“Öykü yaşamdır. Yaşamın sesidir” sözleriyle çerçevesi çizilen etkinlikte, öykünün insan hayatındaki yeri ve dönüştürücü etkisi vurgulandı. Katılımcılar, sevginin yalnızca takvimde bir güne sığdırılamayacağını; öykülerin ise sevgiyi çoğaltan en güçlü anlatım biçimlerinden biri olduğunu ifade etti.
Dünya öykü günü’nün tarihçesi
Dünya Öykü Günü’nün ortaya çıkışı, yazar Özcan Karabulut’un 1996 yılında yayımladığı “Düşler Öyküler” dergisi ve 1997’de başlattığı Ankara Öykü Günleri’ne dayanıyor. Bu girişim, 2003 yılında Uluslararası P.E.N. Dünya Kongresi’nde kabul edilerek 14 Şubat’ın Dünya Öykü Günü olarak ilan edilmesiyle uluslararası bir nitelik kazandı. O tarihten bu yana gün, dünyanın pek çok ülkesinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.
Antakya’daki programda, 2026 Dünya Öykü Günü bildirisi Türkiye Yazarlar Sendikası adına yazar Behçet Çelik tarafından kaleme alındı. Bildiri, Nebihe Karasu tarafından okundu. Ardından, Türkiye Yazarlar Sendikası Antakya Temsilcisi ve Aalen Antakya Kültür Sanat Derneği Başkanı, eğitimci-yazar Mehmet Karasu bir konuşma gerçekleştirdi.
Edebiyat ve müzik bir arada
Etkinliğin onur konuğu Antakyalı akademisyen, hukukçu ve yazar Doç. Dr. Neval Oğan Balkız oldu. Konuşmaların ardından müzik dinletileri ve öykü okumaları programın önemli bölümlerini oluşturdu. Sanatın farklı dallarının bir araya geldiği gecede, öykü ile müzik iç içe geçti.
Moderatörlüğünü Acibe Sıkar ve Asya Akkaya’nın üstlendiği etkinlikte; Ayten Açık Kokulu, Bahri Loş, Emire Ünal, Fedva Çekmecelioğlu, Fevzi Güzel, Fevziye Aşkar, Gazi Yolcu, Hasan Turunç, Hikmet Güzel, İlkay Kazmacı, Kemal Arıbaş, Necip Demir, Necla Karataş, Nurten Ergin, Sabah Aras, Sefer Azazi, Sevgi Alatoprak ve Zeynep Mansuroğlu öyküleriyle yer aldı.
Müzik bölümünde Hasan Sönmez ve Hikmet Akar sahne alırken; solo performanslarda Şekip Güzelmansur, Arus Albak, Belçim Çelebi ve Gönül Sıkar izleyicilerle buluştu.
Öykünün iz bırakan gücü
Programda yapılan konuşmalarda, öykünün insan hayatındaki yerinin altı çizildi. Öykünün bazen bir fısıltı, bazen güçlü bir çığlık olduğuna dikkat çekilerek; edebiyatın insanı hayatın damarlarına bağlayan en etkili anlatım biçimlerinden biri olduğu ifade edildi.
Etkinlikte, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sait Faik Abasıyanık ve Sabahattin Ali anıldı. Ayrıca Oğuz Atay ve Didem Madak’ın sözleriyle öykünün okurla kurduğu bağ hatırlatıldı.
Katılımcılar, öykülerin kimi zaman çocukluğa, kimi zaman geçmişe açılan bir zaman tüneli olduğuna vurgu yaptı. Her öykünün okundukça yeniden yazıldığı, her anlatının okurun dünyasında yeni bir anlam kazandığı belirtildi.
Etkinlik, Lions Cafe Lounge’da gerçekleştirildi. Organizasyonda emeği geçen yazarlara, şairlere, müzisyenlere ve destek verenlere teşekkür edildi.
14 Şubat Dünya Öykü Günü dolayısıyla Antakya’da düzenlenen buluşma, edebiyatın birleştirici ve iyileştirici gücünü bir kez daha ortaya koydu. Katılımcılar, “Öyküyle kalın” mesajıyla programı sonlandırdı.
