Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

Okul katliamında anne-baba da hakim karşısına çıkıyor

Kahramanmaraş’ta 9 öğrenci ile bir öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısına ilişkin soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Kahramanmaraş’ta 9 öğrenci ile bir öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısına

Saldırganın babası hakkında 10 kez müebbet ve 30 yıla kadar, annesi hakkında ise 22,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Anne ve babanın yargılanacağı davanın ilk duruşması 4 Eylül’de görülecek.

Kahramanmaraş’ta 15 Nisan 2026 tarihinde bir ortaokulda 14 yaşındaki İ.A.M. tarafından gerçekleştirilen ve Türkiye’yi sarsan silahlı saldırıya ilişkin hazırlanan iddianame tamamlandı.

Saldırıda 9 öğrenci ile matematik öğretmeni Ayla Kara yaşamını yitirirken, olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında saldırganın anne ve babasının cezai sorumluluğu da yargıya taşındı.

Baba için 10 kez müebbet istendi

Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davada saldırganın babası Uğur Mersinli’nin “olası kastla öldürme” suçundan 10 kez müebbet hapis, ayrıca “olası kastla yaralama” suçundan 30 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanması istendi.

Anne Peyman Pınar Mersinli hakkında ise “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Davanın ilk duruşması 4 Eylül 2026 tarihinde yapılacak.

Öğretmenin ailesinden dava

Saldırıda hayatını kaybeden 56 yaşındaki matematik öğretmeni Ayla Kara’nın ailesi de ceza soruşturmasının yanı sıra saldırganın babası Uğur Mersinli hakkında 5 milyon 100 bin liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı.

Ailenin avukatı Özcan Kara, açılan dava kapsamında Mersinli’nin mal varlığına ihtiyati haciz konulduğunu açıkladı.

MAHKEMEDEN DİKKAT ÇEKEN “GÖZETİM” VURGUSU

Kahramanmaraş 9’uncu Asliye Hukuk Mahkemesi, ailenin ihtiyati haciz talebini kabul etti.

Kararın gerekçesinde, anne ve babaların çocuklarının üçüncü kişilere verdiği zararlardan doğan sorumluluğuna dikkat çekilirken, 15 yaşından küçük bir çocuğun ateşli silaha ulaşarak ölümle sonuçlanan bir saldırı gerçekleştirmesinin aile içi denetim, eğitim ve gözetim yükümlülüğü açısından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Böylece Türkiye’yi sarsan okul saldırısında yalnızca saldırının nasıl gerçekleştiği değil, çocuğun silaha nasıl eriştiği ve ebeveynlerin sorumluluğunun hangi boyutta olduğu da mahkeme önünde tartışılacak.

Gözler şimdi 4 Eylül’de başlayacak davaya çevrildi.