Trump, pilotun İran’dan kurtarılması operasyonunu, canlı yayında “büyük zafer” olarak dakikalarca anlatıyor.
-Büyük İskender, Persleri yendiği ünlü İssos savaşını bile bu kadar anlatmamıştı.
-Hannibal, Canne savaşını bile bu kadar abartmamıştı.
-Demek ki bu tür liderler, en küçük başarıları bile topluma “büyük zafer” olarak sunuyorlar.
Hitler de öyleydi.
———
Eğer ABD, İran’a geniş kapsamlı bir kara harekâtı düzenlerse…
İkinci “Vietnam Sendromu”nu yaşamak istiyor demektir…
İstifaya zorlanan ABD Kara Kuvvetleri Komutanı, görevden ayrıldıktan bir saat sonra, 4 Nisan 2026’da şöyle dedi:
“Bir deli, büyük ABD ordusunu felakete sürükleyecek…”
ABD’nin İran savaşında en önemli kaybı, elbette Hürmüz Boğazı’nın kapatılması.
Ama, daha önemli kayıp nedir, diye sorarsanız…
ABD yönetimi aklını kaybetti, derim…
9 Nisan 2003.
Irak’ı işgale başlayan ABD kuvvetleri Bağdat’a girdi. Iraklı Caburi, Saddam’ın heykelini balyozla yıktı. Yıllar sonra Caburi, “O heykeli yerine dikmek isterdim. Şimdi her şey daha kötü” dedi.
-ABD, Irak’a demokrasi ve özgürlük getirecekti. Irak’ta 1,5 milyon insan öldü. Irak üçe bölündü. Bölge terör üreten bir coğrafyaya dönüştü. Ve bazı Müslüman ülkeler ABD’yi destekledi.
-2011’de aynı ABD, Suriye ve Libya’yı parçaladı ve yine aynı Müslüman ülkeler ABD’nin yanında yer aldı. Ve Türkiye’de bazı “yorumcu/gazeteciler” ABD’nin bu politikasına “Arap Baharı” dedi. Gidin o baharın geldiği coğrafyada yaşayın desem!..
-Şimdi İran… Ve değişmeyen senaryo…
Kemalizm’i kim sevmez bilir misin?
ABD Merkezi İstihbarat Örgütü (CIA) Ortadoğu Direktörü Graham Fuller sevmez.
Ve der ki:
“Kemalizm bitti… Bu nedenle, kendisine entelektüel güven duyan Türkiye, İslam’ın günlük yaşamdaki yerini almasını yeniden düşünmelidir.”
Anladınız değil mi?..
Atatürk’ü, Cumhuriyet’i; CIA ve işbirlikçileri hiç sevmez?