Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Okullar Kapanmadan Eylem Kararı

Eğitim-Sen Genel Merkezi’nde bir

Eğitim-Sen Genel Merkezi’nde bir araya gelen eğitimciler, bazı siyasi partiler ve demokratik kitle örgütü temsilcileri, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanan yeni eğitim müfredatının geri çekilmemesi halinde yapacakları ortak eylem planını belirlemek üzere bir araya geldi. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, “Mutlaka okullar kapanmadan önce bir uyarı eylemi olacak. Bunun biçim ve şeklini burada oluşacak komisyon belirleyecek. Öncelikle öne çıkan bir boykot ve uyarı. Belki önümüzdeki yıl eğitim öğretimin başlamasıyla birlikte bu ısrar devam ederse böyle bir müfredatın altına öğrencilerimizi sokmamak ve göndermemek gibi bir çok seçenek önümüzde var” dedi.

‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ olarak açıklanan yeni müfredat modelinin Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından onaylanmasının ardından Eğitim-Sen Genel Merkezi’nde bir araya gelen demokratik kitle örgütleri, bazı siyasi partiler ve eğitimciler, yeni müfredat ile ilgili yürütülecek ortak mücadele programıyla ilgili basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında, yeni müfredatın geri çekilmesi talebi bir kez daha yinelendi. Eğitimciler, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri yeni müfredata karşı nasıl bir eylem programı izleyeceklerini belirleyecek.
Basın açıklamasına katılan kurumlar arasında Eğitim-Sen, KESK, CHP, Dem Parti, Sol Parti, EMEP, Yeşil Sol Parti, Halkevleri, Laiklik Meclisi, Eğit-Der, Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Veli-Der, İnsan Hakları Derneği, Öğretmen Sendikası yer aldı.
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, ”Bu müfredatın kimler tarafından oluşturulduğunu biliyoruz. Arkasında tarikatların olduğunu biliyoruz. Bu müfredatın geri çekilmesi ve evrensel değerlere yakışır, çağın gerekliliklerini yerine getirmesi konusunda çağrılarda bulunduk. Bu gerici müfredat ile karşı karşıyayız. Bu müfredatın geri çekilmesi için kitle örgütleri ile yan yana gelerek mücadele programı oluşturacağız” dedi.

”Saray, Milli Eğitim Bakanı ve onların gerici müfredatıyla karşı karşıyayız”
Irmak, şunları söyledi:
“Tarikat ve cemaatlerin aslında bir anlamda gölge bakanı olan Yusuf Tekin, onların istek ve bilgileri doğrultusunda milli eğitim müfredatı oluşturdu. Bu müfredatın kimler tarafından nerede nasıl oluşturulduğunu bilsek de bakanlık buna açıklık getirmese de arka planda tarikat ve cemaatlerin uzantıları olan vakıf ve derneklerin olduğunu biliyoruz.
”Mücadele programı oluşturacağız”
Bu ülkenin laik, demokratik, seküler yaşamdan yana olan yapıları olarak uzun zamandan beri bu müfredatın geri çekilmesini, toplumun tamamını kapsayacak, ülkenin gerçeklerine uygun, evrensel değerlere yakışır bir müfredat oluşturulması konusunda ciddi çağrılarda bulunduk. Bu çağrılara kulak vermeyen, inatla bu müfredatı hayata geçirme konusunda bir kararlılık gösteren Saray, Milli Eğitim Bakanı ve onların gerici müfredatıyla karşı karşıyayız. Bu müfredatın geri çekilmesi, uygulanmaması, ülkeye uygun bir müfredat yapılması için kitle örgütleriyle yan yana gelerek mücadele programı oluşturacağız.”
”Hazırlık süresi on yıl, öneri süresi on gün”
Irmak tarafından okunan ortak basın açıklamasında ise şu görüşlere yer verildi:
İktidarın siyasi programına ve siyasal ideolojik görüşüne uygun olarak hazırlanan laiklik ve bilim karşıtı yeni müfredatı reddediyoruz. ‘Geri çekin’ diyoruz. Tarihi yeni ama içeriği yüz yıl öncenin dahi gerisinde olan müfredat, dün Bakan tarafından imzalandı. Bakanlık kamuoyuna açıkladıkları müfredat ile ilgili bir hafta süre vererek, öneri, görüş ve eleştiriye açtıklarını ifade etmişti. Sürenin az olduğunu eleştirenlere, sürenin artırılacağını söyleyerek adeta dalga geçer gibi on güne çıkardığını açıkladı. Hazırlık süresinin on yıl olarak açıklandığı müfredata, on gün içerisinde öneri ve görüş istedi. Öncesinde de müfredatı bin kişi ile hazırladıklarını, onlarca çalıştay yaptıklarını ifade etmiş, ancak bu kişilerin kimler olduğu, çalıştayların nerede yapıldığı soruları hep yanıtsız kaldı.” – Sinan Seyfittinoğlu-