BirGün gazetesinde yer alan habere göre, 2026 yılı sonu enflasyon tahmini yüzde 16’dan yüzde 28,4’e yükseltilirken, 2027 yılı için yüzde 21, 2028 için yüzde 13,5 ve 2029 için yüzde 9 enflasyon hedeflendi.
Yeni hedefler, özellikle asgari ücret ve emekli aylıklarında yapılacak artışların nasıl şekilleneceği konusunda tartışmaları da beraberinde getirdi. BirGün’ün değerlendirmesinde, geçmiş OVP’lerde verilen enflasyon hedeflerinin önemli ölçüde revize edilmesi, yeni programın inandırıcılığına ilişkin soru işaretlerinin başında gösterildi.
2027 için yüzde 21 enflasyon hedefi
Yeni OVP’ye göre enflasyonun 2026 sonunda yüzde 28,4’e, 2027 sonunda yüzde 21’e, 2028 sonunda yüzde 13,5’e ve 2029 sonunda yüzde 9’a gerilemesi bekleniyor.
BirGün’ün haberinde, daha önceki OVP’lerde tek haneli enflasyon hedefinin daha erken tarihler için öngörüldüğüne dikkat çekildi. Yeni programla birlikte tek haneli enflasyon hedefinin 2029 yılına ötelenmesi, ekonomi programının geçmiş hedeflerden önemli ölçüde sapması olarak değerlendirildi.
Bu tablo, ücret artışlarının hedef enflasyona göre belirlenmesi halinde milyonlarca çalışanın satın alma gücü açısından yeni bir risk oluşturabileceği yorumlarına neden oldu.
Asgari ücret için yeni hesap
BirGün’de yer alan ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz’ın değerlendirmesine göre, OVP’deki yüzde 28,4’lük 2026 enflasyon tahmini gerçekleşirse işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin 2027 Ocak ayında yaklaşık yüzde 9, memur ve memur emeklilerinin ise yüzde 7 oranında zam alması söz konusu olacak.
Yılmaz, asgari ücret açısından ise 2026 yılındaki kaybın da dikkate alınması halinde 2027 yılı artışının yüzde 22-24 aralığında olabileceğini belirtti.
Bu hesaplama üzerinden 2026 yılında 28 bin 75 TL olarak uygulanan net asgari ücretin 2027 yılında yaklaşık 33-35 bin TL bandında kalması ihtimali gündeme geliyor.
Ancak ücret artışının yalnızca hedef enflasyon üzerinden belirlenmesi halinde, çalışanların gerçek hayat pahalılığı karşısında gelir kaybı yaşaması endişesi bulunuyor.
“Hedefler sürekli değişiyor” eleştirisi
BirGün’ün OVP’ye ilişkin değerlendirmelerinde, geçmiş yıllarda açıklanan hedeflerin gerçekleşmemesi ve sonraki programlarda yeniden revize edilmesi eleştirildi.
Gazetenin haberinde, 2023 yılında açıklanan programlarda tek haneli enflasyon hedefinin 2026 yılı için öngörüldüğü, daha sonraki programlarda bu hedefin 2027 ve 2028’e taşındığı, yeni programda ise tek haneli enflasyonun 2029 yılına bırakıldığı belirtildi.
Bu durum, özellikle ücretliler açısından “hedef enflasyon” üzerinden yapılacak maaş artışlarının geçmiş enflasyon kayıplarını telafi edip etmeyeceği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Emekliler için de tablo değişmedi
OVP’deki hedefler emekliler açısından da dikkat çekiyor. BirGün’ün aktardığı hesaplamalara göre, OVP’deki yüzde 28,4’lük 2026 enflasyon tahmini gerçekleşirse işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin Ocak 2027 döneminde yüzde 9 civarında zam alması bekleniyor. Memur ve memur emeklileri için ise yüzde 7 civarında bir artış öngörülüyor.
Ekonomist Hakkı Hakan Yılmaz, 2026 yılı sonunda enflasyonun yüzde 31 civarında gerçekleşmesinin daha gerçekçi olduğunu savunarak, bu durumda işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin zam oranının yüzde 11,3’e, memur ve memur emeklilerinin artışının ise yüzde 9,3’e çıkabileceğini ifade etti.
Emek örgütlerinden “sefalete mahkûm etmeyin” tepkisi
Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen ise OVP’nin emekliler açısından olumlu bir tablo ortaya koymadığını savundu.
Ergen, programda büyüme hedeflerinden söz edilmesine karşın büyümeden emeklilere, işçilere, kamu çalışanlarına ve asgari ücretlilere nasıl bir pay aktarılacağının ortaya konulmadığını belirtti.
Enflasyon hedeflerinin geçmişte defalarca revize edildiğini hatırlatan Ergen, yeni programdaki hedeflerin de gerçekleşeceğine dair güven vermediğini söyledi.
Ergen ayrıca barınma, tarım, gıda ve istihdam alanlarında da somut çözümler ortaya konulmadığını savunarak, emeklilerin ve çalışanların haklarını korumak için ortak mücadele çağrısında bulundu.
“Fatura yine ücretliye çıkabilir”
BirGün’ün OVP değerlendirmesinde de programın vergi yükü ve kamu politikaları açısından dar gelirli kesimler üzerindeki etkisine dikkat çekildi.
Gazetede yer alan verilere göre, sosyal güvenlik primleri dahil vergi yükünün milli gelire oranının 2026’da yüzde 24,3 seviyesinden 2029’da yüzde 25,1’e yükselmesi öngörülüyor.
Önümüzdeki dönemde enflasyonun düşürülmesi hedeflenirken ücretlerin hedef enflasyona göre belirlenmesi, geçmiş dönemde yaşanan alım gücü kayıplarının çalışanların gelirlerine tam olarak yansıtılmaması riskini beraberinde getiriyor.
Bu nedenle 2027 yılı için açıklanan yüzde 21’lik enflasyon hedefi, milyonlarca asgari ücretli, emekli ve dar gelirli vatandaş açısından yalnızca ekonomik bir hedef olmaktan çıkıp doğrudan geçim koşullarını belirleyecek kritik bir gösterge haline geliyor.
