Mullaoğlu, geçmiş yıllarda farklı mahkemeler tarafından verilen ve kesinleşmiş kararların tamamında, geçici kurulların yalnızca olağanüstü kongre toplama yetkisine sahip olduğunun açıkça belirtildiğini ifade etti.
Mullaoğlu paylaşımında; İzmir, Hatay, Samandağ, Gaziantep Araban ve Balıkesir Burhaniye’deki çeşitli hukuk mahkemeleri ile Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını örnek göstererek, “2820 Sayılı Siyasi Partiler Yasası” kapsamında atanan geçici kurulların görev sınırlarının net şekilde çizildiğini savundu.
“Görev süresi dolunca yetki de sona erer”
CHP’li vekil açıklamasında, söz konusu yargı kararlarında geçici kurulların yalnızca olağanüstü kongreyi toplamakla görevli olduğunun belirtildiğini, bu sürede kongrenin yapılmaması halinde kurulun görevinin kendiliğinden sona ereceğinin hüküm altına alındığını dile getirdi.
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin “geçici kurul” yönündeki kararına tepki gösteren Mullaoğlu, bu kararın Anayasa’ya ve Siyasi Partiler Yasası’na aykırı olduğunu öne sürdü. Geçici kurulun il başkanı atama gibi bir yetkisinin bulunmadığını savunan Mullaoğlu, parti binasına yönelik polis müdahalesini de sert sözlerle eleştirdi.
“Görevi kötüye kullanma suçu oluşmuştur”
Açıklamasında, “İl başkanı edasıyla il binamızı binlerce polisle basmak, kararı veren ve uygulayanlar yönünden görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmuştur” ifadelerine yer veren Mullaoğlu, yaşanan sürecin yargının CHP ve siyaseti dizayn etmeye yönelik girişimlerinin açık göstergesi olduğunu ileri sürdü.
Gürsel Tekin’e sert eleştiri
Mullaoğlu, paylaşımında eski CHP’li siyasetçi Gürsel Tekin hakkında da dikkat çeken ifadeler kullandı. Tekin’i ve benzer isimleri “AK Parti’nin yargı operasyonlarına gönüllü olmakla” suçlayan Mullaoğlu, muhalefetin iktidara en yakın olduğu dönemde yapılan bu girişimlerin “ihanet” olarak değerlendirileceğini savundu.
Mullaoğlu, açıklamasını CHP Genel Başkanı Özgür Özel liderliğinde mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek tamamladı.
