sözde asgari ücret artırıldı ama asla ve asla bu asgari ücret gerçek enflasyonu yansıtmıyor. Bugün, TÜİK’in 2021 yılı enflasyon oranını yüzde 30 olarak açıkladığını biliyoruz ve ücretler buna göre belirleniyor. Oysa Enflasyon Araştırma Grubunun açıkladığı rakam yüzde 82,81’dir ve doğru olan rakam budur. Bugün ücretlerin, alım gücünün bu enflasyon karşısında nasıl ezildiğinin burada bu sandalyelerde oturan AKP milletvekilleri belki farkında değil ama mutfağında tenceresi kaynamayan yurttaş bunun farkındadır. Burada artık hikâye anlatmanın bir manası kalmamıştır. Bugün dünyada enflasyonun en yüksek olduğu 8’inci ülke Türkiye’dir. Bu, hangi verilere göre? TÜİK’in açıklamış olduğu verilere göre ve şurada bir liste var elimde, bu tabloda Türkiye 8’inci sırada görünüyor. Gerçek enflasyon rakamlarına göre Türkiye 5’inci sıradadır ve hemen Suriye’nin altında yer alır. Suriye, on bir senedir savaşla cebelleşen bir ülke, hemen altında kim yer alıyor enflasyon oranındaki yükseklikte? Doğrudan Türkiye yer alıyor. İşte, Türkiye’yi bu iktidarın getirdiği durum tam da budur.

Evinde tenceresi kaynamayanlar dış güçlere inanmıyor …

      Bir de gerçekten, utanmadan sıkılmadan dış güçler, dış mihraklar diye insanlara yutturmaya çalışıyorlar. Buna siz inanıyor olabilirsiniz ama evinde tenceresi kaynamayan insan buna asla inanmaz. Bakın, buna en güzel cevabı emekçiler verdi ve dediler ki: ‘Rakamlar yalan, yoksulluk gerçek’ Tsunami gibi artan bu zamlar karşısında TÜİK de büyük bir suç işlemektedir. Ben buradan TÜİK’in yöneticilerine de seslenmek istiyorum: İktidarın ülkeyi çekmeye çalıştığı bu bataklıkta sizlerin payı vardır çünkü açıkladığınız rakamlar çerçevesinde yediğimiz bir lokma ekmekten, giyindiğimiz hırkaya kadar, evimizde kullandığımız bütün ürünlere kadar her şeyin fiyatı sizin açıkladığınız bu yalan yanlış rakamlarla belirlenmektedir. Dolayısıyla, burada TÜİK çok büyük bir suç işlemektedir ve bununla ilgili emekçiler TÜİK hakkında dava açtılar, TÜİK yöneticileri hakkında. Çok haklı bir davadır bu dava ve bizler emekçilerin bu konuda yanındayız.

      Bizler sorunu yaratan ve derinleştirenden, onlardan, bu kürsülere çıkıp artık bir çözüm istemiyoruz. Yani, bugün Cumhur İttifakı’ndan, ‘Ya, şunu şöyle yapsanız da çözülür aslında’ deme dönemi muhalefet açısından artık kapanmıştır. Muhalefet, artık bu ülkenin söküğünü kendi eliyle dikecek.”

      Mehmet ÖZGÜN